Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

8] Toplumun işbirlikçi kimi otoriter gücünün, ideolojileri terör ize etmesi bağlamında tespitimize temel olacakla1967-1980’e dek olaylarının belirgin ve sembol bir kesitine, neşter vurmak, çok uygun bir örnekleme olacaktır. Bu 6. Filo olaylarıdır. 6. Filo olayları, bir toplum ve bir kesim halkın bilinçlenmesi için bir ateşleyici dış nedendi. 6. Filo; toplumların ve halkın güncel olaylar karşısında, emperyalizmle yapılan mücadeleye dek tavırca uyanıştı duruşunun, sembol ve simgece bir kıvılcımıydı.

İşbirlikçi, etkili ve yetkili çevrelere göre; 6. Filo; uluslararası kara sularda, emperyalist silahlı gücün boy gösterdiği tetikçi bir tehdit değildi! Yine bu emperyalist tehdit, Vietnam vahşetinin, egemence güç göstericisi olacakla sömürge bir tabii yuna, keyfe keder çıkışın, dayatması da değildi! Aksine, sanki 6. Filo, kendi yurdundan elini kolunu sallayacaktan; gezme, görme, bilgisini artırma, iştiyakıyla yola çıkmıştılar! Sanki Dünya insanlığı ile gezecekten ilişki kurmanın; bilinçli, masum, sivillerinden oluşmuş, bir turizm hareketi gibiydi! Bu iş bitiricilerce zihinler böyle gölgeleniyordu.

6.Filo'nun geliş şerefine, sahil gazinoları, genel evleri ve sokakları; badanayla beyaza boyanıyordu. Bu ahlaksızca tertipleri, çatılar üzerine; ‘ hoş geldiniz denizciler’ denilişin, 21 pare top atışlarla yaptıkları kutlamalarını, bu türden onursuzluk karşılaması ile pekiştiriyorlardı!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hani kara der,
Üzümü görürsün,
Ak der papatyayı.
Sevi der seni görürüm.

Üzüm olmaz ise,

Devamını Oku
Bayram Kaya

Saliseyi beş geçe
Saliseye ellibeş kala
Cahil, eşeğe binse, yüke dahil

Sayım suyum yok
Demekten öte ne var

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yüküm ağır
Borçtan yeğin
Hüzün düştü yüreğime

Yanlışı söylediğim yerde alkışlandım
Doğruyu söylediğim yerde yuhalandım

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hayat evrensel akışa göre türler üzerinde oluşuyla kesikli; tüm çeşitli oluşutaki canlılık faaliyetine göre sürekli bir oluşmadır. Bu tanıma göre şu hayattır da şu hayat değildir diyemeyiz. Bir hayat formunu biricik hayat formu göremeyiz.

Hayat türler üzerindeki biyolojik bireyleriyle de kesikli ve sınırlıdır. Bireylerin o türü ile süreklidir. Yani bir bireyin ölümüyle o tür ve o tür üzerindeki hayat yok olmaz. Türlere göre de bir türün yok olmasıyla, hayat yok olmaz.

Hayatın nedeni nedir? Evren, enerjinin kılıktan kılığa dönüşmesi nedeniyle akar. Enerji bu akış esnasında kesikli ve süreklidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Düşününce.
Kurgusunda ürkünce,
Sürüm sürüm sürülür.
Sürgünde de sürgünce,
düşünce.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hiçbir girişme yalın ve yalınç değildir. Adalete temellik eden mülk ilişkisi, adaletle karşılıklı olaraktan da, insansal anlayışlarla giriştirilir. MÜLKSEL SAĞLANIŞLAR BELLİ DEĞERLER EKSENİNE GÖRE ADALET KILINIRKEN bu değerler eksenindeki her bir sapışları, yine o eksenleşmenin adalet anlayışına göre de, ADALET MÜLKÜ İLİŞKİLERDİR. Bu insanın öznel etkinliği ile giriştirilen sınıfsal karakterli bir sistem ilişkisidir. Burada adaletin mülkü ilişkilemesi üretimsel olmayıp, paylaştırışsal yön değiştirmelerdir.

Süreç bir kez oluşmuştur. Süreç kendi ekseni doğrultusunda değil de tersinse bile işletilse; önceki birikmelerin tükenip sönümleşmesi için bir süre geçecektir. İşte sizin yanlış uygulamalarınız boyunca, sürecin geri giden bozulan ilişkileri, tükenir olacaktır. Ancak geriye giden bu sönümleşme zamanı boyunca takılıp kalışlarınız olacaktır. Burası bir, kendi halinde dalgalanma içinde kalışınızdır. Burada ne tam bir sönümleşme gerçekleşir, nede tam bir, ileri olan iyileşme gelişir. Bozulan kimi durumlar, mevcudun idamesini sürdürür yönde bir takım palyatif tedbirler ortaya koyacaktır. Bazen bir adım geri, iki adım ileri, bazen de bir adım geri, iki adım ileri denge süreçleri ile bir verimsiz sağlayışlar ortaya konacaktır.

Bir adım ileri, iki adım geri atılan süreçlerde, bir adımlık bozulma vardır. Bu bozulmalar, diğer periyottaki İki ileri adım süreçleriyle karşılanır. İki adım ileri olan süreçlerde, ileri adımlardan biri, her hangi bir periyottaki kaybedilen bir geri adımı karşılarken, ileri adımlardan olan ikincisi sanal kazanç gibi görünecektir. Bu kazanç size hep değişme ve ilerleme oluyormuş gibi gelecektir.
Oysa gelişme oluyormuş gibi görülen bu adım, bir başka periyodun ikili geri adımlarına harcanır olacağının görülemeyişidir bu. Bunlar zaman zeminci kapsal içi; kap içi dalgalanmalarıdır. İki geri bir ileri adımınızla, bir geri iki ileri adımlı süreçler, konum değişken ve birbirinin yerini alır süreçler olmakla, adımlarınızdan ne ilerleyen ne de tam gerileyen olmayan bir oyalanış oluşacaktır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Egonun (benciliğin) en temel işlevi, hayatın korunması ve hayatın o ego için sürdürülür olmasıdır. Hayat kendi üzerine kısır döngülü oluşla kapalı. Dışa ihraç yapmak ve dıştan en az dış dünya olacak şekilde ithaller yapar. Kendisini çevrede ve fondan ayırıp, koparışla; etkiyen etkilenen görece bilinçli öznedir.

Ego bu iki ilke için her şeyi göze alır. Tekil olgularda ego, hayatın kendisi demektir. Egonun dışındaki hayatlar, temelde egonun öyle pek umurunda olduğu bir şey değildirler. Bu tekil egoya göre umurda olunmayan şey de evrensel olanın tekillikler üzerinde bencilce neşvü nema bulduğu kesikli (görece) sürekli (genel-evrensel) oluşla hayat bulmanın çeşitlenmesidir.

Yaşam, tekil (kesikli) egonun dışında oluşla, tekil egodan çok çok büyüktür. Tekil ego kendi dışındaki yaşamlar kadar büyük düşünüp, büyük oynayamaz. Bu insanın sosyal özne kadar; insanın toplumsal öznel bilinç kadar düşünüp oynayamaması gibidir. Çeşitliliğin oynadığı ve düşündüğü belirmelerin toplamı, yaşamın akışı ve ana yaşamın kendisidirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Her etkinin etkiyi duyan içinde tutulan taşıma ve dışa yansıtılan içinde de etkiyen yansımanın kendi etkilenmesi var olacaktır. Çevreye olan dönütü, benzer tepkisel oluşlarla karşılanacağı gibi farklı tepkilerle de karşılaşabilir. Bu girişme genel yansımanın modüle oluşlar kuralıdır. Yansırsınız, yansıtılırsınız; etkilersiniz, etkilenirsiniz. Tekrar yansır, tekrar etkilersiniz.

Her yansıma ister istemez bir değişme, bir akı ve bir nicelik kaybına uğrayışla; yansır olduğu şeylere eklenen; kendisi de eklemlenişle(Modüle oluşla) bir akı devinmesi olmaktadırlar. Artık bu akılar ilk indüklenen akı ise de, değişip dönüşmüş; modüle olmuş (üzerine bilgi ve eğilim yüklenmiş) bir akı ve taşıyıcı dalga salınımları gibi olmaktadırlar.

En basiti ile ışık yansımasını ele aldığımızda: ışık etkilediği şey üzerinde, geri yansırken bir kısım ısısını da o çarptığı şeye ekleyecektir. Isı verdiği o şey içinde bir ısı akış hareketlenmesine neden olduğu gibi o şey içinde ısı değişmesine de neden olmuştur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir hücrenin ikiye bölünmesi, tomurcuklanma gibi eşeysiz üreme yerine, eşeyli üremenin evrilmesi; maliyete neden olmuştu. Bu maliyet dışta biyolojik bireyler arası dolaşımla olacak üreme faaliyetiydi. Ve bu üremenin güvence yaptırımı için seks yapmanın yükünü evrim (hayat) , çoğu organizmalar arası ilişki oluşla göze alıp organizmalar bu zahmetlere katlanmıştı.

Yine cinsellik eğilimi dıştan gerçekleşip ve dışta dolaylı oluşlarla ortaya konuyordu. Üremenin dolaylı koşullarla olması demek; bu işte tekil ego eğiliminin yeterli olmaması demekti. Yani cinsel partnerin de bu işe evet demesi gerekiyordu. Bu da cinsellik eğiliminin belirmesi ile sağlanması arasındaki zamanı uzatıyordu. Yani cinsel sağlanma biraz gecikiyordu. Bu gecikme cinselliğin dış çevrimli olması yüzündendi.

Bu gecikmeye bir de sosyo toplum içinde sosyalleşen insanın edimci öğrenmeleri de neden oluyordu. Yani cinselliğin sağlasan olmasındaki gecikmeye etki eden inşalar içinde edimci davranışların da çokça katkısı vardı.. Cinselliğe dıştan etki edişle, cinselliği edimsel etkiyle giriştiren çevre, sosyo-toplumsal çevredir.

Devamını Oku