Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

İnsan sayılmışta; it donluydu
Sofrasında ağıt yiyorla zalim
Yüzünde beddualar sarf ediyordu.

Kapı kürek, el yürekti
Ağlatılmadan gözlerimiz

Devamını Oku
Bayram Kaya

Günden saklar
Yelden esirgerdi.
Babası ona hep peri
Kızım derdi
Sürmen, sürüştürmen hanı
Namusunla onu tanı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Na tamam, oluşta ölür,
Bin bire oluşla, yeni.
Ey ölüm! Korkmuyorum,
Beğendim seni.

Ölümü yok oluş sayarlar

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tam aşkı bulmuşken
İmdadı neyleyim imdadeyle ben
Kayıplar yaşanacak
Ayıplar örtük
Tahribatlar boşanacak
Erdemler sürtük

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir âdemi yer
Birini bağıra basarken ser.
Hoşça kal şişmanlığım
Derken ben
Seninle başlar pişmanlığım

Devamını Oku
Bayram Kaya

12-]Yani salınım yapışla kesikli sınırlı çeşitlenen bir anlama ve olaylar, kullanım süresi sonunda giderek sönümlenecek olan bir varyasyonu, sizin genelleme yapar olma yanlışlığınız, onu öyle (fikir özgürlüğü) kılmaz.

Tekillikler çoksanıyor, çokluklar da yeni ilişkiler organizasyonu ile tekil entegrasyonlarla; insanlığın tek dini gibi sosyal kültür anlayışına, dönüşüyordular.

Süreç birleşme ve ayrılmalarını; kendi kendine girişmeleriyle “tekillikleri” birleştirerek çoklaşmayı başlatıyordu. Çoklaşmalarını da re organize ederek, yeni tekillikleri ortaya koyan bir dinamizmiyle kesikli (sınırlı) ve sürekli olmanın işleyişini ortaya koyuyordu. Her bir süreç, bir öncekinden devinişle yepyeni bir ilişkiler ağıyla, ayrı bir anlama, ayrı bir işleyiş ve düzlem devinmesiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Burada ensiyi, patesi ile eşlemek ve onu da lugale eşlemek tarihiliği ve gelişmeyi; anlamamakla eş anlamlı olur. Ensi kentlerin ortaya çıkmadığı zamanların ki, köy tipi yerleşimlerde sıra ile yönetimin başına geçen yapı dönemlerini de içerir bir tanımlamadır. Patesiler döneminde kentler oluşmuş, gevşek bir kentler birliği ortaya çıkmıştı. Kentler birliği başı olan patesiye göre diğer krallıklar ensi durumuna doğru gerilemiş yardımcılardı.

Lugal, şehir örgütlenmelerinin devlet biçimine kral olan kişiler olmakla, gücü tekeline alan bir yönetim şekliydi. Yani teokrasi (kral rahiplik) diyeceğimiz anlayışı tarihi süreçler Lugallerle, tekçi olan süreci yöneten yapının içine koymuştular. Teokrasinin oluşmasında, güçler çekişmesini ve bu çekişmelere dek oluşan değişme, dönüşme istenen yapının, tarihi süreçlere konmasıyla izlenmektedirler.

Bir rahipler gücü olan okülte yorumları; lugal krallara vermekle; krallar sosyal kültürün anlayışınca kutsallığın kaynağı ve kutsal olmanın kendisi olmuşlardı. Lugaller, kutsal olanın gölgesi ve temsilcisi olmuşlar. Sonra kutsal olanın bizatihi kendisi olmuştular.

Devamını Oku
Bayram Kaya

28-]Sizin öznelliğiniz sosyo toplumsa sisteme girdi ve irade olurken; küçük ve sınırlıdır. Ama sistem çıktısı size dönerken, sizin keyfi davranışlarınızla olamayacak denli büyük ve sizin keyfi oluşunuz içindir.

Nesnel ve öznel ilişkiler, zorunlu bağıntılı ilişkilerdir. Zorunlu bağıntılı ilişkiler kırpılan, sınırlanan, frenlenen kayıplarla karşılanan ilişkilerdir. Ama kazanımlar çok büyük olmaktadır. Ve tekil olanın kendi keyfiliği içinde oluşla asla kazanç yapamayacağı denlibüyüklükte ve muazzam genişliktedir.

Bu nedenle sistem girdisi başlangış hareketi için sizin özel, öznel ve keyfi oluşlarınızdan kayıplarla başlar. Bu kayıplar sistemin devinim enerjisini düzenleyen kayıplardır. Bir kısım öznellik, keyfilik ve özel yaşamlarkaybı sistemin başlangıç girdisi karşılanma kayıplarıyken.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Çok Sevmenin Acısına Bir son Verin

Haydi, bir düş düşleyelim.
Bir şeyi dilediğimizce sevelim.
Bencilce özgürce.
Paylaşıkça nispet için:

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hücre enerji kullanarak içte düzenli, istikrarlı bir ortam oluştururken, düzensizliğini, yani atığını dışa atar. Hücrenin dışa düzensizliğini atarken enerji girdi bağımlılığına da ihtiyacı vardır. Bu yüzden, hem enerjiyi dıştan ithal etmek hem de düzensizlik, atık ihracı yapmak için, dışla bağlantılı ve bağımlıdır. Bu aynı zamanda hücrenin dışarısı ile iletişmesidir. Yani hücrenin dışla enformasyon haberleşmesidir. Yani bu bağıntılı ve bağımlılıklı bir girişmedir.

Toplumların işleyişi de bu temel ilkeler bazında yürür. Örneğin toplumun diplomasisi bu bağlamda diğer toplumlarla bir bağıntı ve bağımlılığın ve bir dışla ilişkilenmenin enformasyonudur.

İnsan yapımız, bu tür bileşenlerle, toplum, halk ve ilk sosyal birlik yapı gibi, üç ana dal üzerinde gelişmiştir. Bu gelişme, benzer ortak temeller üzerinde, farklılaşan somut ve soyut (öznel) birikim girişimlerle olmaktadır.

Devamını Oku