2001 yılında Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel mirasıyla harmanlanmış Sur ilçesinde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Süleyman Nazif İlkokulu ile Şehit Jandarma Tevfik Pehlivan Ortaokulu’nda tamamladı. Ardından Orhan Asena Anadolu Lisesi’nden mezun oldu.
Erken yaşlardan itibaren sanata ve edebiyata duyduğu tutkuyu akademik bir zemine taşımak amacıyla girdiği Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü’ndeki lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak mezun oldu.
Doğup büyüdüğü coğrafyanın köklü hafızasından, mimari ve kültürel doku ...
Dünyanın bütün gürültüsü kesiliyor,
Sen gelip yanımdaki sandalyeye oturunca.
Birlikte susuyoruz, çay soğuyor,
Ama içimdeki o kış ilk defa bitiyor.
İşte aşk bu kadar basit aslında;
Sustu kâinatın nabzı, şimdi konuşma sırası seste!
Yıkılsın statik duvarlar, bu son ve en büyük nefeste!
Bir çığlık kopar karanlığın en derin kaburgasından,
Dünya vazgeçer artık o eski, o uyuşuk uykusundan!
Yalınayak yürür fırtına, basar geçtiği her taşa,
Yıldızlar süzülür gökten, sessiz bir nehir gibi,
Günün yorgunluğu solar, unutursun o derdi, gamı.
Karanlık dediğin nedir ki? Işığın dinlenme vakti,
Evren seninle kurar bu en sakin, en zarif akdi.
Bir şarkı başlar uzaktan, sadece kalple duyulan,
Bir tarafta her şeyi yutan o derin, o mağrur siyah,
Diğer yanda her başlangıca can veren o berrak sabah.
Biri susturur dünyanın bütün o yorucu gürültüsünü,
Biri yırtar gecenin üstündeki o ağır örtüsünü.
Ne beyaz tek başına bir anlam taşır bu boşlukta,
Seslerin, yüzlerin ortasında bir yerlerdeyim,
Herkes burada, bir sen yoksun bu koca şehirde.
İnsan en çok kalabalıkta kaybolurmuş meğer,
Ve en çok, sana aitken sensiz kaldığı yerde.
Gözlerimi kapatsam, yüzün bir tuval gibi önümde,
Bir fincan kahvenin kokusunda gizlidir bazen hayat,
Bazen bir kedinin uykusunda, sakin ve rahat.
Dünya telaşla dönerken, sen durup bir nefes al,
Bırak aksın zaman, sen bu güzel anda kal.
Ne geçmişin yükü yorsun seni, ne geleceğin kaygısı,
Bir sabah uyandığında pencerende bulduğun o ilk ışık,
Sana dünyayı unutturan, tatlı ve karmaşık.
Gökyüzü deniz olur, bulutlar beyaz bir gemi,
Alır götürür içindeki o yorgun, eski demi.
Bir şarkı fısıldar rüzgâr, ağaçların yaprağına,
Bir taşın hafızası vardır, bir de insanın yarası,
Hayat dediğin, iki sessizlik arasındaki o kısa ara.
Gözle görülmeyen bir bağ bağlar bizi dünyaya;
Bir kapının ardındaki anıya, bir sokağın esmer kokusuna.
Anlam, büyük gürültülerde değil, durulan sulardadır,
İnsan bir garip oluyor bazen,
Kendi gölgesine bile yabancı.
Asıl en garibi ne biliyor musun?
Adı senin koyduğun,
Ama asla senin olmayan o sessizlik.
Bir yaprak düşer sessizce toprağa,
Fısıldar rüzgar eski bir masalı.
Zaman akıp giderken sonsuzluğa,
Yürekte kalır aşkın en derin hali.
Gökyüzü mavi, deniz dalgalı bugün,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!