Sevda, bağır açma öyle
Bir seni çekerim içime
Bir özlemlerimi...
Aynı anda buluştururum.
Önce dünyanın
Tüm istendiklerini
Verin bana.
Alışayım onlara,
Egemenliğimdeyken
Onlar,
Hayli uzun tuttuğum bir çalışmanın, kısa bir bölümü. Geçişler art ardalığın tekdüzeliği olmayıp, kırılmaların yansıyışıdır. Geçişken üç temel alan ve hem alanlar topaklanması, hem alanlar girişim kaynaşması, tabiri caiz ise esmesi...
1Bir sana, peri; bir sana
Vuslatım düştü.
Al yeşilden hançerlenen
Göğüs çarpmalarım
Bir bilmezlik selidir, ılgıt ılgıt, kanıyor
Bir güdü bir tahrik, uğruna ya Rab
Kahir gücüne rağmen, senin adına
Avukatlığına! ne Sivas’lar yanıyor.
Adam güdülü, adam şartlanmış
Durumla bitti
Sormadın gitti.
Yılandan kayma
Durumlu sinsi.
Durumla alışırım da
Kar beyaz gecelerde sıkışır canım
Üşür bizsiz sevdam, titrer o ölüm.
Haldeki an, yaradandan şekil bir bölüm
Aslına yüz tutmuştur sevdam, içteki bu ölüm.
Sokrat; "tek bildiğim şey hiç bir şey bilmediğimdir" diyordu demesine de; biz insanı kâmil denen bir şeyi biliyorduk. Elin gavuru varsın insanı kâmili aransın dursundu(!) Biz tüm yetkinliğe kavuşmuştuk.
Bizde ise erdem iki şekilde gerçekleşiyordu. Birçoklarının “insanı kâmil” davranışlarını örnek alarak itaat etmek ve itaati olanın, susması idi. Yani; birinci olarak insanı kâmili hedeflemek; ikinci olaraktan da itaat etmek ve susmaktı. Bu kadardı. Akıl yerli yerinde duracaktı, biz de bir muti olarak, olgun insan olacaktık! İşte geri kalmanın ve gerileşmenin temelindeki prangalardan birisidir bu aşılanış.
Sanki evrende belli bir standartlardan sapmayan bir doğru vardı. Birileri de akla karayı seçerek, bu doğruyu bulmuştu. Bizler de bu doğru olan standardı uyguluyorduk! Oysa doğru ve standartlarınız göreceydi. Ve görece ilişkileri içinde oluşla kesikli (sınırlı-gelip geçici) ve yeni inşalarla sürekliydiler.
Gözün mü gördü be sevda?
İçsinirsinde,
Tok düştün önüme.
Özün mü sordu be sevdam?
Kıvançdayken,
İyi durdun dirime.
Ne su aldım, denizlerden elek ilen
Ne fikir aldım erbaptan kelek ilen
Geçmez ömür sürdüm çok kör felek ilen
Çuldan uzak eşek gezdim de bilmedim
Geldi geçti; elgül bebek, belek ilen
Zevalime yeni bahar mı düşerde nardayım
Geride bırakman beni çok ikende dardayım
Birgün yaşarım zarar, bir gün geçerde kardayım
Göz an'ı gördü mesti nagahla ahu zardayım
..........
..........




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...