Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Yeni dini sistemler, hep bu sembolizmdi putlaşan algılar üzerindeki sekanslarla işlev eşecekti. Güncel yeni biçimleriyle; birbirine göre esnek hareket eden (sekansların) çalıştırılması üzerine, ittifakı olan yenisini oturtacaklardı. Yeninin kendisi putlaşacaktı. Peygamberler (sosyal ahlakçılar) bu tür kimi puttu olayları mücadele olarak eline alıp, put tanımlaması üzerinden, bunlarla savaşımını yapmıştırlar.

Böyle geçmişte toplum yaşamında hayati önemi olmuş bir toplumsal uygulama, zamanla yeni bir toplumsal uygulama ile eski olan gerileyerek, yeni olan, halkın tutumu şekline gelmiştir.

Bu tür uygulamalar üzerinde, dinler, neşvü nema buldu. Ve içerisinde zengin deneyimlerin çıkarıldığı bu alanlar insanlığın geniş müktesebatlarıdırlar da. Bu müktesebatlar alanı, o toplumların, kendi ortak devinim rezonans eksenleridirler. Bu alanların, ahlak kriterlerine dönüşebilmesi nedeni ilen de, insanlığa hitap edebilir bir argümanların, biçimlenişi olmaktadırlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Giden günler dendi mi?
En içte bir yerlerde tel kopar
Kiriş kırılır…

Suret eder düşünmelerim
Çocukluğum,

Devamını Oku
Bayram Kaya

Evrensel başlayışın bütünlüğü kendi durumunun içindeki niceliş bağıntısıyla zıtların birliği ve çelişmesi özgücüyle yansır. Sözgelimi ilk patlayışla tirilyon derecelik bir ışıma ve ışık bütünlüğü kendi içinde tirilyon derecelik bir ışımadır. Sizin onu bir ölçüm anında teorinin gözüyle ölçmeniz olanaklı oldu diyelim.

Bu ölçülen enstantane zamanı dondurduğunuzda ölçümün derişiminde tirilyon derece bağıntısıyla ölçmenizin kaçınılmazlığı vardır. Ve anlık tirilyon dereceli nitelik oluşun içinde kırınımlı davranan kozmik çorbanın bir derece dahi olmayan; derecenin ntirilyonda, tirilyonda, tirilyonda biri gibi bir minimal esamisi olmaz böylesi bir ısı ve sıcaklıktı farkın, esamisini taşır dağılımlar olacaktırlar.

Size dümdüz olan bir alanda mini mini su damlasının akmasına pürüz olan bir esamisi okunmaz ilişki, esami olur bir ilişki bağıntısı gibi durumları ortaya koyar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Birbirine değinişte olan alan bölgeleri; bir grup insanların, karşı grup insanlarıyla temas yapmasını önlüyordu. Bu tür değinim alanı, her biri için böylesi tehditçe olan durumları az çok izole ediyordu. Bu bölgelerin belli bir yeri diğer karşılaşmalara göre karşılaşmaların sık ve yoğun olduğu özenli yerdi. Şehir meydanı, bir düğüm merkezi gibi en çok sakınılan, dikkatle gözetilme edilen yerdi. Yalıtım alanı, alan içini dokunulmaz kılıyordu. Alan içi “alanlanma” yapar olmanın da kümesiydi.

Sakin, sükûnu ve güvenli küme alanı, ittifaklardan da önce oluştu. Grup totem ürünlerinin ziyan olan, artı veren yansıması bir yandan grup nüfusunu artırırken diğer yandan da karşı grubun şerrini kırmak; öfkesini yatıştırmak gibi vesile nedenlerle yansıdı.

Bu vesilece nedenler bu türden öznelliklerle hediyeleşme oldular. Hediye sunmalar yalıtılmış güvenli bölge içine kondu. Bir grup kendi sunumunu bölge içine bıraktı. Diğer grupta bu sunumu kabule yanaşmakla kendi karşılık sunumunu da oraya bıraktı. Süreç bu tutumun sıklaşır olan yinelemeleriyle güvenli ve sakıncalı bölge içine alan etkisini biriktirir nitelikte oldu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tapınak alanların icma etkisi; her bir gruba, gruplar arası sınırın kesim noktalı alan etkisi oluşuyla, bir “dış etki olarak alan etkisini” ortaya koymaktadırlar. Grup insanları da kendi içlerinde; gerek sosyal öğrenme, gerekse iç egolu kaygı sal öğrenmeler nedeniyle de bu etkiye cevap olacak duyuş almaçlı algılayıcılarını, zaten taşımaktadırlar.

O halde dıştan kesim nokta etkili girişme içteki sosyal öğrenmeli ve egoya denk düşen kaygı temelli öğrenmelerle eğimleşerek; alan etkisi (basıncı) yapıp, totem alan yönünde (tapınak alanının içinde) kesikli sürekli davranışlar düzenlenmesine dönüşüyordu.

Tapınak kültü, ittifak içinde; kült merkezini (tevhidin merkezini) , tevhidin merkezine imanı ve ittifakı girişmeyi oluşan süreçtir. Bu süreç kendi alan boyutu olan kendi alanlanma, alan aştırma devinmesini ortaya koyuyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ey insan oğlu
Bir ara etnik
Sen sentez ürünüydün
İstemesen de...

Bir uğraktı

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sanı kanı her zaman her yerde var
Boş olduktan, anlamsız solduktan gayri
İnsanlığımladır üreten ilişkilerim kâr

Tarihi ve tarihselliği bilmezsen serde
Öznel tasavvurdan kinini tutarsın

Devamını Oku
Bayram Kaya

Özel bağıntısı içinde bir hareket hiçbir şekilde kendisini sonsuz kılamaz. Şu veya bu şekilde bir sönümletilmeye uğrar.

Bu sönülebilme bir karşılaşma dirençliği oluşun firen ve fitre hareketine tabi kılınmakla, firen direnç hareketli eylem, ısıya dönen enerji süreçleri gibi belirimler verir.

Enerji dönüşümlü sönülebilen süreçler, kesikli sürekli olmaya uğrar. Ya da bir ortam salınımı, sanki hareket alanının sonuna gelmiş gibi akis oluşun geri dönüşüyle sönümlenir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu aidiyet girişmeler, hem etnik, hem ittifak özelliği taşıyan tanrıça (İnanna'nın) göğsünde süt içme ile temsil ediliyordu. Yeni aidiyetliği, etnik halklar; bu sembol dönüşme üzerinden, kavrayıp anlıyorlardı. İnanna hem ata totem inancını kendinde toplamış, bir inanç riti idi.

Hem de yeni toplumun (etnik birleşmelerin) bir sembol geçiştirme ve dönüştürme meşruiyetlik anlama ilişkisi, yasa (ve töre) işlevli idi. İnanna verimlilik ve bolluktu. Bu anlayışla ittifak eden toplum teşkilatlandıkça verimlileşiyordu da.

Bu yüzden etnik ırki kimliklerle toplumsal aidiyetler, farklı simge veriler üzerinde işlerlik kazanırlardı. Toplumsal sözleşme olanla, siyasal sosyal sözleşme olan karıştırılmamalıdır. Toplumsal olan, temel, asli ve işler olandır. Şimdilerde, Sosyal siyasal sözleşmeler, toplumsal sözleşmenin üzerine olan, bir lüks tüketimdir. Lükslerde zararlı işlemeye başladıkça tasarruf edilirdir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Halk sokakta ağlayabilir. Halk meydanda feveran edebilir. AB müktesebatına imza attığınızda halk doğrudan değil ama dolaylı oluşla, bunun sevincini nasıl sokağa taşırıp seviniyorsa; Soma felaketinin de acısını doğrudan değil ama dolaylı taşırmasıyla sokakta olacaktır. Bunu ayırt edemediniz mi, öfkeniz sahaya iner.

Toplumsal bilinci oluşmuş bir halk, bakanın; "485 kişi kurtarılıp; kimi sedyeyle hastaneye götürüldü; kimi de yürüyerek ocaktan çıktı gitti", demesine itibar etmez. Bakan da böylesi toplumsal bilinci oluşmuş bir halka da çabucak hemen bu cümleyi kurmaz. Hem de; "durumu 301-302 sayısıyla kapatacağız" cümlesini ifadelemez.

Bu ne demek şimdi? Koskoca devletin bakanına inanılmaz da sokaktaki sade bir zerzevatçıya mı inanılır? Hayır, ikisine de değil.

Devamını Oku