Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Bir âdemi yer
Birini bağıra basarken ser.
Hoşça kal şişmanlığım
Derken ben
Seninle başlar pişmanlığım

Devamını Oku
Bayram Kaya

Çok Sevmenin Acısına Bir son Verin

Haydi, bir düş düşleyelim.
Bir şeyi dilediğimizce sevelim.
Bencilce özgürce.
Paylaşıkça nispet için:

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hücre enerji kullanarak içte düzenli, istikrarlı bir ortam oluştururken, düzensizliğini, yani atığını dışa atar. Hücrenin dışa düzensizliğini atarken enerji girdi bağımlılığına da ihtiyacı vardır. Bu yüzden, hem enerjiyi dıştan ithal etmek hem de düzensizlik, atık ihracı yapmak için, dışla bağlantılı ve bağımlıdır. Bu aynı zamanda hücrenin dışarısı ile iletişmesidir. Yani hücrenin dışla enformasyon haberleşmesidir. Yani bu bağıntılı ve bağımlılıklı bir girişmedir.

Toplumların işleyişi de bu temel ilkeler bazında yürür. Örneğin toplumun diplomasisi bu bağlamda diğer toplumlarla bir bağıntı ve bağımlılığın ve bir dışla ilişkilenmenin enformasyonudur.

İnsan yapımız, bu tür bileşenlerle, toplum, halk ve ilk sosyal birlik yapı gibi, üç ana dal üzerinde gelişmiştir. Bu gelişme, benzer ortak temeller üzerinde, farklılaşan somut ve soyut (öznel) birikim girişimlerle olmaktadır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Etnik kültürlerin kendi tarihi vardır. Toplumsal kültürün girişen insanlık tarihi vardır. Etnik kültürlerle birlikte, sosyal ve toplumsal gereklerden bir coğrafyayı savunuyorsanız, o coğrafi kültürlerin, geçmiş ve haldeki girişen bir mirasçısı ve müdavimi olmak zorundasınız.

Buda zaten toplumun üst yapısına soyut sosyal emek olarak yansır. Toplumsal güce, girişen aktarımlarla değerlenir. Artık bu değerleme etkileri her yapıdan olan katkıdır. Ama hiç bir yapı da kendi yalınlığı ile olmayan yepyeni bir toplumsal sahiplenme kültürüdür.

Bir elektriksel devinim, bir ses enerji devinimi ile giriştiğinde yeni enerji kuantları, ne elektrik enerji devinimidir ne ses enerji devinimidir. Yeni girişiminiz, ikisinden de, kimi özellikleri taşımanın yanı sıra her birinde bulunmayan yanları dahi taşır olacaktır. Bu bir doğa yasası zorunluluğudur. Kişi baz da, toplum baz da ya da inorganik baz da, ne doğa yasalarından arîyizdir; ne de girişme sonucuyla doğa yasasına indirgenir aynılığızdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Burada ensiyi, patesi ile eşlemek ve onu da lugale eşlemek tarihiliği ve gelişmeyi; anlamamakla eş anlamlı olur. Ensi kentlerin ortaya çıkmadığı zamanların ki, köy tipi yerleşimlerde sıra ile yönetimin başına geçen yapı dönemlerini de içerir bir tanımlamadır. Patesiler döneminde kentler oluşmuş, gevşek bir kentler birliği ortaya çıkmıştı. Kentler birliği başı olan patesiye göre diğer krallıklar ensi durumuna doğru gerilemiş yardımcılardı.

Lugal, şehir örgütlenmelerinin devlet biçimine kral olan kişiler olmakla, gücü tekeline alan bir yönetim şekliydi. Yani teokrasi (kral rahiplik) diyeceğimiz anlayışı tarihi süreçler Lugallerle, tekçi olan süreci yöneten yapının içine koymuştular. Teokrasinin oluşmasında, güçler çekişmesini ve bu çekişmelere dek oluşan değişme, dönüşme istenen yapının, tarihi süreçlere konmasıyla izlenmektedirler.

Bir rahipler gücü olan okülte yorumları; lugal krallara vermekle; krallar sosyal kültürün anlayışınca kutsallığın kaynağı ve kutsal olmanın kendisi olmuşlardı. Lugaller, kutsal olanın gölgesi ve temsilcisi olmuşlar. Sonra kutsal olanın bizatihi kendisi olmuştular.

Devamını Oku
Bayram Kaya

12-]Yani salınım yapışla kesikli sınırlı çeşitlenen bir anlama ve olaylar, kullanım süresi sonunda giderek sönümlenecek olan bir varyasyonu, sizin genelleme yapar olma yanlışlığınız, onu öyle (fikir özgürlüğü) kılmaz.

Tekillikler çoksanıyor, çokluklar da yeni ilişkiler organizasyonu ile tekil entegrasyonlarla; insanlığın tek dini gibi sosyal kültür anlayışına, dönüşüyordular.

Süreç birleşme ve ayrılmalarını; kendi kendine girişmeleriyle “tekillikleri” birleştirerek çoklaşmayı başlatıyordu. Çoklaşmalarını da re organize ederek, yeni tekillikleri ortaya koyan bir dinamizmiyle kesikli (sınırlı) ve sürekli olmanın işleyişini ortaya koyuyordu. Her bir süreç, bir öncekinden devinişle yepyeni bir ilişkiler ağıyla, ayrı bir anlama, ayrı bir işleyiş ve düzlem devinmesiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

28-]Sizin öznelliğiniz sosyo toplumsa sisteme girdi ve irade olurken; küçük ve sınırlıdır. Ama sistem çıktısı size dönerken, sizin keyfi davranışlarınızla olamayacak denli büyük ve sizin keyfi oluşunuz içindir.

Nesnel ve öznel ilişkiler, zorunlu bağıntılı ilişkilerdir. Zorunlu bağıntılı ilişkiler kırpılan, sınırlanan, frenlenen kayıplarla karşılanan ilişkilerdir. Ama kazanımlar çok büyük olmaktadır. Ve tekil olanın kendi keyfiliği içinde oluşla asla kazanç yapamayacağı denlibüyüklükte ve muazzam genişliktedir.

Bu nedenle sistem girdisi başlangış hareketi için sizin özel, öznel ve keyfi oluşlarınızdan kayıplarla başlar. Bu kayıplar sistemin devinim enerjisini düzenleyen kayıplardır. Bir kısım öznellik, keyfilik ve özel yaşamlarkaybı sistemin başlangıç girdisi karşılanma kayıplarıyken.

Devamını Oku
Bayram Kaya

5] Soyut olarak, günümüzdeki toplumsal ait eşme, bir bilinçli toplumsal sözleşmedir. Toplumun ve toplum eğitiminin, gelişmesi ile bu bilinç artmıştır. Böylece ait eşme bir zenginlik yaratma ve bu zenginliği paylaşmaktır. Yani zenginliğiniz bir tarafta oluşurken, diğer tarafta bunun paylaşımı olan demokratik standartlarınızı (paylaşım ve hukuk, ahlak ilkelerinizi) sağlamakla oluşacaktır.

Eğer yönetenle, toplumun biati söz konusu olsa idi, ne uzlaşmaz sınıflar; ne de derin sınıf farkı ve ne de temel huzursuzluklar kalırdı. Çünkü bunlar kimi kimine göre rızıkları farklı verilenlere inanılması türünden olacaktı. Bu tür bidati oluşumlar sorunu halının altına süpürmedirler. Topluma refah ve gelişme olarak yansımazlar. Olsa olsa biat, toplumun olası hak isteklerine karşı, bir korku bir sindirmenin, bir itaatin, halka; çekiç güç olarak yansır olması ve halkın sesinin çıkmaz oluşudur. Biati kültürde, demokratik talebiniz olamaz. Çünkü demokratik talepler biatinize aykırı olacaktır.

Toplumsal otoriteler de ise, biat yerine aksine yönetenler, toplumsal akideye bağlı kalmakla, toplumsal sözleşmenin, hukuk aşmasına tabi olmakla yükümlüdürler. Yönetimin kendisi, sözleştiği toplumun ait leşmiş bir gücüdür. Tepede toplumun gücü (hukuk) vardır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir abadı tufanla
Baskılanır afakanla
Ne umutları damda düşer
Sırasıyla birer ikişer
Bir gömlek giyer
Yer ağız

Devamını Oku
Bayram Kaya

21] Neden altı gün sürmüştür? İttifaka giren grup sayısı altıdır da ondan. Her bir gruptan bir kişi, haftanın bir günü kurban edilecektir. Yedinci günü de bu hafıza silme operasyonunu halk tarafları, ancak dinlenerek demlenip sindirilecektiler. Yani insan hafızası nadasa çekilerek dinlendirilecektir.

Kendilerini böylesi törenle karşı gruba katmış oluyorlardı. Şölen, ittifak grup sayısı kadar günler boyunca sürüyordu. Gruplar kendi aiti olan kurbanının etini yemiyor, kanını da içmiyordu. O gün kurban veren grup üzüntü ve açlık çekerek (oruç tutarak) içlerinde verdikleri bu kurbanı, saygınlaşıp; keder acısını taşıyorlardı. Bu, ittifakların uzlaşma yapabilmeleri için, halkın eski etnikçi ya da bir önceki toplumsal aidiyetçe hafızalarını silme operasyonları idi. Yani yap yeni bir yaratılış anlayışı idi.

İki toplum nesnel girişimlerden ötürü veya ekonomik ilişkilerden ötürü kendiliğinden bir tür ittifaklara zorlanıyordu. Karşı toplumlar, ittifakı yapılıyordu. Çoban toplumlarla, bir yerleşik toplum arasında oluyordu. Veya bir yerleşikle- diğer bir yerleşiklerin arasında ittifak oluyordu. Ya da bu birleşmeler aktüel çevrenin çoban ve yerleşik toplumlarıyla; çapulcu olan, yağmacı, harami grupların, ganimetçe çapul hırslarından korunabilmek için de çoban ya da yerleşiklerle bu yağmacılar arasında da ittifaklar olabiliyordu. Veya her üçünün arasında da olabilecekti.

Devamını Oku