Beton ve pas Şiiri - Töre Hanım

Töre Hanım
103

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Beton ve pas

​Beton ve Pas
​Dişlerimin arasında ezilen bir hırs var,
Paslı bir çivinin tahtayı zorlaması gibi,
Zamanı delip geçmek istiyorum.
Sizin o steril dünyalarınız,
Boyalı kapılarınız ve sahte nezaketleriniz,
Hepsi bir kibrit alevi kadar zavallı.
​Bak buraya!
Bu gürültü, bu çığlık değil;
Bu, ruhun kemiklere çarpma sesi.
Şehir, metal bir ağız gibi çiğniyor bizi,
Tükürüyor sonra karanlık ara sokaklara.
Işıklar sönünce başlıyor asıl hikaye,
Herkesin kendi karanlığında boğulduğu,
Kimsenin kimseye elini uzatmadığı o an.
​Yürümek yetmiyor artık,
Koşmak da beyhude.
Çünkü kaçtığın her yer,
Yine o aynı taş duvar, yine o aynı dilsiz kuyu.
Vitrinlerdeki mankenler kadar ruhsuz,
Haber bültenleri kadar yalanız.
Merhamet? Onu tozlu raflarda, eski sözlüklerde unuttuk.
​Sık yumruğunu,
Çünkü hayat yumuşak karnından vurur adamı.
Ne bir şiir kurtarır seni bu saatten sonra,
Ne de bir sevda masalı.
Gökyüzü sadece yukarıya bakmaya korkanlar için mavidir,
Benim gördüğüm;
Gri bir duman, ağır bir is kokusu.
​Dizlerin kanamadan öğrenemezsin bu yolu,
Kırılmadan büyüyemezsin.
Güneş doğacakmış...
Bırak bu avuntuları!
Kendi ateşini yakamıyorsan,
Donmaya mahkumsun bu ayazda.
​Şimdi söyle,
Hala o eski şarkıları mı mırıldanacaksın,
Yoksa bu sert rüzgara karşı
Dişlerini mi sıkacaksın?

Töre Hanım
Kayıt Tarihi : 11.04.2026 12:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!