Bir gelin, bir damat
Pervasızca savruluyor sahnede.
Gözleri kör eden o şaşalı ışıklar,
Saçma sapan bir heves uğruna
Gözden çıkarılan o büyük servetler...
Kimin umurunda ki yarınlar?
Kadın erkek karışmış,
Unutulmuş haya, unutulmuş çizgi.
İslam’ın buyurduğu o edep
Çiğnenip geçiliyor alkışlar arasında.
Belki son hüzün bu,
Belki son bekleyiş...
Ama hiç bitmeyecek sanılan o aşk,
Nefsin ve şeytanın kurduğu
Süslü bir oyundan ibaret.
Kayıt Tarihi : 10.08.2026 21:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bir arkadaşım vasıtasıyla katıldığım bir düğünden. Helalin haramın rahatça çiğnendiği, kadın ve erkeklerin karışık olarak halay çektiği bir ortamdan bahsediyorum. Edep ile hayanın ortadan kalktığı bir ortam, bir günlük heves uğruna harcadıkları düğün masrafları neredeyse dudak uçuklatıyor. Peki ya sonra ödenecek borçlar, neredeyse bir ailenin dağılmasına kadar yol açıyor. Peki o düğünde namahremleri bulunmasına rağmen dansöz gibi oynayan kızlara, evli kadınlara ne demeli. %80 i ise başörtülü bayanlardan oluşuyor. Hani edep, hani hayâ. Yabancı bir erkek misafirliğe gelse, babasının önünde çağır kızınıda önümüzde oynasın demesiyle, bir düğünde yabancı erkeklerin önünde halay çekip oynaması aynı durumdur. Ben bir yabancı olarak düğüne katılmışım, insan utanır yahu. 5 dakika zar zor dayanıp terkettiğim bir düğüne yazdığım bir şiir. En mutlu gününüz ahirette en mutsuz anınız olabilir. Birbirinize kavuşmak için beklediğiniz o an size ateşten gömlek olarak dönebilir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!