Tatlı bir su birikinsine yansımış
ve iki katlı
ve ahşap renge çalan
ve çitlerine sarmaşık dolanmış
ve iyice eskimiş
ve yaşanmadan eskitilmiş köy evinin taraçasında göründün
Tavan arası notları arasında kalmış
ve belki de karalanıp unutulmuş birkaç dize
ve sıradan
ve öylesine yaşanmış
ve tek düze
ve sesini
Tek başına doğdu bu sabah ufuklar
ve fukara bir bakış attı yıldızların görünmeyen ışıkları
ve başına buyruk bir karayel kesti sessizlik girdabını
ve kara mizah oldu bütün gülüşlerin ağlayışı…
Kelimelerini tüketti yalnızlık
Vakitsiz düş göllerinde kendini süzüyor gönüller
Çöllerinde yüzüyor kabus tarlaları
Üzülüyor sevinçli ayrılıklar, üzüyor üzüntüleri
Serin akşam gezintileri ayazında verilmiş sözlerle
Yaşlı gözlerle şimdisini arayan dünler
Vazgeçilmezliğidir bu aşkın seni gönlüme bağlayan
ve bir çağlayan gibi
ve sürekli ağlayan mağara duvarlarının dibi görünmeyen dehlizlerinde bile seni düşünmemi sağlayan
ve sensizlikte yürek dağlayan sessizliktir
ve sonsuzlukta bile seni istemekten yüksünmemektir…
Islak
ve karanlık ve alabildiğine seyranlık o toprağın üstünde yürüyorum
ve gerçeğin kilden büstüne bakıp ayak sürüyorum
ve bir kaçış değil bu
ve belki de bir kucak açış
ve binbir zahmete
Toprak rengi bocalayışlar sarmaşığı
ve en karmaşığı bile darmaduman olmuş
ve roman kapağı kılığında bir albeni fukaralığı
ve iki aşk aralığı bir kaçamak rüzgarı sanki esen...
Tükettim anılarımı,
Hak ettim geride kalınmışlıkları özlemeyi
Sığınaklı kaçışlarımdan da kaçıyorum artık
Korunaklı hikayelerimin kahramanları da bir bir bitirdiler rollerini
Masallara uyarladığım yaşam kırıntılarını da boşuna aramayacağım bırakıldıkları yerde
Her yerde sessizliğim
Bahçeler soldu çiçekler açmadan
ve şişeler boşaldı kadehler dolmadan
ve gün battı dün doğmadan…
Kollarını açmış bekliyor utangaçlıklar
ve esirgenmiş
ve ferah
ve fena halde tutkulu
ve aldanmışlıklarıyla...
Penceresinde arzu var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!