Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

74]Bir kere siyaset, bu değerli kişiliklerin asıl statülerinin dışında bir durumdu. İkinci olaraktan da bu kişilerin siyaset ve konjonktürsel alan fizibilite eksiklileri, hemen kendisini ele veriyordu. Buda sevgice övüncümüz olan bu değerlerin, siyaseten tökezlemesini meşrutlaştırıyordu. Siyaseten ayakbağı olmalarını ve siyasetin önünde siyasetin akışını tıkanmalarını şekilleşiyordular. Bu gibiden olan aksatıcı nedenlerini de, gurur yapıyorlardı. Olayları kendi zeminleri içinde, gurur mesabesine getirir olmaları, gurur alanı üzerinde şahsi hesaplaşmalarını sürdürür olmalarıyla da, kendi engellerini ortaya koyuyordular.

İstiklal Savaşının başlangıcında oluşan 'mücadele ruhu'; ne yazık ki savaş sonrasında da, sürdürülür olacak olan, aktüel gelişmelerin; ruhu olamayacaktı. Bu ruh, mücadelenin efsane kahramanlarınca da, isyancılarca da, hiçbir zaman bilinemeyecekti! Sözün gelişi, ismi hiç önemli değil. Bir özgürlük ruhu katılımcılık abidesi olan bir saygı değer kişi; saltanatın kaldırılışını nasılda saptırarak, kişisel hırslarına mağlup olacaktı! Aktüel olanı, güncel dışına referans ederek, kitleleri yanına çekmek isteyecekti!

Bu kişi; 'başlanıştaki mücadele ruhunu', sonraki zaman dilimlerinde sürdüremez oluşlarıyla, hilafet ve saltanatın kaldırılmasına yönelik güya, şöyle bir yorum getirecektiler: 'Kendisi (Atatürk) padişahlık ya da halife makamına ulaşamadığı için (padişah ve halife olamadığı için) , saltanat ve hilafeti kaldırdı! ' Denilmesinin sığlığına düşecektiler. Bu saygı değer olan, kadro hareketli muhteremin,' İstiklal Savaşı'na değin, Mücadelenin Ruhunu' ve 'bağımsızlığın felsefesini' kavradığı söylenebilir mi?

Devamını Oku
Bayram Kaya

75]Bu aydınlar, Atatürk'e ve daha henüz embriyo aşamasındaki ve yeni kuruluş devresindeki, sosyal, toplumsal cenini yaşatma çabalarına; çağ dışı diyebilmektedirler! Açıkçası yavuz hırsızın sesi, ev sahibini bastırmaktadır.

Atatürk neden gündemdedir? Bunu biraz daha dolaylı ama ilişkince yanıtlayalım. Bir bilgi sayar yapımcısı; bir kalıtsal gen hastalığını tedavi eden, gen uzmanı; bir elektiriği bulan insan vs. Neden gündem dedir? Hiç kuşkusuz insanlık için, toplumları için şimdiye sağlanışlar içinde olduklarından ötürü gündemde olurlar. Bu güne temel olan, geçmişe değin olan, o muazzam başarıları için, gündem edilirler.

Ama ne var ki, geleceğe göre de bu başarı; ilkel, kusurlu, eksik, ikmal edilirliklere muhtaç olacaktır. Bu günlere temel alan devinmeli, başarıları ile de saygılıca gündem edilirler. Bu bir zamanlar için başarı olan ama gelecek için ön prototip olmaktan kurtulamayacak olanlar, gelişmenin, ileri akar olmanın, natamam olmanın, zorunlu bir kaidesidir. Zamanın önünde kimse, uzun süre, haklı ve doğru kalamazdı. Haklı ve doğru kalmamaya kutsal sayılan her şey de dahildir. Tanrı'nın yasası budur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

68]Elbette olmak zorunda da değillerdi. Ama ana alan üstüne inşa olmak gibi de bir zorunlulukları vardı. Eskisi olmayanın yenisi olmazdı.

Bu yüzden güncel akışlı olamıyorlardı. İşin kolayı olan, halkın nabzına göre şerbet veren, halkçı alanla ilgili devinme esasları üzerine kendilerini seçmene lanse ediyordular. Oysa halk politikaları değil, toplum politikaları oluşturmalıydılar. Toplum politikalarıyla üretip özgürleşilip, üretimin bölüşümü esnasında halk politikalarına yönelmeliydiler. Adım atabilmeniz için bir adım uzamı olmalıydı.

Bu, hem siyasetteki kaliteyi, hem bilinç devinmesini düşürüyordu. Toplumsal işleyişin partisi olacakken halkın keyfiliklerine göre, halka şirin görünen partiler oluyorlardi. Bu nedenle ülkede demokratik yaşamlı bir toplumsal üretim ve paylaşım ortaya çıkmıyor, sürekli hatalar ve eş dost zenginleştirme yağmalarıyla,taraftar kayrılması ve kadrolaşılmasıyla siyasetin kalibresi oldukça aşağılara iniyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

69]Daha hız alamazlarsa, 'demokrasi şehidi Menderes' algılatış masumluğu ortak paydasından, kendilerini söylerler!

Değilse bu söylemler demokrasiyi sevip, Sayın Menderese yandıklarından değildirler. Hem Sayın Menderes’le meşrulaşırlar Hem de devletle haksız akçeli işleri olan kişilerin, bu tür söylemleri, bir tür günah çıkarmanın demokrasi argümanlarıdır.

Demokrasi bireyler üzerinde yansımaz. Demokrasi toplum üzerinde gerçekleşir. Toplum üzerinde gerçekleşenler birey kullanımına sunulur. Değilse birey kullanımı ile toplumsal yarar çıkmaz. Bizde çalı tersten sürükleniyor. Demokrasi bireyler üzerinde gerçeklemeyle ölçülüyor. Birey üzerinde gerçekleşenlerde kayırmalar yandaşlar akraba hısım taalükatına ihalelerle isabet ettirilen toplum pastası payıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

70]Bizi yönetenler dahi toplum içi yükümleşme akdinin gereği olaraktan, bize karşı hizmetçi olduklarını bilmek de vatandaşın vatandaşlık bilincidir. Halka, vatandaşlık bilinci vermek yerine 'ulul emre itaat' kültü verilmektedir. Bu inak verilmeden de, kişilerde inalcı boyun bükmenin kul olma bilinci olamazdı. Üstelikte bu tür sözler, sistem yöneticilerinin, kendilerini; korumaya aldıkları, bir dokunulmazlık zırhıydı.

Meşruiyetliğin kaynağını akılcılıkta ve nesnel aktüel ilişkilerden alamayan egemen yönetimler totem kutsallık söylemleriyle meşru oluyorlardı. Ahalinin varlıkları, yerel egemencilere teslim edilmiş, bir gelişememe olmuştur. Bugün de aynıdır. Bu yüzdendir ki kimi bölgelerde merkezi otorite zayıflamıştı. Ama bu türden nedenlerle kalkıştırmalardan, heyecanlar yaratırlarsa da, yukarıdaki sayılan temel nedenlere üstünlük sağlayabilir oluşmaları, uzun süre pek pek çıkaramazlardı.

Anadolu hareketi, katılımcıları tarafından kavransa da kavranmasa da temelde 'legal bir merkezi otorite' ortaya çıkarıyordu. Bütün iç direnç ve şiddet; dış sömürülü kaynaklı direnç ve şiddet; kontrol edici güçler tarafından, denetleniyordu. Bu olumsuz meşrulaştırma gayreti içinde olan eksene tabii plânlar, projeler oluşturuldu. Halk da, proje merkezlerinin uyandırdığı iç ve dış olumsuz propagandaların, duygu seline, kapılıyordular. Bu tür yöneltimli oluşmacı duygular, sürtüştüren dinsel ayrımcı kutuplaşmalar üzerinden giderdi. Güya, dinsizliğe karşı bir cihat çağrılarına dönüşüyordu (vatandaşın dinsizliğinden kime ne?) . Bunlardan toplumsal birlik ve bir toplumsal yapı çıkar mıydı?

Devamını Oku
Bayram Kaya

Karanlık
Karanlık
Karanlık...

Gecelik korkardı
Gecelerden

Devamını Oku
Bayram Kaya

106]Siz insanlığın, elli bin yıldır yaptığını Atatürk’ten niçin yoksun kılmak istersinizki, anlaşılır gibi değildir. Üstelik bu evrensel ilke, bir dinin kendine mahsus durumu ve bir dinin özelliği de, değildir. Bir dinin kerameti ve bir dinin kendi bulduğu aksiyomeri de değildir. Sanki o din olmasa idi insanlar böyle aidiyet çekikleşmesi yapamayacaklarmış gibiden, yukarıdaki söylemle cahilce bir soru, ortaya konmuştur.

Hâlbuki elli bin yıldır insanlığın böyle bir yol ve uygulaması olduğu için bu söz konusu dini anlayışlar da kendisini bu zemin üzerine konumlamıştırlar. Sonraki dinler, bu zeminin bulucusu da, değildirler. Aksine bu zemin (aksiyomer) olduğu içindir ki, sonraki dinler bu zemin üzerinde tutunup, bu zemin üzerinde devinip; kendilerini dönüştürebilmişlerdir. Bu iyice biline. Bu yol İslamlığın ya da Hristiyanlığın bir zorunluluğu olmayıp, elli bin yıldır insan mantığı bu şekilde yapı sallaşmıştır.

Bu şekil yapısal işlerlik kazanan insan anlaması içinde, bu çağrıyı yapma ve bu kanalla yapılan çağrıya uymanın bilinci, zorunlu olaraktan vardır. Bu davetçi var oluşa icabet etmeyi dinler ister. Tüm sistematik dinlerin de kendilerine has olan sistematiğine değin çağrı sal metodunu kullanmaları esastır. Tüm dinlerin bu gibiden çağrılar yapabilmesi, totemik inancın kendisinden sonraki tüm dinlere aksiyomer oluşundandır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

107]Atatürk toplumsal yolumuzu, bu çelişmelerle, güncedeki konjonktür gerçekleriyle belirlemiştir. Akli ve bilimsel gelişmeleri, olgunlaştırarak bizi tutumlaştırmaya gayret etmiştir. Her bir iki tökezlemesinden sonra; tecrübeleri, kararlı ve doğru, dimdik adımları getirmiştir. Yol düşülmeden tökezletilmeden yürünmüyordu. Bir takım kayıplar ve fedalar olmadan da, doğru olanı bulamıyordunuz. Esasen yolu şaşmadan yürümek de, olası değildir.

Zaten kalıcı olacak olan doğruların olmayışını, o da biliyordu. Tek gerçek çağdaş uygarlık düzeyi olmalı diyordu. Parametre konmuştu. Çekikleşme aidiyet alanı var edilmiş, toplumun dizaynı buna göre bir üretim ve paylaşımı, öngörüyordu. Adımları bu hedefe yönelikti. Kimi deneme yanılma yoluyla akıl koyuştu. Kimi bilinen emin ve sağlam adımlardan oluşuyordu. Tüm deha ve büyüklüğü de burada idi. Zaten akılda, akılsızlıkta böylesi bir davranışlarımızın edimsel öğrenilmesinden ötürü ortaya çıkmıyor muydu? Bu evren kendiliğinden bir akılı, henüz tanımıyordu.

Tüm mesele ve temel çelişmeler, yanılmalarıyla tecrübeler edindiği zenginleşmeyi, çevresinin bilemez anlamaz gibi oluşundaki, anlayışsızlıklardı! Gazi'nin rahatsızlığı bu gerçekliği bilemeyen çevresindeki kadroların çıkardığı engellemelerdendi. Ve bunların yanıltmalarından da pay alan bu yanıltıcı olumsuz tavırlarıydı. Sevgili gazi, burada, bir müteşebbis gibi toplumsal yatırımların pekiştirmelerini önemsiyor idi. Bu kadrodan kimi kişiler, devrimin gelişip, yayılıp, sükûn bulmasını gizliden gizliye pek şiddetli engelliyorlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

83]Siz insanlığın kulübe yapar olmasını bilmeden, bu günkü siteleri yapar olduklarını bilir olmalarını var sayamazsınız. Yani bu gün için bir yapı bilgisi dahi olmayacak denli; basitlik bile olmayan kulübeyi yapar olmamızla; yer dinamiklerinin ve elamanter teknik girişmelerin, bu günkü modern inşa kurallarını ancak evreli evreli adımlarlan, başarır olduk. Bu bir bağıntılı bilgi ve bağıntılı özgürleşmedir.

Yine geçmiş ilişkileşmesi içinde oluşup da, bu gün için bu çok demokratiktir diyemeyeceğimiz pek çok anlayışlarımız da olmadan, bugünkü demokratik olan süreçlerimizi, hiç de bilemezdik! Unutmayın dünü anti demokratik kılan pek çok şeyin nedeni, dün değildir! Dünün, bu günkü gelişmeci ilişki düzeyi ile çelişir olmasıdır!

Bir yandan, çiçeği burnunda cumhuriyetimiz vardır. Bir yandan da bunun bir süre kurumlaşıp, sürmesini devamlı kılmak için belki de demokratik olmayan, zorunlu tedbirleri olacaktı. Üstünüze çöken hantal yapıdan kaçınmanız esnasında, kırıp döker olan çarpmalarınızın, tedbirsizlik, demokrasisizlik olduğu düşünülmez bile.

Devamını Oku
Bayram Kaya

87]Beceriksiz siyasetlerin, bu türden kendisini oyalar olacaktan ve gelecekteki toplum -halk çatışmasının temeli olacaktan olan tutumların ziyanı ile meşgul olacaktılar. 'Halk her şeyin üstündedir' denmek yerine, halk için bir şeyler yaparak, 'halka hizmeti her şeyin üstünde tutması gerekirken'; bu tür boş söylemlerle 'halkın aldatılan memnuniyeti' adına, 'halk avcılığına' çıkacaklardı. İşlerine gelen noktalarda, halkın onay kolaycılığına gidilecektiler. Bunun adı, çok partili demokrasiye geçişti! Ya da demokrasi denemeleri idi! Demokrasi denemelerinin söylemleri kötü bir başlangıçtı, ama kendisi iyi bir kulvardı. Bu tecrübeler içerisinde saman alevi gibi parlamalar da var edilecekti.

Maşallah! 1950'lerdeki çok partili hayata adım atışın yarışma konusu ve malzemesi, yine dinler ve inançtı. 1924 ve sonrasındaki siyasi partilerin kendilerine yer edinebilmek için kullanacakları siyasi argümanli tüm malzemelerinin ne olacağını bir tahmin edin bakalım! O günler içinde, karşılarında, kendilerinin, kıyası kabili zor olan, çetin bir gerçeklik vardı. Bundandır ki, kraldan çok kralcı, Atatürk'ten çok Atatürkçü olunamayacağına göre, Atatürk'ten çok çağdaş icraatlar konamayacağına göre, ne yapılabilirdi?

Terakkiperver parti, Kazım Kara Bekir, Ali Fuat Paşa, Rauf Orbay, Adnan Adıvar gibi ünlü ve pek değerli, yurtsever ve Atatürk'ün silah arkadaşlarınca kurulmuştu. İlkeleri Ulusal egemenci, liberal ve inançlara saygılı! Merkeziyetçi, özgürlükçü toplumsal yapılaşmanın ağır ağır yapılmasından yananlık gibi ilkeleri vardı.

Devamını Oku