Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Girişen davranış ve istemlerimiz, yeni bir karşılaşmanın gereği olarak sönümledir. Buna da sınırlanma kısıtlanma denir. Sizin, yanınızda olan bir kişinin bağırmasından rahatsız olmanız demek; siz bağırınca da, başkası rahatsız olacak deme anlayışıdır. Eğer iki bağıran hevesli bir gerektirme ile bir arada olacaklarsa, bağırmama sönümleşmesi kendiliğinden ve karşılıklı gerekme olarak belirmiş sınırlandırılmış olur. Bu kendilik belirme, bu bir sınırlı oluş ve bir bağımlı oluş, kısıtlanışıdır.

İki kişi olmak, yepyeni; tahmin edilemez bir olanağı bir yapabilme muktedirlik özgürlüğünü, size dayatacaktır. Serbest tavırlardan karşılıklı olarak vaz geçen iki güç, iki gücün üretebildiği aynı durumları gerektiğinde tekrar tekrar üretme, tekrardan ortaya koyma olanağını daim size verecektir. İşte bu tekrar tekrar üretiş yapabilirlik gücüdür. Özgür olmak demek, toplumla daha da karmaşıklaşacak bir üretim biçimiyle oluşacak, bilgisel, teknik bağımlı yapabilirliktir.

İki kişi, daha işin başında, erken dönemde, av yapmayı, zaman içinde birlikte ve kolaylıkla yapıp paylaşır olacaklardı. Bu paylaşımda keyfilikler değil de, birlikte yapılacakların en kaba hareket biçimi olan işaretleşme bile kendiliğinden bir gerekme olarak ortaya konur olacaktı. İşin tekrar tekrar oluşturulması, başka zihni yansımaları ve soyut düşünmeyi ortaya koyacak, bunu yanındakine anlatımının yolunu bulmayı, ona zorlayacaktı. Bu anlatımın en doğal yolu da mantı kut tayırdır (kuşdili) .

Devamını Oku
Bayram Kaya

Şimdinin üzerinde zorunlu olarak devinen yapılar, açıktır ki ilkteki harç ve gereçlerden gelişerek bugünü yapılaştırdıkları besbeli. Hiç bir yapı ilkteki gibi kalamaz. Ama ilkteki gerçekleniş koşulları da şimdinin üzerindeki, her bir zaman zemin koşullarını, sarmıştır. Olay ve olgular zaman ekseni çevresine sarılmıştır. Sosyal ve toplumsal yapılar İlkteki gibi kalamazlar. Çünkü yapı gittikçe daha kapsamlı ve işlevli olacaktan ötürü, hızlı olmak zorundadır. Eksen dönüşü, etrafına sardığı uzay zaman dönüşünün genişliğine göre, aynı zaman dilimi içinde, daha az yol alır.

Eksen etrafındaki uzay zamanın oluşması hareketleri, eksenden kaynaklanırken, çevrede oluşan uzay zaman hareketinin hızı, sanki eksene bağlı değilmiş gibi çok hızlı oluşur. Bu da parça hareketin bütün hareketten bağılca daha hızlı olması ilkesidir. Tıpkı vücut metabolizma süreçlerinizin kendi ömrümüzden çok daha hızlı gerçekleşir olması gibi.

Yine diskte çember üzerindeki nokta eksen çevresindeki nokta ile aynı zamanda devinirler. Ama diskin merkez uzağındaki çeberi daha hızlı döner. Yine, dünya gibi küre şekillede, ekvatorla kotup çevresinde bir nokta kendi eksenlerinde aynı sürede dönerler. Ekvator kutup çevresine göre hızlı döner daha çok olay yaşar ve daha çok yol alır. Ekvatorda hutuba göre zaman daha hızlı geçer. Nasıl ömrünüze göre hızlı olmayan bir metabolizma hareketi ömrünüzü ortaya koyamaz ise. Eksenden hızlı olmayan, sosyal ve toplumsal (uzay zaman) süreçlerde, toplumsal ömürleri ve ileri yön oluşturulma akışını ortaya koyamazlar. Eksem çevresindeki kat edilen yol eksenin ket ettiği çevresel yoldan çokken, her iki devinimler aynı süre içinde biter.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Dem vurursun kardeşlikten sazı
Habil'le Kabil'i, bilmemenle nazı
İman ettin, mümin oldun bazı
Hiç bildin mi ki baharı yazı?
Bu kaçıncı günü yükseltip
Daha ufuk demeden, alçaltışın?

Devamını Oku
Bayram Kaya

“Tuttuğun altın olsun. Barışlı günler insanlık. Hayat hep bayram osun…” bu eğilimler hoş, güzel ve destekleri olunması gereken tutumlar olmalıdır. Ama bu afaki ve kuramsal olacakla böyledir. Hayat böyle değildir.

Size bayram olan şey, ortamın diğer olgu ve olay girişmelerine ziyandır. Haksız mal edinmeniz ve sömürüyle bayram içinde olmanız, demek; başkasının yoksullaşması oluşla, barışın bozulması demek. Avcı için bayram olan şeyin, av için de bayram olduğu söylenemez.

Ve hayat, asla böyle tek düze akmaz. Ve hayat yeknesak olmaz, olamaz. Hayat bizim hoşlanma duygu ve isteklerimize göre gelişmez. Ama kesikli sınırlı bir durum içinde önümüzde ziyan yapmayan bir seçenek olacakla barış duruyorsa; insan hırslarından üretim savaş ta cinayettir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Siyahı, sıygaya çeksen
Beyazlanmayı diler
Kılarlar da eksen
Aklık gibi uyumla
Karışımların yükümünde keksen
Süreci değişmeyle olgunlaşmaya

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu türden kimi yazılarla, değerli yazarlarımız; zaman ve zemince aşılmış, geri kalmış değerleri, sanki: ' sürekli gelişen kültürümüze karşın, bu aşılmış olanları, ilgisiz olanları, skala edip, güya bozulan kültürümüze mahirce, emsali misal, yapmanın' tek yanlı ve dar, bilmezce, affedilmez bir yanılgısı içinde, gibidirler.

Makale gibi girişilen yazılar; daha temelleri belirlenmeden soyut, muğlâk ifadelerle akıl yerine duygular yaratacak olan kendi öğütlerini ortaya koyuşlarıyla okurlarını, iyice şartlandırırlar. “Kültürümüzün yaşaması için! kaybolmaması için! gelecek nesillere çok sağlam bir şekilde, ciddiyetle ve özenle aktaracağımız, bırakacağımız en büyük mirasımızdır.” Gibisinden kimi anlatımlar ve yanıltmalar, hiçbir yazarlık işlevi ortaya koymayan sıradan bir abur cuburluktur. Hal bu ki işlevsel olan, işlevsel olacak olan yaşar. Ve kaybolmaz, işlev oluşla dinamikleriyle süreklileşir.

Sözün gelimi, refahını paylaştıramadığınız topluma, kültür aktarmanın gayreti güdülür! Tabi belli bir yaşam standardını tutturamayan halk da bu aktarmayı fazla taşıyamaz. Masasına henüz sıcak çorbasını (sağlayışını) koyamayan insan, masasına çiçek (kültürünü) koyabilmenin arayışı içinde de, olamayacaktır. Yine, söz gelimi Almanya’ya işçi olur, kısmen Alman’a ilişkin kültürü, Alman refahı ile beraber tüketir! Sabahın beşinden, akşamın beşine değin iş gören kendi yurttaşınız, genelci kültüre hiç vakit ayıramadığından, inancı olan dar kültürün bilinçsiz bir savunuru ve iyice sarılırı olacaktır! Artık gelişmeyen cılızlıklarla varlaşarak yaşamaya sarılan çoğunlukla gelenekçi olan kültürle baş başa kalırsınız!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu mesabede (Düzlemde) sokak sosyal jargonu etnikçi de davranacaktır. Toplumsal kültürün göl dibi sızmaların yansımasında bu zaten vardır. Ama nihai adımda, kişiler toplumsal kültürle devinmek zorundadır.

Çünkü etnik yalnızlaşma gittikçe sağlayışların körelmesine doğru kayacaktır. Bu demektir ki etnikçi kültürler kişi sağlayışlarının toplumsal referanslarını, kaybedecektirler. Denizden sızan geri beslemeli akımla kişi zorunlu olarak toplumsal referanslarını düzeltmeye gidecektir. Yani kişi zorunlu olarak topluma yani toplumsal kültüre gider.

Buralardaki sapmalar, bu yazarlarca bir yozluk olarak mı görülüyor? İşte yazarlarımızda bunlar hiç belli değildir. Bu da kimi yazarlardaki kültür kavramının, yazarlarında tam da oluşturulamadığı anlamına gelmektedir. “Misafirperverliğimiz zaten ayrı bir durum” gibi sözlerle kimi yerde de tikel ahlakı, kültürün üzerine çıkarmıştır. Ya da ahlakı kültürün kendisi yapmıştır. Oysa ahlak kendisi bir kültür unsuru iken, her kültürün, bir ahlak olmadığı, yazarlarca hiç bilinememiştir. Veya en hafif deyimi ile göz ardı edilmiştir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

1-]İnsan cennetten çıkmamıştı. Cennet insanın içinde çıktı. İnsanlar başta toplumsal hayata geçişle, birçok cennet algıları yarattıysalar da, bana göre; tarihi süreçte insanlık üç temel cennet algısı üzerine, diğer sosyal ve toplumsal özne algılarını da bu algılar üzerine bindirilişleriyle de, cennet tasavvurlarını ve cennete dek fikirlerini geliştirebildiler. Bu algı artık tüm gelecekteki yaşamlarının da kurgu temeli olacaktı.

Bu algıların temelinde, egoizmin rahat sağlanır oluşuna denk düşen bir konumla bulunuş sağlananı vardır. Ki bu konumlama sağlananı da bu tür tüm fantezi ve takıntıları (fetişizmi) kristalize eden bir imleyicidirler.

Hele de cennet özlemi içinde sonraki mülkiyetçi ilişkilerin bulunması vardır. İnsanların sınıfsal olma farklarından dolayı kendi için ulaşılmaz olanların fetişizmi ile cennet özlemlerinin yeni birikmesine dek beklenti takıntıları vardır. Ki bu cennet tasavvurlarının içi daha çok ittifakı dönem sonrasıyla başlayan üretim ilişkileriyle hayli yüklendiğini göstermektedir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yol uzunluğundan bilme
Sevdanın gözlerine bak
Göremediklerin değildir ayrılık
Ne muhtaçlıklarıma korsun da bilmem
Farkında olmamıştır sayrılık

Devamını Oku
Bayram Kaya

Zaman ne çabukta akıyor ana
Derinlik kalmıyor, boy verdimi şana
Düşün özgürlüğü, boy boy zana
Sol yıkılır, sağ vurur; zulüm yana
Sözün havada kalmıştır, esame olmaz
İnsani iflasın sürünmesi dokunur kana

Devamını Oku