Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Siz, toplum olaraktan-sosyal yapı olaraktan, insanı neyin içinde bulundurursanız, insanlar onun özlemini tutarlar. Artık özlemler insanların, bu anılarının ve hayallerinin yaşantı aştırılmasına değin olan hayal ve beklentiler ile dolar, taşar. Artık bunlar yaşantımız içinde biricik erdem değeri olmuşlardır. Ve yaşantımıza değin güzelliklerin çekim gayesi olup çıkmışlardır. Ve dahi artık, bunun saygınlaşması ile sosyalce devinmeye başlanılır. Bunlar insanların gözetmesi gereken erdemleri olmuştur! Olmamalılar mı?

Elbette hiç bir sosyal oluşma, erdem değerleri oluşturamadan ya da oluşturamadan, gerçekleşemezler. Erdem (ahlak) sosyalin bağ dokusudur. Ve erdem, sosyal olanın çekikleşme, haberleşme kanalı, faz devinmesidir. Başlangıç koşullarının kişiye, gruba dek, kişisel serbestliklerin yerini; girişen, organize olan sosyal birlikler ve toplumsal örgütlenmelerin kırpılan ahlaki ve erdemse değerleri alacaktı. Sosyal oluşum ancak ahlakıyla devinerek, gelişmelerini ve diğer gelişmeci devinimlerini ortaya koyarlar.

Toplumsal devinmeler ve bunun sağlayışlarının özel ve genel yaşantı aştığı alan olan sosyal (halka değin) yaşam alanı, genelde eşitsiz gelişmeler üzerine zaman zemin devinmesi olan inşalarıdır. Yani az veya çok olan, yoksunluklarınız ve kıt olurlularınız üzerine, bina edilirler. Ne elinizde yoksa onların ele geçirilmesi değil de, ele geçirilir olabilecek günlerin sevinilmesi size tutum edilir. Söz gelimi doğru dürüst bir giysiniz yoktur. Hoş bayram denen özel günlerde de, pek pek giyecek bir şeyiniz de yoktur! Ama o günün hatırına binaen; 'el içine çıkacaksınız' diyedir, giysiniz ya yıkanmıştır, ya ters yüz edilmiştir. Ne bileyim ben, giysiyi, her gün özrü ile giyerken, o gün için bir yerleri düzenlenmiştir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu türcü sosyal toplumsal bayramlar, muktedirliklerin, yapabilirliklerin, yaşanmakta olanın kendisine güvenin yarışmaları içinde olmaktadır. Yine bayramlar, sosyal toplumsal katılımcılıkla ben de varım diyebilenlerin, bayramı, olmaktadır. Değilse katılamadığınız bir ilişki düzenine değin olguları hikâye ederek anlatışlarla ağlamalarla, sembolizmini gözetir olmak demek, günceli yaşamaktan bihaber siz olmakla eşdeğerdir.

Bayramlar toplumsal muktedirlikler gibi ya da evrensel sevinçlimeler gibi daha genelce sevinişlerle olmalıdır. Ya da daha yerelce yapabilirliklere kavuşulması olmalıdır. Yani insan olmanın güncel muktedirliklerinin bayramı olmalıdır. İnsan olmanın belirmesi nasıl sınırsızsa ve sonsuzsa bayrama dek beklentilerimiz günümüzde ve gelecekte de, farklı farklı olması ön görülmektedir. O halde bayramların da sevinçlime olguları özelde sınırsızdır. bayramlar sadece tekil günlere sıkışmış, tekilce ve geçmiş edimleri kapsar olmaktan çok güncel edimlerin bağlantısı içinde olmalıdırlar. Bu yüzden sevinççe bayram olguları oluşturabilme nedenlerimiz de, sonsuzdur. Bu gibiden pek çok edimce olmaların, pek çok bayrama dek kutlamalarının da, pek çok çeşit bayramların olacağı da aşikârdır.

Sağlayış muktedirlikleri aynı olmayan toplum ve sosyal yaşam (halkçı) katmanlarının, duygu birliklerini aynı günde, aynı düzey ve düzlemde kılar olmanın sanal duygu birliğini, bir örnek kılamazsınız. Yani, bir varsılla bir yoksula değin bayram bilinci beklentileri hep aynı olmaz. Sınıfsal sosyal ve toplumsal yaşantıya dek aşmaların; rezonansa gelmiş bir ortak duyguları ve ortak ihtiyacı muktedirliklerine değin devinmeleri olmaz. Farklı sınıfların ortak birlikçi duygu ve ortak birlikçi sağlayışları olamaz.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Çevresiyle sağlamayan kişi için, kişinin çevresinin kutsallığı yoktur. Kişi toplumuyla, sosyal yapısıyla sağlatıyorsa; o yapı kişi için kutsaldır, vatandır. Yani dokunulmazdır. Kişi için kutsal olan da budur.

Kişi erken dönemden beri grubuyla, sosyal yapısıyla, sonra da toplumuyla hep sağlayış içinde olmuştur. Kişinin sağlatamadığı yapı cennetler(!) adına ne derseniz deyin; sağlasan olamayan kişimiz için hiçbir şey ifade etmez olacaktır.

Bu nedenledir ki kişilerin; canım sana feda dedikleri şey olan asıl yurt ya da vatanlarından sağlayışlar yapamadıkları için ayrılışla, diyar elleri vatan tutarlar. Çünkü buralarda en temel düzlemle sağlanma içinde olmaktadırlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Alkış tutar, inanımda
Baharları diken korduk
Gül açmazdı bağımızda.

Ne umutlar büyütürdük
Gün üşür, sıcak ısıtmaz

Devamını Oku
Bayram Kaya

Seni bağışladım.
İstediklerim oluyor.
Neyine dinginlikte,
Rahatsızlık.

Öyle ki,

Devamını Oku
Bayram Kaya

Girişen uygulama toplumun yasaları ile belirlenmiş bir talep edilmedir. Ya da kişilere dek hak edişleri, yine toplumun kendi öz denetim mekanizmaları sayesinde, kişiler sağlayışlarının takibini yapmak da, toplumsal demokrasinin gereğidir. Ezen ezilen giriştirmesini, razılıklı kılan, ortalama bir anlayışla kabul edilir tutumdurlar.

Kişi hakları gerçeklenmesinin toplumsal takipleridirler. Bunun yanı sıra, yine; kişiler hak edişlerini, kişilerin kendi bireysel başvuru yollarını kullanıyor olmalarının hak olması da, güncel somut bir demokratik uygulamadırlar. Demokrasi; bu istemlerin ya da talepleşmelerin, kişiler düzeyinde de, takip edilebilir olmasıdır.

Toplumlar, demokratik kazanımlarınızı; kendi yasalarıyla belirlemiş olması, yapılırlık ve yapılmazlıkları içerir. Bunların tümü demokratik kullanımdırlar. Komşunuzun bağırmamasını isterken; bağırma, komşunuz açısından bir yapılamazlıktı sınırlanma olurken, bunun ihlali durumunda sizin de, komşunuzun bağırmamasını istemeniz de, yapılabilirlikti bir demokratik haktır. Şu halde demokrasi; yapabilirliklerle ve yapılamazlıklardan gerçekleşen zorunlu bir uygulamadırlar. Demokrasinin bir yüzü sınırlanma ve yasağa doğru doğarken; diğer yüzü de kullanıma, hak edişe doğru doğar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Değerli Ö.Ç.M

Yorumlarınızı sanırım silmişsiniz, ilişkin sayfalara baktım yoktu. Sayfamda 2 yorum var görünüyür ama biri silinmiş. Ama ben size verdiğim sözü tutmak için yazımı tekrar yayınlıyorum. Sorunuz denemelerim sınırı içinde ve kapasitem dahilinde olursa bilgileri paylaşmaya hazırım.

Yorumunuz: “””Bayram Bey; yazıyorsunuz ama şu soruma doğru cevap verin. Kurtuluş Savaşı'nı yapan bu yüce millet lâik olmak için mi, yoksa Batı'nın kokuşmuş, kültürümüzle uyuşmayan,ahlâksız değerlerini kabul etmek istemediği için mi savaştı? .Lâiklik referandumla halka sorulmadan, emr-i vâki ile getirilmedi mi? Mâdem demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Ben de size bu soruları yöneltiyorum.Bana irticacı, mirticacı demeye de kalkmayın. Çünkü ben Fransızca Büölümü mezunuyum,Batı kültürü aldım ve hayatta Kur'an Kursuna dahi gitmedim. Ben dâima mazlumun yanında oldum ve halkla iç içe yaşadım, yaşamaya devam ediyorum. Lâiklik ve Sekülarizm arasındaki farkı incelemenizi istiyorum. Taşıma suyla değirmen dönmez. Üstün sınıflar niçin halka sormaya korkuyorlar? Halk lâikliği seviyor mu? Sevmiyor mu? Tatil günleri cumartesi-pazar mı olsun? Benim sâdece bir oyum var. Netice olarak bu aziz millet bunca zulmü hak etmedi. Allah yardımcımız olsun,bizleri her yere çöreklenmiş Ergenekon gibi çetelerden korusun.Hoşçakalın.””

Devamını Oku
Bayram Kaya

Devrimler hep mahzundurlar
Yüz döküşünden
Bu yüzden ıslak bakıp
Rahmet gibi yıkar adamı

Mutluluk çağlarının eşiğinde de olunsa

Devamını Oku
Bayram Kaya

7-]Ancak, toplumların mümini olmaz. Toplumun bireyi vardır. Toplumdaki bireyin içinde taşıdığı inancı vardır. Ama inancı toplumda aktif olamaz. İnanç toplumda bireyler içti dünyasının düşünmesidirler. Söz gelimi toplumsa üretim alanı içinde, bireyler hiç bir inancı soyut anlamalarını kullanamaz. Ne bir vida sıkma işinde yararlanabilir; ne bir radyo devrelerini tamir ederken yararlanır. Ne de makinanın dişlilerini yağlarken, kullanacağı teknik donanımıdır. Ne kundura üretmenin bilgisidir.

İnançlar, ne de bir eğitim öğretim alanının deneyse ve edimse bilimsel plan, proje, anlama öğrenme metot ve ilkeleri içinde bir yol ve yöntemin kullanımıdırlar. Bu yüzden bu inanca dek bireyin öznel içti taşımaları sadece toplum içinde etkin olamayacaktır. Herkesçe paylaşılabilir, zorunlu bir karşılıklı yüküm edilme toplum üretimi değildirler. Toplumsal gücün zorunluluğunu içermezler.

Oysa toplumsal olan, toplumsal gücün organizelerini zorunlu kılar. Toplumsal olan toplumsa olanın dışında sağlanamazdır. Bu sağlanışların kendisini direktife eden, sizin isteminiz dışınızda olan bir icbarı vardır. Toplumsal yüküm aksadı mı, giderek zincirleme bozulmalarla toplum biter. Oysa bir inançlar özelinde, sizin türban takmanız ya da takınmamanız toplumsal sağlayışların, bir umuru ve gereksinmesi değildirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Saliseyi beş geçe
Saliseye ellibeş kala
Cahil, eşeğe binse, yüke dahil

Sayım suyum yok
Demekten öte ne var

Devamını Oku