Yakınız güneşe hiç olmadığımız kadar
ve neşe içinde dans ediyor saçlarımız
ve kıvır kıvır
ve eşe dosta inat
ve açlarımız
ve toklarımızla karşılıyoruz sabahın serinliğini…
Renklerin en canlısında seni boyuyor fırçam
ve seninle anlamlanıyor köy evleri
ve sıradağlar
ve sıra sıra ladin ağaçları
ve iğne yapraklı güzeilm çam…
Özlemlerin en kutsalısın
Ve isterki bu gönül
ve bu nefes, sadece seni
ve bir tek seni solusun…
Sen aşka giden kalbimin
Romanlar yazmayacak bizim sevgimizi
Kurgusu yok zira…
Vurgusu var sadece sevda üstüne…
Saadet denizimsin sen,
Limanlarında aşk tekneleri
ve sevda kayığı,
Serin saadet muslukları açık
Senin eserin
Adet olmuş sonuna kadar mutlanacaksın
Beklemezsizin arşınlıyorum yolları
Parke taşı kaldırımlarda küçücük gölcükleri ıslatan yağmurlarla
Şekerci dükkanları
Konfeksiyon atölyelerinin umutsuz overlokçularını hapsettiği havasız bodrum katları önünden geçerek
Lambası yanık sokak lambaları altından dosdoğru ilerliyor insanlar benim gerime
Ters köşe yuvalanıyor yuvarlanmışlıklar
Rüyalar kabuslarını saklıyor içinde
ve hayalleri yasaklıyor
ve uzaklara dalıyorum…
Üstün körü bir yaprak dökümü var, oysa bahar
Dokunaklı mısralarda saklı
Aslı astarı olmayan gerçekler
Müsveddelerin temize çekilmemiş satır aralarında
Halkı haksız bahane dizileriyle unutulmuş anılarda saklı…
Herşeyi bitikip gidiyorduk
ve yolunu kaybettiğimiz yitik diyarlara…
Unutup anlamın coşkusunu
ve yitirip duruyorduk yaşanmışlıkları
ve bir gün geir gelip gelmeeyceğini bilmediğimiz umarsızlıkları ve bol keseden harcıyorduk sevda arsızlıklarını…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!