Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Zamanı şöyle bir süzerim
Olamdı.
Olandı.
Olay ve olgu
Sıkletini duyarım da
Ne bu göğsümdeki dolgu

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu ve diğer nedenlerle, önce yönetimin merkezi değişti. Eski yönetim merkezinin yeni yerlere uzaklığı ve iletişimin gecikir olması bir yana; eski yönetim, elindeki coğrafyanın feodal, vassalleşen yapısını görüp anlayamıyordu. Eski yapı tümden etnikçi arap gelenek görenekleri üzerinde deviniyordu.

Bu da yeni coğrafyalar üzerine sorun intikal ettirmekten başka bir işe yaramıyordu. Arap’ın etnik ilişkisel anlayış düzeni değişmeliydi. Değişen ile de yeniler, eski inanç ve siyasi ilişkilerin üzerine yeni sentezci aidiyeti çekimleşmelerlen formüle edilip, halkın sindirmesi sağlanmalıydı. Bu formüle edişler, bir aidiyeti anlayış içindeki diğer anlayışçı çelişen etnik motiflerin bulunur olmasını yeterince açıklayan bir durumdur.

Emeviler İslami ilkelerin yanına, yani dinsel önderliğin yanına, Muaviye ile birlikte siyasi yönetimi de icraata koymuşlardı bile. Bu, toplum yönetiminde akılcı pratikliği; halkın yönetiminde de dinsel ilkeleri etkin kılma idi. Daha sonra, zekât müessesinin yanına, konjonktür sel olan gelirler düzenlemesi olan dirlik tutumlaşmasını, MS. 754 yıllarından sonraki zamanın gelişmesi içinde, çoktan imparatorluğun benimsediği bir tutum ilke edilmişti bile.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yapının yenileşmesi doğrultusunda ikinci bir sürükleyeni de, Dünya konjonktürünün, çevresel feodal dönüşüm baskılarıdır. Yemen, Medine gibi yerleşiklerin, suyla tarım yapılan yerlerin verimliliğini artırmak için, köleci yapıyı feodal yapıya dönüştürmüş olmalarıydı. Yeni feodal yapı, geleneksel köleci yapı ile uyuşmayıp çatışıyordu.

Köleci düzen kalkmamış, biçim değiştirmişti. Nisbeten köleye biraz serbestlikler gelmişti. Aşiretler çatışmasının temelinde bunlar da vardı. Arap Coğrafyasının kendi içinde taşıdığı etnik dinsel inançların baskısı kadar, Yahudi, Hırıstaıyanlık gibi öğretiler de Mekke’de hem inanırları vardı hem de kol geziyor olmaları yeni yapının araçlarını oluşturacaktı.

Hıristiyan, Zerdüşti ateş gede ve Hinduizm gibi inançsal yapılar ve Sasani, Bizans gibi imparatorluk yapılarla çevrili olmanın ihraççı bir baskı, alınışı da ortalık yerde ayan beyendı. Bizans, Sasani gibi feodal dönüşümünü süreçleştiren iki yapı, ihraç ürününü Arap'ın önüne açmıştı. Daha 7. yüzyıl ortalarından itibaren İslam bunlarla, yani; feodal bir ilişkiler uzlaşmasıyla ya da feodal ilişkiler koalisyon ittifakları olaraktan, sonradan ortaya çıkacaktı. Yol, aşiretler barışından, uygarlık ortaya koyan başarı siyasetine uzayacaktı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

4İnançların etkisine değin olan, sosyolojik sihirli ilkeleri; halkın, istenildiği zamanda dönüştürülme işini, daima başarmıştır. Halkın demode olmuş, işleyişini, ya da anlayışını; inançsal kutsal sembolik tutumlarla seremonice etmeyi ve bunun halkın dönüştürülmesindeki mucizevi paylarını keşfetmeyi, bu değerli akiller çok çok iyi bilmiştirler.

Yani inançsal ilke; ‘o gelişmeyi, eski halkçı uygulamaları ritüelleştiren bir ayine çevirip, kutsal, tabu sal, bayram ilişkileri’ üzerinde, meşruti bir anlayış tutum olaraktan, dönüştürmüştürler. Böyle böyle eski ilişkiler toplum dışına atılmıştır. Hem de, demode olan ve halkın alıştığı ‘sosyal soyut çevre’, toplumda sanki sürüyormuş gibisine, ayin ritüelleri ve bayram şölenleri olan sembolizmleri ile sürdürülüyordu. Yani değişen sosyal yapının travma tedavisini toplum inançlarla, yapıyordu. Bunu ne büyük buluş ve sezgi olduğu noktası da buradadır.
Bu yeni eksen halkı memnun ediyordu. Bu demode olan süreçler, artık tabu-rit ilişkiler boyutuyla sürdürülerekten ancak toplum uygulamasından kaldırılabilmişti. Ama olsundu. Hiç değilse inanç olaraktan, yaşıyor ve yaşatılıyordu. Halkın bu inançları, eski toplumsal ilişkiler yumağını anlar olmamız için, bize adeta kendi çözümlenir ligini içinde taşıyan formüller gibi oldular. İlk çağlardan bu yana, yasa koyucu olan inançsal saygın kimlikler, bu metodu çok iyi başarırlardı. Halk etkisinin baskı olaraktan hâkim olduğu toplumlardaki yönetimler, bu türden çözümlere, oldukça açık ve yatkındılar.

Bu yöntem, toplumun başlangıcından günümüze değin, toplumların nesnel yasallığı gibi uygulana gelen bir sosyal öznellik, ola gelmiştir. Günümüzde bile, toplumun çoğu yasaları, çoğu halktan kişilere; dinsel mantığın aktarımları ile anlaşılır yapılmaktadır. Ki bu da, bir çeşit halkın seviyesine iniştir zaten.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Usunu koşturamayan
Duygu nefsini, fikrini çoşturamaz.
Özlemleri ile kavuşmayan
Mecnundan kalma
Aklı ile, savuşmamalı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bin bir renk cümbüş eylese de
Bürünse de bin bir surat
Üşümüştüler her bir tıynetleriyle
Ayazlı gecelerin soğuğundan değil
Umudun suya düşmesinden zemle
Elleri ceplerine sığmıyordu

Devamını Oku
Bayram Kaya

Değerli okur. Burada az ya da biraz okunan bütün yazılarımda belki de ilk kez duyacağınız çıkarım ve ortaya koyuşlar mevcut olup, bunlar yazarın kendi rezervidirler.

Çok ortaya koyuşlarım bilinenlerin aksine oluşla belki de bir şaşkınlık ya da kulak asmazlık olmaktadır. Bu nedenle okunup anlaşılması da güç olabilmektedir. Böyle olunca, bu tür yazılar pek okunup yeğlenmezler. Buna rağmen, insanlar yine de yazar. Yazmalı da. Bir düşünce yazısının sanırım mukadderatı da budur. Yazıyı kafanızdaki önyargılı, totem anlamasıyla okumayınız lütfen.

Totemi oluşturan; ateşi kullanım alanına sokan; tekerleği bulan; hayvanı evcilleştirip, postunu sırtına geçiren; bitki yetiştiren; kesici aletler yapan; resim çizen; bugünkü sosyo toplumsa yaşamları ortaya koyan insanlara, ilkel demek; güncel ilkelliğin aydın cehaleti olmasından başka bir şey değildir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

“Tuttuğun altın olsun. Barışlı günler insanlık. Hayat hep bayram osun…” bu eğilimler hoş, güzel ve destekleri olunması gereken tutumlar olmalıdır. Ama bu afaki ve kuramsal olacakla böyledir. Hayat böyle değildir.

Size bayram olan şey, ortamın diğer olgu ve olay girişmelerine ziyandır. Haksız mal edinmeniz ve sömürüyle bayram içinde olmanız, demek; başkasının yoksullaşması oluşla, barışın bozulması demek. Avcı için bayram olan şeyin, av için de bayram olduğu söylenemez.

Ve hayat, asla böyle tek düze akmaz. Ve hayat yeknesak olmaz, olamaz. Hayat bizim hoşlanma duygu ve isteklerimize göre gelişmez. Ama kesikli sınırlı bir durum içinde önümüzde ziyan yapmayan bir seçenek olacakla barış duruyorsa; insan hırslarından üretim savaş ta cinayettir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Siyahı, sıygaya çeksen
Beyazlanmayı diler
Kılarlar da eksen
Aklık gibi uyumla
Karışımların yükümünde keksen
Süreci değişmeyle olgunlaşmaya

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu türden kimi yazılarla, değerli yazarlarımız; zaman ve zemince aşılmış, geri kalmış değerleri, sanki: ' sürekli gelişen kültürümüze karşın, bu aşılmış olanları, ilgisiz olanları, skala edip, güya bozulan kültürümüze mahirce, emsali misal, yapmanın' tek yanlı ve dar, bilmezce, affedilmez bir yanılgısı içinde, gibidirler.

Makale gibi girişilen yazılar; daha temelleri belirlenmeden soyut, muğlâk ifadelerle akıl yerine duygular yaratacak olan kendi öğütlerini ortaya koyuşlarıyla okurlarını, iyice şartlandırırlar. “Kültürümüzün yaşaması için! kaybolmaması için! gelecek nesillere çok sağlam bir şekilde, ciddiyetle ve özenle aktaracağımız, bırakacağımız en büyük mirasımızdır.” Gibisinden kimi anlatımlar ve yanıltmalar, hiçbir yazarlık işlevi ortaya koymayan sıradan bir abur cuburluktur. Hal bu ki işlevsel olan, işlevsel olacak olan yaşar. Ve kaybolmaz, işlev oluşla dinamikleriyle süreklileşir.

Sözün gelimi, refahını paylaştıramadığınız topluma, kültür aktarmanın gayreti güdülür! Tabi belli bir yaşam standardını tutturamayan halk da bu aktarmayı fazla taşıyamaz. Masasına henüz sıcak çorbasını (sağlayışını) koyamayan insan, masasına çiçek (kültürünü) koyabilmenin arayışı içinde de, olamayacaktır. Yine, söz gelimi Almanya’ya işçi olur, kısmen Alman’a ilişkin kültürü, Alman refahı ile beraber tüketir! Sabahın beşinden, akşamın beşine değin iş gören kendi yurttaşınız, genelci kültüre hiç vakit ayıramadığından, inancı olan dar kültürün bilinçsiz bir savunuru ve iyice sarılırı olacaktır! Artık gelişmeyen cılızlıklarla varlaşarak yaşamaya sarılan çoğunlukla gelenekçi olan kültürle baş başa kalırsınız!

Devamını Oku