Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Feodalizm kendisini besleyen faize haram demekle çıkmaz sokağa girmişti. İşte günümüzdeki para zenginliğini yaratan Mamon mana anlayışı "faiz haramdır diyen" El mantığını dolanarak aşmanın da bir yoluydu.

Günümüzdeki Mamon'cu mantık ne diyordu "enflasyon kadar(!) faiz almak caizdir" diyordu. Nasıl fırıldak ama! Enflasyon kadar faiz almak caizdir diyen söylem kulluğu, köleliği enflasyon üzerinde sürdürmeyi meşru yapıyordu.

Hâlbuki ki enflasyon da kulluk sisteminin bir sömürü unsurudur. Halka yayılan refahın geri çekilmesidir. Ne amaçla olursa olsun bir uygulama ortaya konunca kontrol edilemeyen yansımalar ortaya çıkar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Feodalizm kendisini besleyen faize haram demekle çıkmaz sokağa girmişti. İşte günümüzdeki para zenginliğini yaratan Mamon mana anlayışı "faiz haramdır diyen" El mantığını dolanarak aşmanın da bir yoluydu.

Günümüzdeki Mamon'cu mantık ne diyordu "enflasyon kadar(!) faiz almak caizdir" diyordu. Nasıl fırıldak ama! Enflasyon kadar faiz almak caizdir diyen söylem kulluğu, köleliği enflasyon üzerinde sürdürmeyi meşru yapıyordu.

Hâlbuki ki enflasyon da kulluk sisteminin bir sömürü unsurudur. Halka yayılan refahın geri çekilmesidir. Ne amaçla olursa olsun bir uygulama ortaya konunca kontrol edilemeyen yansımalar ortaya çıkar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kulluk sistemi toprak sahiplerini korumak üzerineydi. Faiz nedeniyle burjuvazi elinde inim inim inleyen feodallerin bu durumuna çare bulmak için feodallerin sesi El ağzında "faize haram" diye çıkıyordu.

Burjuvazinin zenginliği hiçbir iş yapmadan faizdi. Şimdiki sistem de servet transferlerinin önünü kesmek ve burjuvaziyi korumak için "enflasyon kadar faiz alınır" diyordu.

Bunların tümü sömürünün, sömürmenin ve köleci sistemin öğretileridir. Temel ekonomi koşulları değil köleci ekonominin varlık koşullarıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hemcinsler biyolojik olarak aynı türden bir primat alt grubu olmayı ifade eder. Hemcinsler özel anlamla "insanı" ortaya koyan türdür. "İnsana" gelene kadar insan olmazdan önceki yaşamlarıyla türsel atalarımızı ifade ederler.

Hemcinsler gelip geçici günlük durumlar içinde sürü olarak, grup olarak ve tekil olarak avcı toplayıcı bir yaşam sürmüştürler. Groteskti düşünce dediğimiz bir mana anlayışları vardı.

Hemcinsler üreten ilişkiyi ortaya koyana kadar avcı toplayıcılık yaptılar. Bulduklarıyla yetindiler. Çok zor şartlar altında hayatta kaldılar. Günlük besleniyorlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Totemi sosyal alan, korunan kültür çevrimiyle az çok yerleşiklikti. Çok az kaos içeriyordu. Bu düzenli sosyal alan çevrim içindeki "artık zaman", üretim yapabilme gibi yeni ve çok hızlı bir değiştirici dönüştürücü olguları ortaya koymuştu.

Böylece totem dönem içindeki hemcinslerin; üretim ilişkisi üzerinde üretim hareketini, üretim hareketi üzerinde ittifakı, uygarlığı ve insanı ortaya çıkarmasıyla adeta tarihi misyonu sona eriyordu.

Üretim hareketi tam bir bölgesel dışa açılma ve totemi gruplar arasında sosyolojik bir dışa açılma hareketiydi. Hemcinsler dönemi insan ve insanın köleci uygarlığıyla tarihi sahnede çekilecekti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Böylece siz aynı konunun aynı noktalarına biliş buluş yapmak için boş boşuna zaman, emek harcayıp yeniden ve yeniden dünyayı keşfetmiş olmazsınız. Geçmişte harcanan “kolektif emek zaman” şimdi sizin üzerinize “bindirilmiş (modüle edilmiş) bir yük ve manyetik enerji polarizasyonudur”.

Ve yine kolektif emek zaman şimdilik başka hayat üzerinde olmamakla sizin üzerinize açılmış üstel bir zaman ve zaman tüneli olan kurt deliğidir.

Kolektif emek nedenle ilgilisi olduğunuz konuda size aktarılan her bilgi ve bulguyu keşfetmeniz için harcamanız gereken emek ve zaman, kolektif emek nedenle size boş zaman etkinliği olarak yansır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bencil oluş sizi doğaya doğru yönelim içinde tutar. Bencil oluşunuz doğaya yönelme ve sağlama bilinciniz olan öznelliktir.

Doğaya istek sel yönelimle olmak, potansiyelli olmaktır. Kişinin potansiyelle olması kişideki potansiyelin kişideki istek eğimli alan üzerine bindirişle (modüle-bilgi-bilinç) olmasıdır.

İlk sel kişi doğaya yönelirken yalın bir bencillikle yönelir. Sosyal kişi geride çocuk bakıcısı, güvenlikçi bırakarak pusu atıcı gözcülerle birlikte ava çıkar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif yapının hızlanmasıyla doğanın baskısı arasında ters orantı vardı. Kolektif yapı hızlandıkça türümüzün doğaya karşı bağımsızlık oranı artıyordu. Türümüz, doğaya karşı gösterdiği dirençle başat oluyordu. Türümüzün doğaya karşı olan bağımlılığı tümden değil ama giderek azalıyordu.

Artık toplumsal kapasite nedenle zaten çevrede kıt bulunan bitki ve hayvan varlığının tükenme gerekçesi ile türümüz göçmeyecekti. Türümüz üreten toplum içinde dilediği kadarla gelecek içine doğru besin kaynağını üretip kullanılabilir enerjisini hazır edecekti.

Zenginlik kaynakları gibi olumlu gelişmeler birikmişti. Zenginlik kaynaklarının birikmesine dek üst yapı oluşması içinde birçok üstel yansımalar vardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El mana anlayışı, üretim alanı ve üretim hacmi artan o günkü ilahi ideolojik üst yapı koşulları içinde doğdu. El mana anlayışı bugünkü özelleştirme, kamulaştırma dediğimiz kamu kaynaklarını seçilmiş kişilere dağıtma yollarını ortaya koymanın ilk biçimiydi (ilk formuydu).

Bencil oluş, doğa karşısında yokluk içindeki kişileri gruba eğilim içinde tutar. Yine aynı bencil oluş bu kes de kolektif zenginlik içindeki kişileri El mana anlayışında olduğu gibi gruba eğim bağını zayıflatır olma türünde grubu dağıtan bir çift yönlü karakterin de sahibiydi.

Üretim kolektif alan içinde doğmuş ve öğrenilmişti. Üretim artık zorunluydu. Üretimin konusu bireysel kişi özneler olan bencilliğin doyurulması ve giderilmesiydi. Üretimin tabanında kolektif birim zamanlı ve karşılıklı transfer emeklerin değişimi vardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir pekiştireç anlamı ortamdan veya söylemden çektikten sonra bile pekiştireçteki anlam pekiştirilende sürüyorsa, buna şartlı öğrenme dendiğini hep biliriz.

Kolektif sahiplik pekiştireniyle belirtilen "mülkün sahibi söylemli" bağlamdaki, kolektif sahiplik pekiştirileni çekerseniz; pekiştirendeki geçişen anlam pekiştirilen "mülkün sahibi" kavramında kalır.

Sürekli belirttiğiniz "Deli Murat" söyleminde deli lafzını çekip sadece Murat deseniz bile her Murat dediğinizde, Murat'ın deli olduğu hep aklınızda olacaktır.

Devamını Oku