Bedri Tahir Adaklı Şiirleri - Şair Bedri ...

Bedri Tahir Adaklı

Güzel dostum bilir misin ben sana,
Diyordum ya düşman taşlar dururum,
Kuzu ile kurdu getir yan yana,
Dost et diye her-gün işler dururum.

Ümit-varım her halinden tavrından,

Devamını Oku
Bedri Tahir Adaklı

Giyotin düştükçe, tek-tek her başa,
İnsanlar insana, kurban edilir,
Sıkarsa dişini, şer döner başa,
Dövülür başaklar, harman edilir.

Elinden hiçbir şey, gelmese bile,

Devamını Oku
Bedri Tahir Adaklı

Bir kıvılcım düştü kavdan, çakmaktan,
Ateş çıktı, alev çıktı köz çıktı,
Sarı yaprak, tütününü yakmaktan,
Her nefesten, duman çıktı, söz çıktı.

Her bir kadem, tepelere, yükseldi,

Devamını Oku
Bedri Tahir Adaklı

Gafletten bir çorap örmüşse başa,
Kaybolan, ömrünü, yıllarda arar,
Beğenmez kulp takar, sunulmuş işe
Tembellik ruhunu, ellerde arar.

Hele bir aylaksa, her geçen günü,

Devamını Oku
Bedri Tahir Adaklı

Para dedik makam dedik, ün dedik,
Kula kulluk, eder olduk arkadaş,
Menfaate secde ettik, din dedik,
Cennetten de mahrum kaldık, arkadaş.

Dünya için çabaladık, didindik,

Devamını Oku
Bedri Tahir Adaklı

İlâhi hitabet Güzel’den gelmiş
Kelâmı kullara ulaşmış böyle
İnsanda fıtratı ezelden bilmiş
Nüzûlle sohbetler oluşmuş böyle.

Kendini tanıtmak istemiş Kadim

Devamını Oku
Bedri Tahir Adaklı

Gündüzün yola çıkan, yârine olur çâre,
Fırsatı bulmuş hasret, koşması mâni değil,
Ufuktan kaçan gece, çarpılıp düşse yere,
Kaderde mukaddermiş, gecesi mâni değil,

Hisseme neler düşmüş, bilemem zaten onu,

Devamını Oku
Bedri Tahir Adaklı

Kıymetini bilmedik, küstürdük biz İslâmı,
Çekip gitti yabana, mümkün mü etsin vedâ?
Kimin aklına gelir, kesip bizden selâmı?
Üç kuruşa satıp da, serveti etsin fedâ.

Osmanlı Avrupa’ya malum ya, hamileydi,

Devamını Oku
Bedri Tahir Adaklı

Bir lider bulalım, hükmünü versin,
Şu malı birlikte bir pay edelim,
Dürüstçe bir karar, verir mi dersin?
Bitmesi içinse, çok say edelim.

Şükürler olsun ki bölüştük artık,

Devamını Oku
Bedri Tahir Adaklı

Arkama baka-baka, giderken ecelime,
Kalanlara şaşırdım, ölümsüz gibiydiler,
Acaba desem mi ki, şöyle birkaç kelime,
Mahmur-mahmur baktılar, çelimsiz gibiydiler.

Hâlbu ki gelirken biz; ağlayarak gelmiştik,

Devamını Oku