Bir uçurumun kenarında
Yanlızlık ve çaresizlik
Bağırıyorum - duyan yok,
Konuşuyorum - anlayan yok...
Suça sürüklenen duygularım
Elini çekmiş kalbimden
Ezan sesi kulaklarımda,
Yeni bir hayatın izlerini taşıyor...
Gökyüzü simsiyah,
Bulutlar ortaklaşa toplanıyorlar bir arada
Azrail nöbette,
Ecel çanları çalıyor kulaklarımda
Ritim ritim
Hatırlatıyor, acımasızca
Yere bakıyorum usulca...
Köpürmüş gelen bulutlar,
taşıyor izlerini hayatın
Ziftle kaplanmış her köşesi
Bulutlar,
Boşaltacak bütün çığlıklarını
Emir bekliyor,
Yaradandan....
19.03.26
Yunus Emre Gören
Kayıt Tarihi : 2.04.2026 19:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Zifiri bir gece, uçurumun en keskin ucunda duruyordu ruhu. Gökyüzü, sanki tüm yaşanmışlıkları yutmak isteyen bir mürekkep deniziydi. Aşağıdaki karanlık, ona "gel" diye fısıldıyor; kalbi, suça sürüklenen yorgun duygularından elini eteğini çekiyordu. Çaresizlik, genzinde zift tadı bırakan dilsiz bir feryattı. Tam o an, ecelin ritmik çanları kulaklarında zonklarken, rüzgârın içinden ince bir sızı gibi süzüldü ezan sesi. Gökyüzündeki o kurşun gibi ağır, süngerleşmiş bulutlar sanki onun dökemediği gözyaşlarını yüklenmiş, Yaradan’dan bir "boşal" emri bekliyordu. Uçurumun kenarında Azrail ile göz göze gelmişken, ezan ruhuna taze bir kan gibi yürüdü. Yere baktı usulca; orası bir son değil, belki de alnını koyacağı en alt basamaktı. O siyah bulutlar çığlıklarını kusmadan hemen önce, karanlığın içinden bir kapı aralandı. Ölümün ritmi, yeni bir hayatın izlerine bıraktı yerini.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!