Kurulur mizan Hakk'ın huzurunda
Verilir hesap Hakk'ın karşısında
Cezasız kalmaz Hakk'ın mizanında
Tövbe faydasız Hakk'ın divanında
12.10.25
Yunus Emre Gören
Kayıt Tarihi : 2.04.2026 20:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Vakit dolmuş, mühlet bitmişti. O ana kadar hep uzak bir ihtimal gibi bakılan o "büyük gün", şimdi her zerresiyle gerçeğin ta kendisiydi. Güneşin hükmünü yitirdiği, dillerin sustuğu o uçsuz bucaksız meydanda, herkes kendi yüküyle baş başaydı. Adam, kalabalığın ortasında titreyen dizleriyle beklerken, o sarsılmaz adaletin kurulduğunu gördü. Mizan, Hakk’ın huzurunda, kılı kırk yaran bir hassasiyetle yerini almıştı. Hayatı boyunca ertelediği ne varsa, şimdi birer birer karşısına dikiliyordu. Bir zamanlar kibirle bastığı toprak, şimdi şahitlik etmek için canlanmıştı. Kaçacak bir köşe, sığınacak bir gölge yoktu. Hakk’ın mizanında ne bir eksik ne bir fazla; her niyetin, her bakışın, her ahın hesabı tek tek veriliyordu. O an, içinden bir feryat koptu: "Affet, tövbe ettim!" demek istedi. Ama dudakları mühürlüydü. Şiirin o soğuk ve sarsıcı hakikati yankılandı zihninde: Tövbe faydasız Hakk’ın divanında. Çünkü tövbe, nefes alırken bir kapıydı; şimdi ise kapılar kapanmış, sadece amellerin konuştuğu o mutlak sessizlik başlamıştı. Gözlerini usulca yere indirdi. Artık ne bir mazeret ne de bir geri dönüş vardı. Sadece Hakk’ın huzurunda, o büyük divanın vereceği kesin hükmü bekleyen çıplak bir ruh kalmıştı geriye.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!