Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Şu halde kopya noktalar, hem birbirleri ile bir ilişki ve bağıntıdırlar. Hem aralarındaki "olanın olmayanı denen boşluğun gerilme yüzeyi olan belirsiziyle sıçrayan bir ilişki ve bağıntıdırlar.

Kopya noktalar bir kopya noktadan diğerine genleşmeyi veren üssel olamlaydı. Genleşen olamla açılım ya da sünme git veya itmenin açılımı olmakla; bu açılmayı geri çağıran, geri düşen gel hareketi de çekim ilişkisiyle bir bağıntıdır.

Karışıklık olmasın. Patlayan sünme aniden nonilyon değer olan sıcaklığın genleşme veya şok dalgası olan açılımdı. Geri çağıran ya da geri düşen gel hareketi de zirvede olan sıcaklığın soğuyan nicel durumuyla mutlak derceyse kadar düşecek olan enerjinin büzülen kıvrılan sıcaklığının genleşmeye uzamaya sünmeye karşı kısalan boyuydu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Varoluşun yolculuğu büyük patlamanın (bıgbengin) bir üst değerleri de olabilen "trilyonlarca derece" değere sahip bir sıcaklıktan başlayıp; soğuyarak (ısı kaybederek eş deyişle firenden boşalarak) alt değerlerine doğru inerek bugüne geliyordu.

Evren "sıcaklıkla işe başladı". Sıcaklık ısı olan parça değerlerle yoluna koyuldu. Isı bir parçacığın sahip olduğu enerji ise; sıcaklık birçok parçacığın bir arada girişen ısılar toplamıydı. Isı zaten sıcaklığın parçalı, frenli oluş niceliğiydi.

"Sıcaklık farklı ısı değerleri girişmesinin toplam değeriydi" Sıcaklık içinde bulunan farklı ısı değerleri bu farklı ısıl, dalgacık, salınım nedenle değişir dönüşür.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Enerji trilyonlarca derece değerlerden gelen ve yüksek olan her bir sıcaklık ya da ısı değerli saf enerjili durumdu. Enerjinin düşüş yönü eğimdi. Ve evrensel oluşun akış yönüydü. Her şey düşüş aşağı oluş yönündeydi.

Örnek olarak söylersek; 1 000 000° › 999 999° sıcaklığa doğru bir baskı ve basınç olmakla evrensel damgalı süreç oluşun akış yönüydü. Yani metaforik söylemle söylersek değişme kaçınılmazlığı içinde değişmeyen ölür.

Evrensel sıcaklığın düşüşü olan oluşan baskı ve basınç, evrensel oluşun yönüydü. Evrensel bazda bunun tersi yokuş aşağı olan enerjinin o anlık durumunda daha fazla bir enerji karşılanmasıyla olasıydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Her hangi bir durumu, her hangi bir eylem biçimi içine sokan enerji akışına karşı, aynı anda o akışı önleyecek zıttı durumuyla akışı durdurmak isteyen karşı etki durum vardır. Bu durum sürtünme etkisi veya direnç etkisi veya firen etkisidir. Firen etkisi de biriken yığılan potansiyelle yeniden aşılır.

Akış yapan kuvvet ve akışı durduran kuvvet; o akışı yığıp biriktiren bir sürtünme enerjisidir. Sürtünme enerjisi de kendi çevresinde bir enerji depo alanına (EMK) dönüşür.

Depo edilen eş deyişle elektrik gibi bir enerji biçimiyken manyetik alan gibi başka bir enerji (alan) biçimine dönüşen bu potansiyel enerji de duran eylemi hareket ettirmek, hareket eden eylemi de durdurmak isteyen kuvvetti. Enerji dönüşlüydü.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yani hayat karada, yürüme ve tırmanmayı gereken ortamdı. Karadaki engelli alan içinde yüzme eylemi tıkanma, yığılmaydı. Karada engellenmeye, baskılanmaya uğrayan yüzme eylemi; bu ortama denk düşen yürümeyi, tırmanmayı belirli yapıp seçecekti.

Siyah renge devinme veren frekans salınımı, beyaz rengin frekans salınımlarıyla belirli, seçili, girişme ve yansıma olacaktı. Su salınımlı bir ortamın frekans dalgalanması da yüzme eylemli frekansın titreşim sayısına denk düşen dalgalanma ile seçili, belirli, uyum durumu olacaktı.

Bunlar birbirini gerektiren, birbirini çağrışan, birbirini eksikli kılmakla birbirini tamamlayan olgu ve olaylardı. Tepe çukur gibi birbirini tamamlamanın zıt ve eş yönlü ve potansiyel durumlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ortam çeşitliliğinin ilki doğaydı. Doğanın kendisiydi. İkinci ortam çeşitliliği hayattı. Sosyo toplumlardı. Sosyal toplumsal özne ve sosyo toplumsa bilinçti. Özne ve öznel bilinçti. Üreten sosyo toplumla özne-nesnel çeşitlilikti.

Kişi-kişi ilişkisini verecek bağlanımın ilk kuralı, bir kişi diğer kişi yanına gelirken fevri davranışın etkin oluşu ile değil, “ortaklaşan duygu ve davranışla yaklaşır” olacaktı. Buna sosyo kolektif neden; ya da sosyo kolektif yaklaşmalı bağlanım, diyoruz.

Sosyo toplumsa yaşamla karşımıza "birbirinin eksiğini tamamlayan ortaklaşan öznel anlama" çıkacaktır. Yani kişinin günlük zorunlulukları olan karşılanmalar diğer kişiler üzerinde, birbirini tamamlayan eylem aktlarına dönüşecektir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Artık büyüklerin dünyasında bir olgu ve olay belli bir yüzey mekân hacminde belli bir zamanla vardı. Geçmiş gelecekle vardı. İki boyutlu yüzeyin hacim üzerine eğilip bükülmesi, yepyeni ikili durumla, ikili çelişki ve ikili devimle hem bir sorundu. Hem de yeni bir olanaktı.

Yüzey gerilimi, yüzey alanını iki ayırtı olan zamanla, genleştiren bir gerilmeydi. Yani yüzey büyümesini yapan genleşme, iki ayırtın çarpımı olan ifade kadar bir, genleşme, büyüme gerilme yüzeyiydi. Eğer gerilme yüzeyini veren ayıtlar eşitse yüzey gerilmesi bir ayırtın karesine eşit sayıydı.

Bitişen iki ayırtın, önce yön farkı veren potansiyel ile bir gerilimi vardır. Aslında↕gibi bir boyutu veya ↕gibi bir ayırtı belli bir açıyla (↳,↱↲) gibi büker veya (O) gibi yuvarlarsanız ya da (L,M,Z,∿) gibi kırıklı, sinüsoidal hale getirirseniz bir boyuta “yön farkı” verip iki boyutlu potansiyel durum gerilimini ortaya korsunuz.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Üç boyutlu bir yüzeyin üç ayırtı birbirine eşit olan bir a sayısıysa; hacim (a. a. a) olur. Yani hacim a3 olan bir değerdir. Kapalı yüzey gerilimlerine karşı iç oylum gerilmesiydi. Yüzeyler gerilimi hacim gibi bir iç gerilimle zorlanıp genleşiyordu. Yani yüzeyin alan gerilimleri a2 iken iç oylum gerilimi a3 tür.

Böyle olunca iç oylum olan hacim, dış yüzeyi oranında küp farkı kadar fazla bir gerilimle dış yüzeyi gerer. Dış yüzey iki yönlü “yön ve hız farkı” olan vektör gerilmesi hacim gerilmesiyle yüzeyi yırtar, böler.

Yüzeyin parça kısımlarını oluşan en ve boy bir etkileşimdir. Bu etkileşim en ve boy arasında yüzey gerilmesi ile belirlidir. Belirlilik bir ölçme değerlendirme olup belirlenmedirler. En boy etkileşimle alan gerilimi iki kat artarken, en, boy, yükseklik etkileşimli hacim gerilmesi üç kat artıyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Gün boyu besin bulma faaliyetinde olan paydaştı kişi, doyacağından fazla besini bulmakla diğer kişiler için de depo besin temin ediyordu.

Kolektif alan birbiri üzerinde sağlasan olan paylaşmayı, birbiri üzerinde takas eden kolektif süreçti. Kolektif süreç artık zaman ve artık ürün ortaya koyuyordu. Günümüzden itibaren bu geri iz üzerinde geçmişe bakarız.

İşte totem alanın bu tür artık zaman ve depo enerji biriktirmesi yepyeni bir girişmeydi. Ancak kolektif tutumlarla ortaya konacak böylesi bir üssel durum, kolektif alanın iç hacim gerilmesiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İki boyutlu yüzeye bağlı alan, üç boyutlu hacmin germesiyle yırtılıp bölünüyordu. Bu bölünmeyle yüzeydeki bölüntüler arası bir durumla girmiştir. Bu girişme, az çok iç ve dış etkiye maruz kalan bir bölüntüler arası bir çeşitlilikti (mutasyondu).

Bir sosyal süreci ritüelime etmek ya da sembolize etmek veya ayinleştirme işi o süreci ibadeti kılar. Sosyal ritüeller anlaşılmaz olana bir anlaşılma bir anlatma olan bağlamdır.

Ritüeller neye bağlamdır? Bir olgu ve olayın öncesini sonrasına; geçmişini şimdiye dönüşen anlama ve anlatımlara belirsiz olan olgu ve olayları anlama, anlatıma ve eyleme bağlamdı.

Devamını Oku