Mücevher
Saklama kabında taşınır.
Banilik soma avatarıyla;
Şu dünyada vurgun yerle kasınç (kramp)
Ana gibi cazibeyi seçmek
İnşanın Basit Kuralları
1-Karaya çıkmanın dış ortam şartları nedeniyle özelde yumurta tavuktan çıkmıştır.
Yalınlığın Olası Girişmesi
Tavuk yumurtadan çıkmıştır ya da yumurta tavuktan çıkmıştır gibi verilecek bir cevap merakımıza bir bilme olacaktır. Ancak anlama olmayacaktır. Bu yüzden öğrenme severler için bir düşünme fırtınası içine gireceğiz. Ve cevabı hem biz oluşturacağız hem de öğreneceğiz. Biz çok şeyleri biliyoruz da, hiç anlamıyoruz!
Güz günleri
Etrafı soldururken
Yürür günle, durur günle
Bir yayla yürürüm
Bir de dağ
Bir adama düşerim, bir madama
Olurum uzletim kadarla ülfet
Ne acayip olurum, tüm ilişkiler
Oduma dâhilen yükümle külfet
Dur tutmam, bahar aylarıdır
Kısacası özel mal, mülk edinme; haksızlık, hırsızlık yapma; gasp etme, hile yapma; harama el uzatma; zalim olup zulüm etme gibi mülkiyetçi oluşmaların tezahürünü, animistin bilmesine olanak yoktu.
Ölükle hesaba çekilme, mülkçü, köleci çelişkinin adaletçi duygusu oluşla; bunu bir animistin bilmesi olası değildir.
Malı müsadere edilmiş (haksız el konmuş) bir güçsüzümüz; bu dünyada sağlanamayan kişi haklarını öte dünyada kurulan divan ile sağlayacaktı. Bu anlayış ancak, özel mülkiyetin zulmü karşısında zayıf olanın yansıyan bir anlayıştı belagattir.
Bazen yazar her aynı konu içeriklerine dönüşle, o konuya bir paragraf ta olsa; bir cümle de olsa yeni ekler yapar. Yani tekrarilik hem bir pekiştirmedir. Hem de o konu içeriğinde olacak yeni bir ek yapan özelliki inşadırlar. Yani yazarın yeni bir tanım, yeni bir bağıntı söylemek zorunda oluşudur. Sözgelimi; totemizm içindeki alanları belirtmek, söylemek zorunda oluşu gibidir.
Doğada, her yerde benzer olan şeyler; temelde görece durumlar içinde de bir özel durum düzenlenişti yansıma oluşun süren ortak dinamiğidirler. Süren dinamik, elbette modam od oluşla temeldeki olan şeylerin bire bir kopya yansıması olmayacaktı. Örneğin; sosyo toplumsa yapı içindeki alan kavramıyla; elektronikteki alan kavramları; anlamca benzer alansa da benzerlik bir ÇEKİM olmaktan gayri, bire bir birbiriyle, aynı değildirler.
Artık sosyo-toplumsa alan içinde insanın duyguya batışı oluşla hoşlanılan bir noktası; alanın yön akış hız, zamanını yavaşlatır. Bu hissi yer akışın yığılma yaptığı noktalardır. Alan içinin, bir baştan bir başa kat eden uzamı; bu yığılmaların oluşmasıyla engeller; alan yolunun hayli uzamasını, gecikmesini; alan yolunun direnç ve fren noktalarını oluşturacaktırlar.
Bir âdemi yer
Birini bağıra basarken ser.
Hoşça kal şişmanlığım
Derken ben
Seninle başlar pişmanlığım
Çok Sevmenin Acısına Bir son Verin
Haydi, bir düş düşleyelim.
Bir şeyi dilediğimizce sevelim.
Bencilce özgürce.
Paylaşıkça nispet için:
Hücre enerji kullanarak içte düzenli, istikrarlı bir ortam oluştururken, düzensizliğini, yani atığını dışa atar. Hücrenin dışa düzensizliğini atarken enerji girdi bağımlılığına da ihtiyacı vardır. Bu yüzden, hem enerjiyi dıştan ithal etmek hem de düzensizlik, atık ihracı yapmak için, dışla bağlantılı ve bağımlıdır. Bu aynı zamanda hücrenin dışarısı ile iletişmesidir. Yani hücrenin dışla enformasyon haberleşmesidir. Yani bu bağıntılı ve bağımlılıklı bir girişmedir.
Toplumların işleyişi de bu temel ilkeler bazında yürür. Örneğin toplumun diplomasisi bu bağlamda diğer toplumlarla bir bağıntı ve bağımlılığın ve bir dışla ilişkilenmenin enformasyonudur.
İnsan yapımız, bu tür bileşenlerle, toplum, halk ve ilk sosyal birlik yapı gibi, üç ana dal üzerinde gelişmiştir. Bu gelişme, benzer ortak temeller üzerinde, farklılaşan somut ve soyut (öznel) birikim girişimlerle olmaktadır.
Etnik kültürlerin kendi tarihi vardır. Toplumsal kültürün girişen insanlık tarihi vardır. Etnik kültürlerle birlikte, sosyal ve toplumsal gereklerden bir coğrafyayı savunuyorsanız, o coğrafi kültürlerin, geçmiş ve haldeki girişen bir mirasçısı ve müdavimi olmak zorundasınız.
Buda zaten toplumun üst yapısına soyut sosyal emek olarak yansır. Toplumsal güce, girişen aktarımlarla değerlenir. Artık bu değerleme etkileri her yapıdan olan katkıdır. Ama hiç bir yapı da kendi yalınlığı ile olmayan yepyeni bir toplumsal sahiplenme kültürüdür.
Bir elektriksel devinim, bir ses enerji devinimi ile giriştiğinde yeni enerji kuantları, ne elektrik enerji devinimidir ne ses enerji devinimidir. Yeni girişiminiz, ikisinden de, kimi özellikleri taşımanın yanı sıra her birinde bulunmayan yanları dahi taşır olacaktır. Bu bir doğa yasası zorunluluğudur. Kişi baz da, toplum baz da ya da inorganik baz da, ne doğa yasalarından arîyizdir; ne de girişme sonucuyla doğa yasasına indirgenir aynılığızdır.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...