Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Yaklaşık 8 bin yıllık zaman boyunca kaderleri yaratan El düşüncesi sürecekti. El inancını oluşan mülk sahipliği düşüncesi her El ortamında ortak düşünceydi. Veya ortak El düşüncesi her yerde sıratı müstakimdi. Bu sıratı müstakime göre “fitne ortadan kalkıp yeryüzü sizin El ‘ininiz dini olana kadar“ size vuruşma (kıtal-savaş), emir olundu” diyordu.

Tanrı fikri böylesi birçok periyodik söylem ve anlatım salınımlarıyla, yavaş yavaş, günün icabı sorunlara göre binlerce kişinin beyin fırtınası düşünsel emek katkılarıyla; ilmek ilmek örülerek ortaya çıkıyordu. Ama kafa karışıklıkları bir türlü bitmiyordu.

Çünkü sorun başka yerdeydi. El fikri kolektif kapasite gaspı üzerine kuruluş bir mülk sahipliğiydi. Fitne buradaydı. Fitne emek gücünün boğaz tokluğuna gaspındaydı. Fitne mülk gaspı yoluyla kitleleri işsiz kılmadaydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El kamusal alana ve kamusal zenginlik kaynaklarına karşı kurulmuş bir kurnazlığın keyfi pay ediş biçimlendirişiydi. El kişiydi. El kişisi tasımdı. El kendi ihtiraslarını kişisel bencilliklere hitap ederek söyledi. Doğru bilinen yanlış sözü söyleyen kişi, galatı meşhur sözlerin etki sel (büyü sel) sanatıyla kişiler üzerinde kendisinin otoritesini ihsas ettirdi. Mülkün sahibi El sözü galatı meşhur bir AKIL YÜRÜTME işi ve galatı meşhur bir AKIL OYUNUYDU.

Özetlersek, inançlar ihtiyaca hitap ederken bilimseldirler. “Mülkün bir sahibi vardır. Mülkün sahibi El ‘dir”. Bu söz bencil öznenin işe karışmasıyla inanıcı, köleci ilk önerme olacaktı. Bu söz hiç bir algı dayanağı yok iken kolektif alan içinde söyleniyordu. Ve insanlar hali hazırdaki kolektif duruma göre bu sözdeki El sahipliğini kolektif mana atfı ile kamunun sahipliği olarak anlıyorlardı.

Siz ne söylerseniz söyleyin, kurnazlığın vukufunda olmayan kişiler bu sözlerdeki özgeciliğe karşı oluşan bencil manayı, somut deneyimledikleri kamusal olup bitenlerle birlikte anlıyorlardı. Bu söz içinde hile olacağı hiç düşünülmemişti. Yeni mana kulaktan kulağa işitildi. Çoğunluğun kurnazca söylem içindeki manada kolektif alan dışı başka tür bir manayı anlamaları çok çok zordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Özelleştirilmiş mülk anlayışı kolektif zenginliğin üs sel yansımaları içinde olan anlayışlardan sadece biriydi. El mana anlayışı kolektif zenginliğe karşı oluşturulan özelleştirmeci tuzaktı. Tuzakçı iki önermeyle yola çıkmıştı.

Birinci önerme; "mülkün sahibi El 'dir". Yani kamusal kaynakların sahibi El 'dir, demesiydi.
İkinci tuzak önerme ise ;"mülkün sahibi mülkünü dilediğine verir" söylemiydi.

Birinci önerme de ilkin kolektif sahipli olguya karşı kişisi sahiplik anlayışını yerleştirmekti. Sonra da "biz varsak ben varım" diyen kolektifi düşünceyi; "El varsa biz varıza" dönüştürecek olan mülkün tescil işiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Evrensel başlayışın bütünlüğü kendi durumunun içindeki niceliş bağıntısıyla zıtların birliği ve çelişmesi özgücüyle yansır. Sözgelimi ilk patlayışla tirilyon derecelik bir ışıma ve ışık bütünlüğü kendi içinde tirilyon derecelik bir ışımadır. Sizin onu bir ölçüm anında teorinin gözüyle ölçmeniz olanaklı oldu diyelim.

Bu ölçülen enstantane zamanı dondurduğunuzda ölçümün derişiminde tirilyon derece bağıntısıyla ölçmenizin kaçınılmazlığı vardır. Ve anlık tirilyon dereceli nitelik oluşun içinde kırınımlı davranan kozmik çorbanın bir derece dahi olmayan; derecenin ntirilyonda, tirilyonda, tirilyonda biri gibi bir minimal esamisi olmaz böylesi bir ısı ve sıcaklıktı farkın, esamisini taşır dağılımlar olacaktırlar.

Size dümdüz olan bir alanda mini mini su damlasının akmasına pürüz olan bir esamisi okunmaz ilişki, esami olur bir ilişki bağıntısı gibi durumları ortaya koyar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Birbirine değinişte olan alan bölgeleri; bir grup insanların, karşı grup insanlarıyla temas yapmasını önlüyordu. Bu tür değinim alanı, her biri için böylesi tehditçe olan durumları az çok izole ediyordu. Bu bölgelerin belli bir yeri diğer karşılaşmalara göre karşılaşmaların sık ve yoğun olduğu özenli yerdi. Şehir meydanı, bir düğüm merkezi gibi en çok sakınılan, dikkatle gözetilme edilen yerdi. Yalıtım alanı, alan içini dokunulmaz kılıyordu. Alan içi “alanlanma” yapar olmanın da kümesiydi.

Sakin, sükûnu ve güvenli küme alanı, ittifaklardan da önce oluştu. Grup totem ürünlerinin ziyan olan, artı veren yansıması bir yandan grup nüfusunu artırırken diğer yandan da karşı grubun şerrini kırmak; öfkesini yatıştırmak gibi vesile nedenlerle yansıdı.

Bu vesilece nedenler bu türden öznelliklerle hediyeleşme oldular. Hediye sunmalar yalıtılmış güvenli bölge içine kondu. Bir grup kendi sunumunu bölge içine bıraktı. Diğer grupta bu sunumu kabule yanaşmakla kendi karşılık sunumunu da oraya bıraktı. Süreç bu tutumun sıklaşır olan yinelemeleriyle güvenli ve sakıncalı bölge içine alan etkisini biriktirir nitelikte oldu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tapınak alanların icma etkisi; her bir gruba, gruplar arası sınırın kesim noktalı alan etkisi oluşuyla, bir “dış etki olarak alan etkisini” ortaya koymaktadırlar. Grup insanları da kendi içlerinde; gerek sosyal öğrenme, gerekse iç egolu kaygı sal öğrenmeler nedeniyle de bu etkiye cevap olacak duyuş almaçlı algılayıcılarını, zaten taşımaktadırlar.

O halde dıştan kesim nokta etkili girişme içteki sosyal öğrenmeli ve egoya denk düşen kaygı temelli öğrenmelerle eğimleşerek; alan etkisi (basıncı) yapıp, totem alan yönünde (tapınak alanının içinde) kesikli sürekli davranışlar düzenlenmesine dönüşüyordu.

Tapınak kültü, ittifak içinde; kült merkezini (tevhidin merkezini) , tevhidin merkezine imanı ve ittifakı girişmeyi oluşan süreçtir. Bu süreç kendi alan boyutu olan kendi alanlanma, alan aştırma devinmesini ortaya koyuyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ey insan oğlu
Bir ara etnik
Sen sentez ürünüydün
İstemesen de...

Bir uğraktı

Devamını Oku
Bayram Kaya

İlah neydi? Bir totem mesleğine sahip olan her bir gruplardı. Üreten ve üretmekle iradesi olan gruplardı. Ve de kendi aralarında farklı totem meslekli ürünlerin takasını konu alan ittifakları yapan grup ve gruplar iradesiydi. Özelde üreten ilişkileri içindeki gruptu. Genelde üretim hareketi içinde ittifakı olan gruplardı.

İlah; ittifak kararı alanlardı. Üreten ilişkiler sahipliği olanlardı. Üreten grup sahipliğiydi. İttifak içinde diğer gruplara karşı; üreten iradi grup aitliğiydi. Üreten grubun kendi grup bilinciydi. Üreten grubun kendi grup gücüydü. Üreten grubun kendi grup hafızalı kültür ve üretim aitliğiydi.

Totem meslekli üreten yapılar tüketirken, kendilerinin totemi sosyal yapılarından devraldıkları bir totemi kolektif yaşam üzerineydiler. Gruplar kendi içinde kolektiftiler. Bu ilk meşruiyetti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu tarz El süreci gerçekte kişinin kendi içinde kendiyle pazarlık içinde olmasıdır. Kişinin Muaviye fikirli olmasıydı. Kişinin Firavun gibi eğriliği gözetip, görünüşte de Musa, İsa gibi doğruluk söylemesiydi. Kişilerin içten pazarlıkla eğriliğe yönelmelerinin süreciydi. Gruplar üzerinde anonim olan durum; yine kolektif sahiplik içinde olunan muktedirlikti.

Bu anonim sürecin kişi sahipli muktedirliğe dönüşmesiydi. Kişi kendi yapar oluşunu, başkası üzerinde yaptırabilir oluşa dönüşecekti. Anonim olan güç kullanımının; kişi sahipli, kişi kararlı, kişi yönetimli sürece egemen bir muktedirlik olmasıydı. Bu tarz bir yeni yol açmasıyla kişilerin kendi kendilerinin de başkaları üzerinde nelere kadir olacağını düşünmelerinin, öznellik süreciydi.

Kısacası şartları belirende anonim olana karşı kişi içten Nemrutla, firavunla fesattı. İçten pazarlıklıydı. Bu haldeki kişinin; “halkın iradesi kutsaldır” deyip halkın sırtından halkın boynunda boza pişirmesine benzerdi. Halka kutsal diyende halkın ensesinde boza pişirende aynı kişidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Jurassic park kabili Arap arabeski içinde, efendinin suç işleyip, suça karşın köle azat etmesi savı vardır. Bu sav içinde çıkılmaz bir sarmaldır. Böyle iken bize güzel ahlak; köleliği kaldıran ahlak diye illüzyon ettiler. Hâlbuki köle azadı övülen bir şeyse; köle azat emek için suç işlemeniz gerekecekti. Oysa köle edinip kullanmak gibi suç işleyip köle azat etmek te, daha vahim bir suçtu.

Burada övülen ne? Köle azat etmek. Pekiyi köleyi haydi deyince azat ediyor muydunuz? Kem, küm. Pekiyi nasıl azat ediyordunuz. Seyit veya sahip olarak siz, bir suç bir kabahat işlediğiniz de, günaha bedel oluşla köle azat ediyorsunuz. Bu yol köle azat etmek istemeyenleri suç işlemekten caydırabilir deneceği gibi bol bol köle bırakmanın nafile sevabını kazanmak isteyenlere de cinayet işletip köle azat etmeyi meşru ederdi. Nafile ibadet yapmaktan sizi kim alıkoyabilirdi ki?

Nereden baksanız bakın bu, işlenen suça kefaretle köle bağışlar olan düşünce kof ve yanlıştır. Köle azadı işine gelmeyen efendinin suç işlemekten men olması demek köleyi köle olarak sahibinin elinde tutmaya devam etmesinin meşru olması demekti!

Devamını Oku