Bak yine aşka set çekiyor
Başka başka haset duygular
Uykular kaçıran yel değirmeni rüzgarları uğulduyor
Vapur iskelesi bekliyordu çığırtkan simitçilerin
ve çımacıların yorgun halatlarının arasından geçen
ve geçen seneden ve
bir öncekinden
ve daha bir öncekinden beri
ve hiç durmadan çay içen akşamcı kahvesi sakinleri ölçüsünde
Yalnız ve hoyratça esiyordu rüzgar
Her sabah olduğu gibi soğuk
ve kasvetli
ve eski kokuyordu Ulus’tki gar…
Tıpkı on yıl önceki gibi ıssız
Kurabiye tarifleri ile kandırdılar seni
Tıbbiye mezunusun oysa
‘Fatih-Harbiye’ romanını bile okumamış olsan da
Mürebbiye eziyeti çekmene razı değilim…
Yaşadıkların değil
Sadece birkaç kağıttı veda mektubun
Oysa ilk hüzün bulutlarını dağıttı rüzgür
Ağıttı her gün ardı ardına yaktığım
Yarım kalacak,
Yarım sende kalacak,
Bir yarım sende, bir yarım sende olacak…
Yarım yamalak duracak,
Bir yarım sende, bir yarım parça parça parçalanacak…
Ahşap parke koridor boyu bıraktığın ıslak ayak izlerin kamaştırıyor gözümü
Aynı şampuan kokusu hiç değişmeyen
Odaya kadar uzanan ışıltılı bir koku
Biliyorum uzanmışsın yine masmavi saten örtünün üzerine
Beni bekliyorsun aynı çıldırtan bakışlarınla
Kimbilir kaç kez içti tenini dudaklarım
Yaz akşamları,
Bunaltıcı
ve ihtişamları içinde kaybolan yakamoz balıkları
ve zannımca kedersiz
ve elemsiz
Hiçbir güneşin ısıtamadığı
ve soğuk
ve uzun bir kışın ardından getirdin yazımı…
Bembeyaz papatyalar
ve kıpkırmızı gelinciklerle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!