Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Hissetmezsiniz de
Tek tek konarlar
Hayatın dalına
Birikince çok ve kalabalıklar
Çekilmez olurlar
Onca goncaları

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bugünde bir esinti yazayım dedim.

Ha dedi, ol demi dikkat ile meyl ettik
Duyduk ki sözü; ne ham idik, ne de yettik

Demi olda kırar rüzgar, yatışır hemle

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mevsim olacakla sürpriz
Ay olacakla sürpriz
Yaşanacakla sürpriz
Telmihi bilmem
Kırmızıda geçmekle, yeşilde durmak
Kurallı ve kuralsız sürpriz

Devamını Oku
Bayram Kaya

Cahilliğinden başka
Cahil için her şey olası

Ha su buzdur; ha buz da su
Toplum sürüdür; sürü de toplum!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tabu da aynen böyle, biyolojik uyum gibidir. Tabu kişinin kendi sosyal çevresine uyumudur. Zaman ve zeminin değişmesi içinde, tabucu izlek, körü körüne bir izlek put durumuna düşmektedir. Sosyal yapı içindeki tabucu gelişme, biyolojinin çevre içindeki gelişmesine karşılık denk düşmektedirler. Tabu insan algısının sürekli değişken işlevle bir uyumlanması iken, put bu uyumlanmaların gelip geçen, donmuş, tarihsel göreliği içinde ve tarihsel işlev ilişkisi ile kalmış halini, kullanır olmaktır.

İnsanın sosyal birlik içindeki, dışa yönelimleri, birliğin ortak yönelim kullanımına doğru açık olan bir iletişime kanalıdır. Kendi dışında değişip dönüşen bu onlarca olan sosyal tabudur noktası, totem simgesi ile birleştirilmiştir. Artık totem konuşan, konuşulan, somut noktalar kümesinin varlığıdır.

Şu unutulmasın totem kendi sosyal ortamının birleşen olgu algısı ise de, ilerideki ittifaklar içinde, ittifaka katılan her bir diğer sosyal birliklerin farklı totem anlayışları ile birlikte çoklu bir algının kendisi olacaktır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İşte bu yüzden Arap coğrafyasının kimi Yesrip (Medine) , Hayber, Yemen, Taif gibi birçok yerinde, eski köleci ilişkiler tavsamıştı. Bu değişmenin, bu yeni olan düşüncenin, yeni ilişki biçimi olan bir demokrasinin, halka ve köle sahiplerine anlatılması gerekiyordu. Bunların halkça anlaşılır ve benimsenir olması demek; eski inanç ve yaşamlarına alışma koşullarının, bırakılması demekti!

Eski alışma şartlarında kurtulmanın kendileri üzerinde yaratacağı travmasından ötürü, yeni olanın doğrudan söylenmesi çok zor oluyordu. Açıklayamıyordunuz. Yeniyi legal ize edemiyordunuz. Yeni yavaş yavaş olacaktı. Feodalizmin gelişmesi için de eski köleci ilişkinin kısmen kalkması lazımdı.
Sosyal bünye bu oluşma ile helva yapmalıydı. Ne yapılabilirdi? Helvayı yapacak bir kıvılcım gerekli idi. İleri yön olan feodal uç, size kölelerin azadını ve kölelerin kimi sağlanan haklarından, köleler sanki kiracı imişler gibi bu sağlayışları yapmalarını, öngörüyordu.

Bu haklar, kölenin kendisi için de üretim yapmasıydı ve kölenin kendi üretimi olan ürününü satıp, kazancını harcayabilmesi gibi devrimsel başarılı bir ileri yöndü. Tüm bunlar iyilikti merhamet acıma duygularıyla değil, yeni ilişkinin, zorunlu bir demokratik atılımlarıydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Her zaman ve zeminin kendisine özgü düzlem süreci, kendi süreçleri sonuna doğru bu çok aşmalarının (fraktal kırılmaların) tekrardan bir tekil eşmesini ortaya kordu. Totem yapı gökten gelmemişti. İnsanın, çevre tarafından güdülmesi vardı. Ve insanların sağlayışlarının karşılanmasındaki duygular çatışması vardı. Çatışan duyguların giriştiği bir anlamalar aktı olan, mana algısı ile sosyal birliğin basınç gücü vardı. İşte bu mana algısı ile sosyal birliğin baskıcı güçleri, totemin somut kaynağıdır.

Bu tekleşen ve çokla şan yapılar insanlığın, hiçbir zaman; eski düzlemlerinin, düzeydi tekillik ve tikellikleri olan bir durumları değildiler. Zaman ve zemin aşamasının getirdiği girişmeler ortamın, tekleşse de çoklarsalar da, kendisine özgü, zamane ortam devinmeleriydiler.

Başlangıçta çeşitlilik ittifakların doğurduğu bir yapılanma idi. Teklik bu yapılanmaların çatışmacı baskısından birlik kardeşlik bilincini çıkarma idi. Değilse bu çeşitlilik, insanlığın etnik yapılarını tekleştirerek, toplumları ortaya çıkarmasından sonra da tekrar toplumlar içinde etnik özellikler üzerinden, serbest eşmeleri gibi anlamak, hiç mi hiç değildir. Başlangıcın çeşitliği yapının tekleşen süreci içinde nicele nişlerin çokla şan bir çelişkili birliğidir. Yani yapının korunan bir sürecidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yeni olan tutum, sosyal algı anlamında kendi totemdi tutumunuzun, karşı totemdi tutumlara göre retçi yaklaşımınızın ön yargısıdır. Söz gelimi Hitit Kralı Suppiluliuma da kendi tutumlarını kültür olayı sayarken, karşı toplumların tutumunu da tam bir cahillik (cahiliye) sayıyordu. Avrupalıların karşı toplumları vandal saymaları gibi. Bu bir tarihi sosyal anlayışın kendisini, yansıtması olan öznel gerçekliğidir.

Arap’ın, geçmişten gelen sembolizmdi çok sıkı bağlılıkları vardı. Bunlar gelişen Arap coğrafyasının dinamiklerini taşıyamayan, eski alışmalarını sürdüren inancı, puttu, klik tavırlardı. Bir tavır, kendi yeni putlarını inşa etmek için, elbette eskileri, eskiliklerinden ötürü cahillik ya da cahiliye dönemi ilişkileri sayacaktı. Bu görece de doğru idi. Bundan doğal bir şey olamazdı da.

Elbette yeni de bir takım doğru yanlar taşımakla beraber, cahillikleri de içeriyordu. Geleceğe göre cahillik olacak kutsanmayı da içeriyordu. Yeni olan; eski cahillikleri kendisine hıfzeden bir devinme alanı olmakla kendi sürekliliğini oluşturacaktı. Şimdiki yeni, gelecekle çelişecek olan, yeni cahillik putlarını da ortaya koyacaktı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yeni dini sistemler, hep bu sembolizmdi putlaşan algılar üzerindeki sekanslarla işlev eşecekti. Güncel yeni biçimleriyle; birbirine göre esnek hareket eden (sekansların) çalıştırılması üzerine, ittifakı olan yenisini oturtacaklardı. Yeninin kendisi putlaşacaktı. Peygamberler (sosyal ahlakçılar) bu tür kimi puttu olayları mücadele olarak eline alıp, put tanımlaması üzerinden, bunlarla savaşımını yapmıştırlar.

Böyle geçmişte toplum yaşamında hayati önemi olmuş bir toplumsal uygulama, zamanla yeni bir toplumsal uygulama ile eski olan gerileyerek, yeni olan, halkın tutumu şekline gelmiştir.

Bu tür uygulamalar üzerinde, dinler, neşvü nema buldu. Ve içerisinde zengin deneyimlerin çıkarıldığı bu alanlar insanlığın geniş müktesebatlarıdırlar da. Bu müktesebatlar alanı, o toplumların, kendi ortak devinim rezonans eksenleridirler. Bu alanların, ahlak kriterlerine dönüşebilmesi nedeni ilen de, insanlığa hitap edebilir bir argümanların, biçimlenişi olmaktadırlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Giden günler dendi mi?
En içte bir yerlerde tel kopar
Kiriş kırılır…

Suret eder düşünmelerim
Çocukluğum,

Devamını Oku