Binbir türlü nimetten,
Haramları kaybetmeye alıştık
Binbir türlü insandan,
Kötüleri kaybetmeye alıştık.
Şehitler yolunda,
Bedenimizi kaybetmeye alıştık
Sıddıklar yolunda,
Nefsimizi kaybetmeye alıştık.
Mazlumlar için,
Zalimleri kaybetmeye alıştık
Varlık için,
Yokları kaybetmeye alıştık.
Cennet için,
Cehennemi kaybetmeye alıştık
Allah için,
Şeytanı kaybetmeye alıştık.
La tahzen... Üzülme!
Bizim için kaybetmek kazanmaktır, kazanmak ise kaybetmektir.
Biz, bizim olmayanı kaybetmeye alıştık.
Kayıt Tarihi : 2.04.2026 19:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Vaktiyle bir derviş, elindeki her şeyi birer birer yitirdiği için kederlenen bir gence şöyle demiş: "Bak evladım; ağaç kışın yaprağını döker ama ölmez, sadece bahara hazırlanır. Sen haramları, kötüleri ve nefsini kaybettiğini sanıyorsun; oysa sen sadece ruhuna ağır gelen yüklerden kurtuluyorsun. Şehit bedenden, sıddık nefsinden vazgeçer ki ebedi olanı kazansın. Bizim bu dünyada 'benim' dediğimiz her şey aslında birer emanettir. Sahibi olmadığın bir şeyi kaybettiğinde üzülmek, emaneti sahibine iade ederken ağlamak gibidir. Üzülme! Biz, bizim olmayanı kaybetmeye alıştık. Bizim dünyamızda kaybetmek; safraları atıp Hakk’a doğru hafiflemektir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!