Ben Anadolu’da taşra muhabiriyken
ve yerel
ve küçük bir gazetedeyken;
Sen sözcüsüydün Parlamento Muhabirleri Derneği’nin…
Sonra terfi edip, bakanlıklarda haber toplarken ben,
Cumhurbaşkanı ile gezilere katıldın
Durdurulmuş beyhude arayıların arkasına sığınılmışlıklar
Durdurulmuş tüm ırmakların coşkun kaya dövüşleri
ve geriye kurulmuş saatlerin zemberek boşalışları…
Sırtı dönük mum ışıklarında soruyorum karanlıkrların sorulmamış sorularını
Yasaklanmayışların tüm yasaklarını yasaklıyorum
ve özenle saklıyorum tüm aksak yasak tariflerini…
Ben mutluluğa deniz diyorum
Dalga dalga gelsin, ıslatsın; tuzu kalsın; özü kalsın diye…
Ben hayata deniz diyorum;
Sağı solu belli olmayan bir girdabın ortasında
ve elbebek
ve gülbebek büyütülmüş bir boşvermişlik
ve kelebek kanatalrıyla örtülmüş
ve ezberlenmiş bir doğaçlama
ve saçmalana saçmalana
Günü günsüz bırakmıştı gündüzün bütün gün ışıkları
Her biri bir tarafta
Arafta kalmış onlarca hüzme
Okul sıraları boyunca baş harflerini yazdığımız isimlerle yaşattık kavgamızı
ve simlerle süsledik sevgisizliği duyunca
ve sırf sevdalarımızı kaybetmemek için
ve karnımız doyunca açarlı unutmamak adına
ve kaçtık tüm kaçışlardan…
Karatahta yazılarından çok uzağız artık
Tahta sıralarda bıraktığımız gibi kalmadı hiçbir şey…
Teneşir pakladı tebeşir tozlarını
Son kozlarını oynayan hayat değil insanlar
Suskunluk pakladı suçlarını
ve kıçlarını dönüp kaçtılar kendilerinden
Kap kacak dağınık ortalık
Kaçak bir hayat görüntüsü
Salkım saçak örümcek bağlamış korniş araları
Parmak ucumla dokunuyorum
Hissettirmeden
Hissederek izliyorum
ve parmak uçlarında yürüyorum sevdama…
Senden alıntı duyguların ifadesi
Rakı içiyoruz
ve orakla biçiyoruz hala
ve mahsulümüzü
ve ekinimizi
ve kinimizi kuma
ve toprağa gömdük ve lokuma döndü kalbımız…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!