Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

69
Yıldızlı göğün gözlem gerçeği olan groteski duygu ve izlenimler Enuma Eliş anlatımları olan zamanın içinde, sözcük olarak tanım dahi değildi. İnsanlık başının üzerinde bulunan göğün, kişilerde uyandırdığı groteski imajları kişilerde oluşmak dışında kişiler, göğü söylem olarak belirten bir yaklaşımla değildiler.

Yıldızlı gök söylemleri Enuma Elişi aktaran yaratılış anlatılarından çok sonralarında yorumlandı. Yıldızlı gök tanımları yorumlanırken inşacı olan ittifakı yaşamı belirten ittifakı yaratan zamana ait hiçbir süreç, kavram ve bilgi ortada yoktu.

Devran değişmişti. Devran yaratılış üzerine oturmuştu. Yaratılış üzerine oturan göz, kendisini görememekle referans olan yaratılış gerçeği de unutulup gitmişti. Yaratılışla ilk ittifakları oluşan temel referansı unutan süreçler monarşin, oligarşindi. Monarşin, oligarşin ilik, kişi sahipli kendi referans gücünü bilip tanıyorlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

70
Su içindeki balığa yüzmeyi öğrendi deme kavramı olur mu? İşte emperyalist süreç içinde emperyalistlerin yeryüzüne duhul etmişlerdi, Zaten emperyalizmin alemlere sokulmalarıyla bu durum emperyalistlerin alem içinde olmalarıydı.

Zaten alem olan alem içinde olan ganimetle olan birine de üreten ittifakın çevresinde olanlar anlamına gelen ön ittifaklı yaratılışın alem tanımları, emperyalistlere bom boş gelecekti. Emperyalist benden öte olmayan benim dışımdadır demekle alem sözcüğünü de sistem dışına uçuracaktı. Alem sözünü inanca dek gaip alemine, yeryüzü olmayan öteki aleme, gökyüzü alemine atfedecekti.

Eski kavramları şimdiki zaman içinde yeni anlamıyla kullanmanın üçüncü bir nedeni de kolaycılıktı. Bu kolaycılık bilinenden bilinmeyene faydacılık olup, hızlı sonuç almaydı. İnsanın bilinci uzun zaman içinde söylem olan kategorize edici kalıplar içinde, yeni olanı çok kolay öğrenme yapıyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İşte tarihsel gerçekliğin seyredişi olan gerçek hikayesi olan filim burada kopuyordu. Burada El aksiyonu devreye giriyordu. Kolektif birim zamanlı kolektif bir artık güç donanımı olmadan, nimetlerden yararlanmak ta (!) ne rızk vardı. Ne rızk veren vardı. Bunlar ancak kolektif bir güçle olasıydı. Kolektif hareketin iş bölüşümü içindeki kolektif birim zamanı size ilk depo enerjiyi vermişti.

El kolektif gücü, kolektif birim zamanı ve kolektif artık zaman süreci kolektif oluşu anmadan, hatta kolektif oluşa lanetler okuyarak; kolektif gücü, kolektif aklı kendi gücüm kendi aklım diye ilk başa koyuyordu. Kolektiflik dendi mi (ortaklık, paydaşlı dendi mi) nevri dönüyordu. Kendi deyimiyle yer, gök sarsılıyordu.

Doğa tümel bir güç ya da enerjiydi. Tümel güç, tümel enerji kendi üzerine kendi nicelikle iç etkilerle bir akıl ve akımlıktı. Akımlık bin bir tür bir belirim ile bin bir tür açı yön ve bin bir tür bir yol tutmanın iç hacim seli, patlayıp çatlamasını dışa vurdu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

54
Bu durumda ineğin ne doğurması kendindendi. Ne inek üreten ilişki içindeydi. Ne ineğin üreten ilişki üzerine olan inşası vardı. Ne de ineğin yavruya bakıp, yavruyu gözeten bilgi sel yönelimi kendisindendi. Böyle olunca da hiçbir inek buzağısına veya danasına "iki elim yakanda” gibi böylesi vahşi ve manevi cebir ile bir baskı ve basınç uygulamaz.

Bu dilek köleci sistemin getirdiği durum ve açmaz olmakla kişilerin evlatlarını garanti görmesi normal görülebilir. Ancak sorunun çözümü, süreci başlangıç referanslarına göre doğrultma yapmanın yaklaşımı bu değildir.

İnsan dışındaki kimi canlılarda görülen sürü yaşayışı, toplum değil topluluk yaşayışıdır. İnsan dışındaki çoğu canlıların groteskilik öncesi algıları vardır. Bunun nedenle çoğu hayatların kolektif birim zamanlı üreten ilişki düzenleri, kolektif birim zamanları ve buna bağlı kolektif bir ortak aklı yoktur. Üreten hareket kaynaklı, iyilik kötülük değer yargıları da yoktur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Öylesine tek yanlı anlayışlar içinde, öylesine koşullu ve öylesine telkinlere açığız ki, köleci söylemlerden oluşan anlam, anlatım kalıplı düşüncelere öyle alışmışız ki; başka türlüsünü düşünmek adeta aklımıza gelmez.

Çünkü deneysel olan, tarihsel olan, uygulama olan güncel mitlerle bizlerde gizlenir. Kesikli bilginin yerine inandırma, şartlandırma olanları geçer. Kişiyi kendisine çekecek olan bilme ekseninin yerine, öğreti öğütler konur.

Groteski dönem anlamaları kişisiydi. Kişinin kendisinden kendisine doğru olan anlam ve anlatımlardı. Hem deneyden geliyordu. Hem hayalle rüyayı ayırt edememekten kaynaklı kurmaca algılardı. İlk inanç kaynağı denebilir. Groteski kalıplar içindeki kişi o inancı sınırlı sonlu yapar. Böylece sınırlı sonlu düşünce kişiyi sükûnete erdirir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Genelde özne nesnel ağırlığın denge merkezleri kritik değerli sağlamalardan oluşur. Sağlama eylemleri yap diyen yaklaşımı ve yapma diyen sakınımları esas alır. Denge merkezi bu tür bindiriş ile olan anlayışlarla oluşurlar.

Böylece totem alanlı ağırlık merkezine kesikli sürekli birçok bindirişler yapıldı. Ağırlık merkezi kişiden bağımsız kişinin dışındaydı.

Ağırlık merkezi nötrdü. Kendi içinde nötr olan dünyanın merkezi, dışta bulunan şeyleri nötr merkeze doğru çeker. Bu durum canlılar dünyasında kendi içinde nötr bir bütünlük olan ineğin aslanı kendisine çekmesine benzeşen bir akli koşutluk kurmaktır. Sosyo toplumlarda da kritik değerleri sağlatmakla oluşan nötr ağırlık merkezli eksen, kişileri kendisine çeker.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif üretim, kolektif ilişki; mülk sahibinin mülkü içinde, mülk sahibinin lütuf ve iradesine bağlı “izinname” alarak kişisi çalışmalara dönüşüyordu. Oysa ilk kolektif inşa ortaya konurken kimseden izin alınmıyordu. Kimse de izin vermiyordu. Böylesi bir izinnameyi söyleşir çevresel etki de yoktu.

Köleci tutum içinde kişilere çalışma izini verme süreci, kişinin kolektif alan ekseniyle olan temel paydaşlığına da uzandı. Vaat, rızk, kader gibi El sözü olan köleci kavramlar, kolektif tutumları istenilen yöne doğru çekecekti.

Karşılıklı yükümle birbirine göre üretme işinin yapılır olduğu yerde kim kime lütfediyordu? Niçin lütfedilecekti? Oluşma tarihi içinde böyle bir inşa kuralı yoktu. Üreten yapı içinde böylesi bir araya geliş, yasası; var mıydı?

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mülksüzlerin birikmişi yoktu. Mirası da yoktu. Ama siz üretmesi ile kolektif olan bir yapı içindeydiniz. Üreten ilişki ortaya konana dek eş anlı denkleşen eylemlerle olmak. Birbirine göre olmak. Birlikte, ortaklaşa ve haberli organize davranmak. Paydaş olmak. Kolektife göre olmak gibi tutumlarda kolektifi oluşuşun yasaları geçerliydi. Kolektif yasaların geçerli olduğu alanda da hala, zorunlu olarak kolektif sorumluluk ve kolektif mirasın etkisi ister istemez üzerinize yansıyordu.

Koşullu öğrenmede koşul ortada kalksa bile etkisi bir zaman sürer. Hatta kişilerde süren bu sanal etkiye sığınma bu etkiye teslim olma (rücu) eğilimi de vardır. Bu sanal ve koşullu öğrenme duyumu nedenle sizler üzerinizde etkisi süren bir ruh ve psikoloji içinde güdümlüydünüz.

Efendi oluş ta beliren bu güçlü ve kolektif eğilimi ortaya koyan kolektif güce sahip olmanın muktedirliğiydi. Efendi kurnazlığı içinde istismar edilen durumlar şunlardı. Köleler de efendi gibi mala mülke sahip olma imrenesi oluştu. Bu imrenme, bu eksiklik, efendi gözünde tuzaktı. Efendi bu tuzakla vaat etti. Vaat sözler kölelerde vaat edene rücu eğilimine dönüştü.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Neden? Çünkü kolektifi güden düşünceler başkaydı. Aile kavramını güden düşünceler başkaydı. Aile kolektif üretim şekli değildi. Aile kolektif güç te değildi. Kolektif bir güç olmayandan, kolektif gücün kapasitesini beklemek mi? İşte bu kurulan ve hile olan tuzaktı. Muhtaçlık kontrollü olan illüzyondu.

Köleci sistem içinde aile evlatlara güvenceydi! Ama ebeveynlerde de kolektif yapı içinde farkına varıp; bilincini edindiği kolektif akıl vardı. Bu akıl, şimdiki ebeveynlerin yaşlılığına dair konulardı. Kolektif sorumluluk şimdiki ebeveynlerin başına gelebileceklere karşı geleceğe duyulan sorumluluktu.

Şimdiki ebeveynler kendi başlarına gelebileceklere karşı sigorta olan kolektif sorumluluğun velayetini köleci sistem içinde kendi çocuklarında arayacaktılar! Çelişki de buradaydı. Kolektif olanı, kolektif olmayanla, aramaktaydı!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tüm bu anormaller köleci sistemin ihyası için kaçınılmaz olan arazdılar. Ve bu arazlar bu tür yol akışı için üssü durum içinde olan belirmelerdi. Aslında yanlış olan arızalar değildi. İnşa kolektif amaçlı özne nesnellikti. Sürecin öznel belirleyeni kolektif özgecilikti. Ve kolektif özne, inşanın kurucu öznesiydi.

Kısacası sağlatan ve üreten kolektif yapı öznesi, kişi değildi. İnşanın amacı kişisi değildi. Süreci kolektif oluşla belirleyen özgecilik ve üretimin yasası kişisi değildi. Yani süreç kişi bileşimli, kişi katılımlıydı ama bileşimi ortaya koyan eylem özne kolektif özneli kolektif amaçlı kolektif özgecilikti.

Kolektif süreç kişilerle, kişi çekendi kuvvetlerle başlayacaktı. Kişi çekendi kuvvetler içte kritik değer belirlenmeli yönelimlerle, dışta grup eğilimiydi. Kişilerle başlayan yönelim süreçler biz istesek te istemesek te kolektif oluşuma ulaşacaktı.

Devamını Oku