Bıkmaz mıyım hayat...
Adımı her sabah yeniden öğrenmekten,
Dün bıraktığım acıyı bugün ilk kez yaşıyormuş gibi taşımaktan.
Bir ömrü, hiç varamayacağım bir kapının eşiğinde
Bekleyerek tüketmekten...
Bıkmaz mıyım...
İçimde her gün sessizce çöken o görünmez binayı
Kimse fark etmezken ayakta tutmaya çalışmaktan.
Gülmeyi unuttuğum hâlde,
İnsanların huzurunu bozmamak için yüzüme bir yabancı bırakmaktan.
Hayat...
Bana hiçbir şey vermedin.
Aldıklarını da neden aldığını söylemedin.
Ben her kaybın ardından biraz daha sustum;
Sen her suskunluğumu yeni bir imtihan sandın.
Şimdi anlıyorum...
İnsan en çok,
Kendi içinde açılan uçuruma sesini yetiştiremediğinde yoruluyor.
Çünkü dışarıdan bakıldığında yaşayan beden,
İçeride çoktan hatıraya dönüşmüş olabiliyor.
Ne kırgınım sana...
Ne de senden bir hesap bekliyorum.
Ben yalnızca neden bunca yol yürüdüğümü,
Vardığım yerde kendimi bulamayacaksam niçin nefes aldığımı merak ediyorum.
Omuzlarımda taş taşısaydım erirdi.
Demir taşısaydım paslanırdı.
Ben ise görünmeyen yükler taşıdım;
Ne yere bırakabildim ne de birine gösterebildim.
Belki de insanın en büyük yalnızlığı budur:
Acısını anlatacak kelimeyi bulduğu gün,
Onu dinleyecek kimsenin kalmamış olması...
Ve artık senden bir bahar istemiyorum hayat.
Ne yeni bir başlangıç, ne gecikmiş bir mucize...
Yalnız bir dileğim var:
Bir gün gözlerimi kapattığımda,
İçimde yıllardır dinmeyen o gürültü de benimle birlikte sussun.
Çünkü ben ölmekten korkmadım hiçbir zaman...
Ben, yaşamaya çalışırken yavaş yavaş yok olmaktan yoruldum.
Sempatiksair EmrahKayıt Tarihi : 31.07.2026 22:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!