Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Bazen öyle sözler duyarız ki ağzımız açık kalır. Hayran olmamak olası değildir. Aslında bu tür düşünme ve anlama şekilleri bir hiçtir. Çoğu yazar ve düşünme adamları bu yanılmaların devinmesi ile bizlere çok değerli bir düşünce insanı gibi görünen, yanılsatıcı rol modellerdir. Aslında yaşamın ilk anlarından beri bizler, böyle anlama, anlaşılmalara bir iyice yatkınlaştırılmışızdır. Mantık işleyişimiz böyle çalışır.

Bu tür yanıltıcı maymuncuk düşündürmelerle, verili kanalla, çok iyi iletişebiliriz. Ancak süreçler içindeki olgulaşmaları anlamakta ve cevaplar üretir olmakta, tamamen yetersiz kalırız. Bu yüzden analizleri güzel olur ama verimsiz ve başarısız kalırlar. Yine bu verimsiz kalışları nedeniyle toplumlar hep kurtarıcılar bekler. Ya; “Yetiş ya Muhammed, bozuldu zaman” deriz. Ya da; “Sarı saçlım, mavi gözlüm, bir daha gel, gel Samsun’dan” deriz.

Bir toplumun değerlerini yâd etmesin de, bunları anar olmasın da, yanlış ve ters gider bir şey yoktur. Oysa bunlar halkın inanç belleğidirler. Bunlar, belli şartların ürünüdürler. Her şartlar, kendi ürününü, kendisine özgü biçimini de ortaya koyar. Değilse doğa ya da toplumsal işleyişler, bir kes ürettiği ürünü her zaman ve her zemin koşulunda, her derde devadır diyerekten, tekrar tekrar uygulamaya koymaz. Süreç, hep aynı yol araçlarıyla sorunlarını çözmeye çalışmamıştır. Süreçler böylesi bir gündemi de hiç önlerine koymamıştır. Hep farklı önderli sorun çözücülerle yoluna devam etmiştir. Ve kendi zaman zemin devinmesini sürdürmüştür.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Zaman ne çabukta akıyor ana
Derinlik kalmıyor, boy verdimi şana
Düşün özgürlüğü, boy boy zana
Sol yıkılır, sağ vurur; zulüm yana
Sözün havada kalmıştır, esame olmaz
İnsani iflasın sürünmesi dokunur kana

Devamını Oku
Bayram Kaya

Dıştan Bir İnşa
Sosyal Özne Ve Toplumsal Özne 1

Doğal süreçler, inorganik süreçler üzerine; organik polimerdi süreçleri bindirişin insana gelmesiyle epey bir yol aldılar. Bu yeni süreç, insanlarla birlikte, yepyeni olan, doğada olasılık olurla var bulunan olasılıklardan her hangi biri olan bir deviniş biçimini, başlattılar.

Ego, organizma içinde bir iç inşa iken; sosyal ve toplumsal yapılar, egoya yönelik, ego eğimli oluşla dıştan egoya dönük bir inşadırlar. Dıştan inşa ile sağlanışlar, içten inşa olan egomuza ulaşabilmek için vücut avatar kalıbımızla ve tinsel avatar öznemizin seçme ayıklamasıyla ancak geçişenleşirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Gün yiter, aşk biter
Arandıkta, aradığınız bulunmaz olur
Ve o süreçte
Felekten kurşun yemiş
Canınızdan feryat demiş olursunuz
Bir yanıyla kar, bir yanıyla zar

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu zararsız, nedensiz duran mutasyon süredurum zaman, bir değişmeye karşılık düştüğünde, hemen girişip işlevleşir bir hazır depo zamandır. Yeni durum karşısında, bir tepki, bir tedbir olarak işlemeye başlarlar. Biriken zararsız depo zaman mutan tik değişmelerin, çevre değişmelerine denk düşmeme gibi olasılığı dahi, denk düşme olasılığından daha fazladır. Burada işlev olan, ama değişmeyle özellik kazanmış olan, daha belirleyicidir. Çünkü diğer işlevsiz değişmeler, organizmaya fazladan bir yer zaman ve enerji sarfından dolayı, organizma tarafından imhası söz konusu da olacaktır.

Şunu tekrar vurgulayayım. Başlangıcın organizesinde çevrenin sunumu içindeki mutasyon ve arzların bölge uzay zaman yakınlık ilişkilerinin bir etkileşmesi olan birilikler aidiyeti içinde yapılanılmalar vardı. Bu simetri yasası gereği, cevre sunumları içindeki biri birlerine yansımalı, basit birlik etkileriyken “ilişkilerini korumayı” tutumlaştı. Vücut organ elliklerde ise artık çevrenin sunumu yerine, vücudun kendi vücut içi mutasyon arzlarının sunumundan seçilim yapmaktadır. Bu demek değildir ki, insanlara viral yollarla mutasyon bulaşmaları olmuyor.

Organizma içindeki depo zamanların kendi mutan tik değişmeleri önce kendi ile girişirdir. Eğer yeni bir durumu karşılayan depo zamansa kalır. Ya da bir işlev durumun çalışmasına engel olmuyor da, o işlev durum üzerinde, işlevsiz olarak, avara kasnak gibi o işlevle sürüp gidiyorsa, buda işlevle birlikte ileri aktarılabilir. Burada şu çelişki vardır. Yararsız bir işlev, en az enerji harcanma ilkesi gereğince vücutta tutulmamalılardı!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mahşeri oluşturduk içimizde
Ne yazar, mahşer olmuşsa dışımızda
Ne de söner mahşer, kışımızda

Biçim özsüz, öz biçimsizse
Ne akıl koyacak iradım /olmuş kılma

Devamını Oku
Bayram Kaya

Pek çok osilasyon ve indüksiyon (gerekirlik) içinde, sadece bu iki osilasyon ve indükleme kuramından ikincisi somut metodikleşirken, birincinin yaşayışı, sırrı ve nedeni kişilerdedir. Kişi içsel oluşumun, dışsal ve öznel ilişkilenişinin sarmalıdır. Farklı farklıdır ama mutlaka kişiseldir. Çünkü kişinin içselinden doğup gelişen ve kişi içseline dönene, bir yaşama ve belki de Tanrı'sal alandır. Bu da inançların kişisel yapı oluşunun temel diyagramıdır (olgu değişim ve gelişim grafiği) . İnancın eğilimlilik oluşunu sanal düzleme götüren mütalaaları burada kesiyorum.

Demek ki inanç daha temel ve doğru düzlemde geliştirildiğinde uhrevilik ve ulviyet kazandırılacak. Sonuçta sosyal yaşayışın, toplumsal yaşayışın, gölge gibi bir yansıma anlayışı olacaktır.

Buradan da, inancın kişisel oluşuna bir yansıma daha eklemlenecektir. Halktan ve toplumsal belirişe katılamayan bir kişinin, dışsal yansıma anlama ve anlayışı ile hem toplumda hem halkta yaşayan bireyin, dışsal yansıması anlayışı ve bunun içsel ilişkilenişle osilasyonla beyne indüklemesi çok çok farklı olacaktır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

9_]Bencilliğimiz içinde, kendinize göre, kendinizin bilinci vardır. Ne var ki; sizi, size göre değerleyen ve sizi siz gibi kişilerle ve doğayla giriştirilmesi karnınızı doyurmak için bile olsa, giriştirmenin ölçüsü yine de bencilliğimizdirler. Bilim ve bilginiz, büyücülüğünüz de hep bu bencillik ölçüsü üzerine otururlar. Sizin dışınızdakilerle ilişkileriniz içinde de bir giriştiren hep, bencilliğiniz olacaktır.

Bu bencilliğiniz sayesinde, olay ve olguları kendi bencilliğinizden başlatıp, sonra da çevreden olay ve olguları üzerinde dolaştırışla, kendinize doğru gelen bilinçlenmeye ulaşmışsınızdır. İşi, bencilce kısır noktadan ele almanız; sizi bugünkü uygarlık düzeyine getirmiştir. Bencilliğin akışı, konturları tam olmayan ve hiç bir zaman da tam olmayacak olan, bir yol eğ imlenmesidirler.

Yani insanlar, bencillik giriştirmesi ile konuşuyor, yapılaşıyordular. Girişen yapısal nesnel süreçlerin eğimiyle de yol alıyorlardı. Bu eğim içinde edinilen bilinçle; kimi kez de insanlar yolunu, istedikleri gibi biçimliyorlardı. Kişisel bencillikler, önce sosyo öznel bilinçle frenlenip kamufle edilerek sosyalleşmiştir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

88]Siyasetlerin toplumsal politikalar sunması yerine; halka: 'ne olursan ol, gel' politikasıyla, sosyal halkçı mantığın hoşgörü olan anlayışlarını, toplumsal mantık anlayışların yerine koyaraktan çağırışları yerlerini aldı! Bu mantık içinde, sosyal demokrat bir politikaya, bir kapitalist bir şeriyatçı; kendisi dışındakini batıl sayan anlayışlar, nasıl destek verecekti? Siz onların politik tercihlerini mi sağlayacaktınız, yoksa onlarla uyuşmaz olan sosyal adaletçi politikaları mı yerine getirecektiniz?

Halkın güvensizlik korkularından ve hassasiyetlerinden kısır siyasetler yapıldı! 'Bana çarşaflı oy verirse, istemem mi diyecektim? ' deme sığlığına düşüldü. Oysa oy veren kitle içinde sadece çarşaflı olan yoktu, katil, hırsız, üçkâğıtçı, hileci, madrabaz, hastalıklı, utanmaz, tecavüzcü vs.'lerden de olabilen her türden kümeleniş vardı. Bu sıfatlar da rozetle ödüllendirilecek miydi?

Bu kümelenişler hassasiyetlik olmamalıdır. Sadece yurttaştır oy kullanma ve kendi iredesi ile seçim tercihleri vardır, kuralına istinaden projelerinizi tanıtırsınız. Değilse onun oyunu reddetmeyeceğim diyerekten o tür suçların hırsızlığına, madrabazlığına, katil oluşuna, rozet takamazsınız. Size oy verecek çarşaflının sizin politikalarınızı benimsemişse zaten, çağdaşlığı da sindirmiş olmalıdır! Eğer seçilmenin mantığı çarşaflılığa övgü ise Bu türden dinci siyasetin sağda onlarca örnek asılları var iken, halk bu tür zavallı maneviyatçı (!) suret partilerle, niçin oy versindi ki?

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yaratan, yaratışla yaratılanda
Yaratılan, sürüşün haşri ile yaratanda

Yaratılan, Yaratan'dan; haşir sürüş
Vaz eyler, yaratılanladır, yürüyüş.

Devamını Oku