Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Kolektif alan iş görmeyi zorunlu eder. Kolektif alan zorunlu sağlatmaların iş görmesi üzerindedir. İş görme ve bir işi olma kolektif bileşimin mutlak özelliğidir.

Yine kolektif bileşimin özelliği içinde "kolektif birim zamanlı" oluş vardır. Kolektif birim zaman da kolektif zamanın mutlak özelliğidir.

Kolektif birim zamanı da iş organizesi içine ekleyelim. Sistemin tekniğinde ve otomasyonlarındaki gelişmeler kişileri işsiz kılmakla, kendisini oluşan mutlak özelliğe karşı olacaktır! İnsanların daha çok işsiz kalacakları doğru ama bu bir yanılsamadır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu öneklerimiz, kavrama bağlamında örneklerdir. Bir boyutlu alan ipliksi kuantlardı. İleri geri çizgisel devinmeye izin verir. Zar yüzeyli kuantlar iki boyuttu. Hem bir boyutlu eylemleri içeriyordu. Hem bileşim yüzeyli gerilimle vardı. Hem de bileşimi veren yüzey ile sağa sola salınımlı devinmelerle olunabiliyordu. 

Bir boyutlu alanı oluşan çizgisel fizik bir başlangıçla ileri doğruydu. İleri olanın geri olana göre bir farkı vardır. Bu fark nedenle ileri ile geri arasında bir farktan ötürü bir potansiyel oluşuyordu. Fark potansiyel de iplik kuanta, zar yüzeye yük bir yük etkisiydi. Fark potansiyel bir enerji dönüşümü olmakla her iki boyut üzerine basık biçimde yüzeyin kendisi gibi olukla yansıyordu.

Her sağa sola yapılan salınımlı hareketler, aynı başlangıç noktasında tersi bir salınımla vardı. Tersi bir soyut boşluk enerjisi durumla vardı. Burası geri olmaya bağlı gecikme açısından oluşan girişmelerin boşluk salınımını ortaya koyar. Böylece iki salınım arasında açı momentine bağlı bir fark potansiyel durum oluşur. Bir ve daha çok fark potansiyele sahip bir durumun enerji alan etkisi de, yük akışıydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İmlası olmayan bir yazı ile yazılan makale tam bir anlaşılma olmaz. Bu nedenle ve teorik olaraktan imlasız yazı, imla benzetimi yapan vurguları olmadan da bir konuşma olmaz. Bir çalışma için imla, ön koşuldur.

Fakat bir fikri çalışma için imla asgariden bir durum iken, bir makale için tüm hücceti ile belirecek bir imla o makale için asıl olan hedef değildir.

Hiçbir makale, tüm belirimiyle imla becerisini göstermek için yazılmaz. Ancak bir makale, asgari imla koşulunu yansıtmalıdır. En az imla koşulu makale yazacak yeterliliğe gelmiş kişilerde, illa aranır bir durum değildir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yazılarımı takip eden okur şunu da iyi anlamış olmalıdır. Hiçbir eylem hiçbir niceli ilik ve hiçbir kendi oluş sür git kendi oluşla kalamaz. Azalan şey azalan yönde, çoğalan şey çoğalan yönden sür git olmaz. Tersine süreçlerle birbirine dönüşürler. Artan eyleme karşı azalma yönünde bir etki; azalan eyleme karşıda artırma yönünde bir etki oluştuğu bilinendir.

Bu diyalektik kendi olanın, kendi üzerine, kendi etkimesidir. Kendi olanın kendi gibi kalma eğilimi içinde tutmanın baskı ve basıncına karşı, kendi olanın kendi gibi kalmaması yönünde oluşan bu baskı ve basınç etkisine karşı eylemsizliğin verdiği tepkiydi.

Gülen bir kişi bir süre sonra anlaşılmaz nedenle ya da anlaşılmaz bir ruh haliyle birden ciddileşir. Sonra da ağlar! Ağlayan kişi de ha keza böyledir. Bir ara sakinleşir. Sonrada birden hiç anlamı yokken kahkaha ile güler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İlk totem meslekleri yalıtımlı olan bir totem grup içinde dışa kapalıydı. Bu nedenle, zaten grup içi gizli bir öğretiydi. Ön ittifak içindeki bir totem grup mesleği de hem yalıtıma grup olmaktan gelen totem yasalardan ötürü gizli öğretiydi. Hem de gruplar arası takasa ve üretici var oluşla yöneten karar veren irade nedenle yine gizli bir okültizm öğreti durumundaydı.

İlk mülk sahibi olucu inşa ve süreçler içindeki efendi köle ilişkili mülkiyetli oluşmalar, özel mülkü koruma ve özel mülkün yöneten iradesi olma bağlamıyla da giderek bugünkü devlet mefhumuna gelişi güncel ilişkiler içinde adım adım inşa edecekti.

Özel mülkiyet yani El mana anlayışı zor kullanmaydı. Havuç ve sopa olmanın vaadiydi. Baskı ve korku ile yıldırmaydı. Devlet te "adalet mülkün temelidir (mal sahiplerinin hakkını korumanın temelidir)" demekle bir yanıyla zor kullanıp baskı ve korkuyu da oluşacaktı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir yazı çalışması adının makale diye başlaması o yazıyı makale kılmaz. Yazılanların tümünün kaynağı hurafe, hiçbir bilimsel mantığı ve tarihi referansı yok. Bir makaleye bilimsel makale demekle o çalışma bilimsel makale olmuyor.

Bilim dedin mi de biraz fizik, biraz kimya, biraz biyoloji, biraz evrim, biraz elektronik, biraz görecelik, biraz kuantum ile bilimsel felsefenin çoklu bağıntın sistematiğini bileceğiz. Hiç değilse makale yazmanın hareket noktası, başarabildiğimiz kadarla bu yol üzerine olmalıdır.

Güncel referansı İncil de Rig Veda da Tevrat ta Zend Avesta da vs. almayacağız. Çünkü bunlar kurucu ve iradi inşanın referansı değil köleci inşanın öznel referanslı uygulama tutumlarıdırlar. Ya da ön yargısız durum içinde bunların akılcı, bilimsel, tarihsel bek raundu olan geri beslenme süreçlerini, ortaya koyacağız.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Balı tutana kadar
Vaat etmişti sıfatına.
Sindirememiş te yutmuştu
Koyuldukça haline
Tanışıkça olduğu müşerrefi.
Şimdi çıkarıyordu kusa kusa

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu yazı bir uygarlığa bakış yazı dizimin içeriğinde olup ta, yayınlanmayan kısımlardan birisidir.

Şimdiki süreç; sizin gerinizde olan süreçle, içinde olduğunuz konjonktür girişmeli süreç bileşimidir. Bireşim; geçmiş olanla haldeki yeryüzü efektli süreçlerinin ortam karılaşması girişmeli bireşimdir. Haldeki sentez sizi geliştiren süreç olmaları nedenle geçmişle çelişirler. Frenlenirler ve seçme ayıklamaları yapılır.

Yani totem dönem, atalar deneyimi oluşun uzak geçmiş anıları (arkaikti) olmakla gerilerinde gelen tek yanlı bir süreçti. Bu nedenle totem yapı, atalar deneyimine sıkı sıkı bağlıydı. Şimdiki deyimle, totem dönem de sıkı bir muhafazakârlıktı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci sistemin açık vaat olan zihniyet söylemli, düşüncelerin gerisindeki gizli olanı, kafasının arkasında olan düşüncesi neydi? Hiç kuşkusuz ki köleci ilişkilerdir. Kutsanan, açık olan, adalet diye söylenen sözcüklerin altında güdülen ve sürdürülen amaç köleci ilişkilerle olan sömürünün devamıdır.

1-İslamı vaz edenlerin (İslam’ı ortaya koyanların) şehirlerin anası dediği "ummul kura" sözcüğünün “cürüm alanı” kabilecilik ve kabileci etniklikten öteye gitmeyen bir anlamdı. Bundan ötürü bu vaz edilişin ortaya konduğu alan çok çatışmalıydı.

Nerdeyse tek geliri kervan (tüccar) soygunları ve bir tür ganimet geliri olan (tedip-saldırı-keşif-korkutma yıldırması olan) seriye saldırıları nedenle alanın içi çok kaoslu olan bir durumdu. Yarımada da vekaleti peygamberlikler cirit atıyordu. İşte böyle bir durumda şehirlerin anasını oluşan alanın çevresi içinde, kaostan kaçınıp, düzenli enerji salınımları olan bir yapı içine geçilmek isteniyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

6. yüz yıl Arap Yarımadası klik bir tarihi yaşam dilimi oluşla gelenekleri bağlamında, neredeyse özel sosyal yaşamlı insan gruplarının faunası olma durumundaydı. Özel yaşamlı insan faunaları; bir kesim sınıfın ticaret yolu ile ticari girişmelerinin karşılaştığı kültürleri, bu izole duruma getirip az çok eklemlediler.

Ne var ki ithali olan kültürler karantina yaşamlı bu duruma; uzun vadede pek bir etki edemedi. Bu fauna petrolün üzerinde oturmak kadar çok çok zengindi. Ama üzerinde oturulan şey kullanılamıyordu.

Kadınların çok eşliliği, soy totemciliği, panteon sergiciliği vs. gibi bir yığın konularıyla çoğu gelenek, tutum ve yaşantılımaları bağlamında Arap Yarımadası; kendilerinden önceki 2000’lerin adeta sosyal jurassic Parkı durumundaydı.

Devamını Oku