Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Nece ki, yazdan ırarsın
Öz bula derman.
Nece ki, an oluşta ırarsın
Söz işitmede
Söz ola ki ferman.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Varlıklar, devinimlerini, yani (girişen bağ ilişki) geçmiş zamanını, üzerinde biriktirip taşırlar. Bunlar en inorganik ilişkilenmenin çekeyi ile koaservat (ilkel dünyadaki protein, DNA, RNA, atp ve yağ gibi heterojen karışımlı prebiyotik çorbadır, organellerden yoksundur henüz) düzlemden, polimer düzleme değin, çok uzun süreçlerin denge, yalpalama, aşaması ile ilişkiselleşerek, kendi ilişkileri içinde alışkanlık yatkınlık eğilimlerinin ve kazanım yaptığı yapısal ağ örüntülerdirler.

En yalın hal ile bu tür tekil ilişkilerle yapılar da giriştikçe, karmaşıklaşırlar. Sürecin karmaşık halinden geriye baktığımızda sürecin yola koyuluşu akıl almaz gibidirler. Bu olmasa, şu olmazdı; şu olmasa, bu olmazdı; gibi sorunu tersten ortaya koyan bir anlayamamalığına düşeriz! Süren kendi iç zamanınız, yediğiniz elma dış süreç zamanı ile partiküller düzlemli de olsa, sizin kendi zamanınızı şişirir.

Hâlbuki olgu ve olaylar en son düzlemdeki durumu hedefleyerek ortaya çıkmış değildirler. Şişen süreç duruma; ”bağışıklık zamanı” ekler (sizin tanımadığınız ama elmanın bilip tanıdığı süreçleri sizde şişen sürecinizle öğrenmiş yaşamış gibi olup çevreye tepki çıkarabilmeniz) ki bu da evrimleşme devinimidir. Birinci kez, evrimin gözü kördür. Neden olacağı sonuçları bilmez. Yani evrim geleceği hiç hesaplamaz, geleceği bilemez. Bu, daha siz dünyaya gelmeden, dünyanın bir yansısının siz de aktarımsal olaraktan bulunması gibidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Alay ı vâlâ
Şaşaayı yağla
Elemi sağla
Teresi dağla

Yıllarca beridir

Devamını Oku
Bayram Kaya

Heveskâr karıncaya.
Çalışmakta tiril tiril.
İşlevsel.
Kusursuzcasına gidiş geliş.
Bir seyir yükümlülüğe,
Yaşam bu diye olağan.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Uzağa ötelere,
Ta uca, bucağa.
Uzanmadasın.
İşte o zaman,
Tutulduğun yerde,
İçten dışa, dıştan içe iken.

Devamını Oku
Bayram Kaya

10
Ne güzel, döktüre döktüre,
Yanlışına,
Doğrusuna,
Uzana, kısala,
Kıvrıla büküle deviniyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Boşluk, doluluğa, sesliliğe.
Sevince, delice, içkince,
Bakınca görünce seçkince,
İlgilenmek, duymak, algılamak.

Bir şeyler yapmak ilgilenmek.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Umudum var çocuklar
Umudum sizden.
Umutsuz oluyorsam eğer
Sizdeki bizden.

Yine de çocuklar

Devamını Oku
Bayram Kaya

Saltanat dökülüyor abadımdan
Yer cüce
Gök yüce
Ayak altı
Üst olana
Sarsılır kaymalar darma duman

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yüce Tanrı'nın insanlar tarafından Hiçbir zaman anlaşılamayacak bir belirim olarak daima var olacağını bilmeliyiz. Tanrı bilinemezdir. Ancak evrensel bilgimizle geliştikçe, birlikte bize idrak olarak yansıyacak, değerlendirme olarak, sınırlı bilmelerimizle, bizde Tanrı kavram ve mevhumları, bizde daima oluşacaktır. Bizim bu kişi kanılarımız Tanrı'dan arîdir. Ama bizde yine de, bir sezim sel anlama ve öznel kavrayışlar olarak, kişi aidiyetleşmesinin evrensel, var oluşuna kaim olacaktır. Bu bir mutlak, olanın öznel kavranmasıdır.

İşte bu ikinci anlayıştaki, anlamalarımız: bizi; küme, cemaat, grup gibi pek çok çekim alanlarında ortak anlayışlarla belireceği gibi, bu kanılarımız tamamen kişisel ve öznel kanı olacaktır. Aykırılıklarda olacaktır. Çünkü akılın işleyişi, sizin beyinsel anlama, yorumlama, işlemleşme kalıplarınızın kategorik zenginliğine özgü olacaktır. Bu sizin oluş yapılanmanıza bağlı olarak, kişisel ve çevresel zenginliklerden dolayı, zorunlu farklı anlamalar demektir. Her akıl kendi kalıbına göre, kendi kanı ve tutum lamasını yapacaktır.

Örneğin Yüce Tanrı'nın evreni, değişme ve çelişme üzerine, olumsal kıldığını bir ortak akıl olarak düşünmek olasıdır. İkinci bir yan olaraktan da, sorumluluklar alan bilinci olabileceğidir. Bu sorumluluklarımız da; doğaya karşı; topluma karşı ve birbirimize karşı olabileceği hususlarıdır. Sorumluluklarımızdan ötürü, haksız ve ihanet içinde oluşumuz halinde, sorumluluk gereği; sorumlulukların maddi manevi cebir göreceğini bizler ortak kanı olarak taşıyabiliriz.

Devamını Oku