Kısacası özel mal, mülk edinme; haksızlık, hırsızlık yapma; gasp etme, hile yapma; harama el uzatma; zalim olup zulüm etme gibi mülkiyetçi oluşmaların tezahürünü, animistin bilmesine olanak yoktu.
Ölükle hesaba çekilme, mülkçü, köleci çelişkinin adaletçi duygusu oluşla; bunu bir animistin bilmesi olası değildir.
Malı müsadere edilmiş (haksız el konmuş) bir güçsüzümüz; bu dünyada sağlanamayan kişi haklarını öte dünyada kurulan divan ile sağlayacaktı. Bu anlayış ancak, özel mülkiyetin zulmü karşısında zayıf olanın yansıyan bir anlayıştı belagattir.
Bir adama düşerim, bir madama
Olurum uzletim kadarla ülfet
Ne acayip olurum, tüm ilişkiler
Oduma dâhilen yükümle külfet
Dur tutmam, bahar aylarıdır
Bazen yazar her aynı konu içeriklerine dönüşle, o konuya bir paragraf ta olsa; bir cümle de olsa yeni ekler yapar. Yani tekrarilik hem bir pekiştirmedir. Hem de o konu içeriğinde olacak yeni bir ek yapan özelliki inşadırlar. Yani yazarın yeni bir tanım, yeni bir bağıntı söylemek zorunda oluşudur. Sözgelimi; totemizm içindeki alanları belirtmek, söylemek zorunda oluşu gibidir.
Doğada, her yerde benzer olan şeyler; temelde görece durumlar içinde de bir özel durum düzenlenişti yansıma oluşun süren ortak dinamiğidirler. Süren dinamik, elbette modam od oluşla temeldeki olan şeylerin bire bir kopya yansıması olmayacaktı. Örneğin; sosyo toplumsa yapı içindeki alan kavramıyla; elektronikteki alan kavramları; anlamca benzer alansa da benzerlik bir ÇEKİM olmaktan gayri, bire bir birbiriyle, aynı değildirler.
Artık sosyo-toplumsa alan içinde insanın duyguya batışı oluşla hoşlanılan bir noktası; alanın yön akış hız, zamanını yavaşlatır. Bu hissi yer akışın yığılma yaptığı noktalardır. Alan içinin, bir baştan bir başa kat eden uzamı; bu yığılmaların oluşmasıyla engeller; alan yolunun hayli uzamasını, gecikmesini; alan yolunun direnç ve fren noktalarını oluşturacaktırlar.
Bir âdemi yer
Birini bağıra basarken ser.
Hoşça kal şişmanlığım
Derken ben
Seninle başlar pişmanlığım
Çok Sevmenin Acısına Bir son Verin
Haydi, bir düş düşleyelim.
Bir şeyi dilediğimizce sevelim.
Bencilce özgürce.
Paylaşıkça nispet için:
Hücre enerji kullanarak içte düzenli, istikrarlı bir ortam oluştururken, düzensizliğini, yani atığını dışa atar. Hücrenin dışa düzensizliğini atarken enerji girdi bağımlılığına da ihtiyacı vardır. Bu yüzden, hem enerjiyi dıştan ithal etmek hem de düzensizlik, atık ihracı yapmak için, dışla bağlantılı ve bağımlıdır. Bu aynı zamanda hücrenin dışarısı ile iletişmesidir. Yani hücrenin dışla enformasyon haberleşmesidir. Yani bu bağıntılı ve bağımlılıklı bir girişmedir.
Toplumların işleyişi de bu temel ilkeler bazında yürür. Örneğin toplumun diplomasisi bu bağlamda diğer toplumlarla bir bağıntı ve bağımlılığın ve bir dışla ilişkilenmenin enformasyonudur.
İnsan yapımız, bu tür bileşenlerle, toplum, halk ve ilk sosyal birlik yapı gibi, üç ana dal üzerinde gelişmiştir. Bu gelişme, benzer ortak temeller üzerinde, farklılaşan somut ve soyut (öznel) birikim girişimlerle olmaktadır.
Etnik kültürlerin kendi tarihi vardır. Toplumsal kültürün girişen insanlık tarihi vardır. Etnik kültürlerle birlikte, sosyal ve toplumsal gereklerden bir coğrafyayı savunuyorsanız, o coğrafi kültürlerin, geçmiş ve haldeki girişen bir mirasçısı ve müdavimi olmak zorundasınız.
Buda zaten toplumun üst yapısına soyut sosyal emek olarak yansır. Toplumsal güce, girişen aktarımlarla değerlenir. Artık bu değerleme etkileri her yapıdan olan katkıdır. Ama hiç bir yapı da kendi yalınlığı ile olmayan yepyeni bir toplumsal sahiplenme kültürüdür.
Bir elektriksel devinim, bir ses enerji devinimi ile giriştiğinde yeni enerji kuantları, ne elektrik enerji devinimidir ne ses enerji devinimidir. Yeni girişiminiz, ikisinden de, kimi özellikleri taşımanın yanı sıra her birinde bulunmayan yanları dahi taşır olacaktır. Bu bir doğa yasası zorunluluğudur. Kişi baz da, toplum baz da ya da inorganik baz da, ne doğa yasalarından arîyizdir; ne de girişme sonucuyla doğa yasasına indirgenir aynılığızdır.
28-]Sizin öznelliğiniz sosyo toplumsa sisteme girdi ve irade olurken; küçük ve sınırlıdır. Ama sistem çıktısı size dönerken, sizin keyfi davranışlarınızla olamayacak denli büyük ve sizin keyfi oluşunuz içindir.
Nesnel ve öznel ilişkiler, zorunlu bağıntılı ilişkilerdir. Zorunlu bağıntılı ilişkiler kırpılan, sınırlanan, frenlenen kayıplarla karşılanan ilişkilerdir. Ama kazanımlar çok büyük olmaktadır. Ve tekil olanın kendi keyfiliği içinde oluşla asla kazanç yapamayacağı denlibüyüklükte ve muazzam genişliktedir.
Bu nedenle sistem girdisi başlangış hareketi için sizin özel, öznel ve keyfi oluşlarınızdan kayıplarla başlar. Bu kayıplar sistemin devinim enerjisini düzenleyen kayıplardır. Bir kısım öznellik, keyfilik ve özel yaşamlarkaybı sistemin başlangıç girdisi karşılanma kayıplarıyken.
Burada ensiyi, patesi ile eşlemek ve onu da lugale eşlemek tarihiliği ve gelişmeyi; anlamamakla eş anlamlı olur. Ensi kentlerin ortaya çıkmadığı zamanların ki, köy tipi yerleşimlerde sıra ile yönetimin başına geçen yapı dönemlerini de içerir bir tanımlamadır. Patesiler döneminde kentler oluşmuş, gevşek bir kentler birliği ortaya çıkmıştı. Kentler birliği başı olan patesiye göre diğer krallıklar ensi durumuna doğru gerilemiş yardımcılardı.
Lugal, şehir örgütlenmelerinin devlet biçimine kral olan kişiler olmakla, gücü tekeline alan bir yönetim şekliydi. Yani teokrasi (kral rahiplik) diyeceğimiz anlayışı tarihi süreçler Lugallerle, tekçi olan süreci yöneten yapının içine koymuştular. Teokrasinin oluşmasında, güçler çekişmesini ve bu çekişmelere dek oluşan değişme, dönüşme istenen yapının, tarihi süreçlere konmasıyla izlenmektedirler.
Bir rahipler gücü olan okülte yorumları; lugal krallara vermekle; krallar sosyal kültürün anlayışınca kutsallığın kaynağı ve kutsal olmanın kendisi olmuşlardı. Lugaller, kutsal olanın gölgesi ve temsilcisi olmuşlar. Sonra kutsal olanın bizatihi kendisi olmuştular.
12-]Yani salınım yapışla kesikli sınırlı çeşitlenen bir anlama ve olaylar, kullanım süresi sonunda giderek sönümlenecek olan bir varyasyonu, sizin genelleme yapar olma yanlışlığınız, onu öyle (fikir özgürlüğü) kılmaz.
Tekillikler çoksanıyor, çokluklar da yeni ilişkiler organizasyonu ile tekil entegrasyonlarla; insanlığın tek dini gibi sosyal kültür anlayışına, dönüşüyordular.
Süreç birleşme ve ayrılmalarını; kendi kendine girişmeleriyle “tekillikleri” birleştirerek çoklaşmayı başlatıyordu. Çoklaşmalarını da re organize ederek, yeni tekillikleri ortaya koyan bir dinamizmiyle kesikli (sınırlı) ve sürekli olmanın işleyişini ortaya koyuyordu. Her bir süreç, bir öncekinden devinişle yepyeni bir ilişkiler ağıyla, ayrı bir anlama, ayrı bir işleyiş ve düzlem devinmesiydi.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...