Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Oysa Mamon ortaklaşan alanın kararlarına karşı çıkmakla; ortaklaşma içinde sıkı sıkı kapalı olan her türlü duruma açık olmanın kapısını, açmıştı. Mamon her türlü duruma açık olma kapısını açmakla, cini şişede çıkartmıştı.

Ön ittifakın etki alanı içinde olmakla ortaklaşan etki nedeniyle biyo kültürel sentezleriyle hemcinslerimiz her bir grubun saç, göz rengi; boy pos; hastalığa direnç vs. gibi şimdiye kadar izole alan etkisi içinde kalmış olan grup özelliklerinden görünüşün birleşmesiyle "insan" olmuşlardı.

İnsan yepyeni bir mana anlamasıydı. İçinde kölelik gibi mana anlaması barındırmayan, izole olmanın ayrı ayrı olan totem kutsallığına karşı gruplar arası birleşmenin ilahi mana anlamasıydı. İnsan ilahi takdirce olan ittifakın birleşme meyvesi olan üründü.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İşte bir ortamın alan etkisi altındaki ortamın salınımlı dalgalanmaları; kendi olay ve olgularıyla kesikli sürekli olmakla aktif ve pasif olurlar (akışlı ve engelli olurlar) . Böyle iken ortam; kendisinin düzenli hareketlerini ve entropisini de oluşturur. Konu sanırım bu kadarla anlaşılır ve ufuk açıcı olmuştur.

Totemi dönem kendi dışına doğru değil, ama kendi kişileri bazında entegre olan bir alan etkisiydi. Ön ittifakı süreçli dönem de, kendi dışındaki totem gruplarla farklı bağıntılar içinde entegre olmanın alan etkisiydi.

Köleci dönem önce, ön ittifaklı dönemin nicelimi ile parçalan an durumunda kotarılan mana anlayışını kendisine özgü özel mülkiyetçi anlayışla oluşmanın alan etkisiydi. Sonra da köleci dönem imparatorluk eliyle yeniden ve çok farklı düzey ve düzlem ilişkilerinin entegrasyonu içinde olmanın alan etkisiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Oysa doğanın dili ve yine doğanın diyalektiğinden biri olan hayatın akışı içinde şartlar sağlanana dek korkular bastırılırdı. Bir aslan: “öküzün boynuzu karnımı deşecek” diye öküzü takipten caymaz. “Bir geyiğin çatalı gözümü çıkaracak” diye leopar av yapmaktan vaz geçmez. Yine bir ceylan öznesinden önce sırtlanın kendisini yiyeceğini bilseydi belki de hayatın akışına katılmak istemeyecekti.

Bu nedenle özneden özce mana ya da bilme yoktur. Bir doğumdan önceki dış dünya yavruda bulunan kopya tasımının canlı evladında bulunması, o evladın kendisinden önce yaşamı deney edinmiş ebeveynlerinden ötürü olan aktarımlardır.

Bir tek atom sentezi, tekilliğin bilmesidir. Su en az iki atom sentezli tikel oluşun bilmesidir. Polimeri olan sentezler, polimeri tümel oluşun bilmesi oluşla öznelliktir. Korunan ilke olan bencillik; önceliği enerji sağlayışına vermiştir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mamon insana nimeti ne zaman “tattırdım” diyordu? Nimeti ne zaman “geri alırsak” diyordu. Hepsi bu ifadenin içinde olmakla, kolektif insanlık geçmişinin şimdiye doğru kendi tarihselliği olan alt bilince uygun olmanın karşılık verilen konuşmalardı. “o kahrolası insan ne nankör şey! ” diyordu Mamon kendi hitabında. Nedendi acaba? Şüphesiz insan El’ine (rabbine) karşı çok nankördür”.

Bazen de Mamon aynı şeylerin her durumda bir başka şekilde karşısına çıkan sorunları karşısında çok kızıyordu. Çalkantıların kendi takdiri nedenle olduğunu çok iyi biliyordu. Takdire leke sürmemek için kendisini temize çıkarma bağlamında “ Şüphesiz biz insana yolu gösterdik, ister şükredici olsun isterse nankör” diyordu.

Siz buna şimdiki aklınızla insana verilen seçme iradesini tanıma diyebilirsiniz. Bunlar aslı astarı olmayan yorumlardır. Bir kere takdirin olduğu yerde özgür irade ve cüzi irade olmaz. Cüzi irade de takdirin içinde ön görülen takdirin alt parçası olan iradedir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İnsan; insan hakları kavramıyla gelen açılımın yanında, köleliği kalkmamakla, sadece köleliğini unutan, kölelik sinir ucuna dokunmayan "Eyyuh El nas, ta olmuştu. Köleliğini El’in üzerinde çevrim yapmakla incinmiyor şaşmaz bir El bağlısı olmakla gurur duyuyordu. İnsan “El'in insanları", “El’in adamı olacaktı.

Oysa başlangıç koşullarının belirlendiği, ya da ön ittifakı koşulların belirleyici olduğu ön ittifak insanı olma tanımı içinde; köleci dönemdeki gibi mahfuz tutulan; fakir de olsa; zengin de olsa insan insandır” tanımı yoktu. Bu bir sınıfsal provokasyon karşısında, provokasyonu önleme yapmanın provokasyonu yatıştırmanın tanımıdır.

Ön ittifaklı ilk tarihselliği içinde olmakla söylenen insan tanımlı kapsamda, tarihi inşaca belirlenir bir insandır diyen, insan tanımı yoktur. El’in kulu oluşla ilkten beri böyle kul yaratılan insan tanımı vardır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Malın, mülkün hemen hemen her şey olduğu bir sistem içinde; malı mülkü olmayanların (poşet içinde verileni irade oluşla tanımak dışında) ne iradeleri olurdu ki? Poşet türü inayetlere ikna olmazla tarihi bilinç sahibi on kişi olsun. Yüz kişilik bir etki alanı içinde tarih sellikten yoksun, dogmacı ve fatalist (yazgıcı) olan 90 kişilik irade karşısındaki tarihsel bilinçli on kişinin iradeleri, ne ola ki? Bir şey olabilecek düzeye gelindiğinde de süreç, bambaşka frekans salınımlarına geçmiştir.

İlahi dinler de tıpkı köleci sistem gibi ön ittifakın insanına, insan demeyecekti! Çünkü dinlerin kendileri dahi, savundukları köleci sistemin mana anlayışı olmanın ürünüydüler. Köleci sisteme karşı çıkmıyordu. Sadece köleci sistemin sertliği içine acıma, merhamet, sadaka, bağışlama gibi köleci basıncı düşüren anlayışları ikame etmekle; kendi dinamiği içindeki sıkışmaların "islimini atmakla “El” muktedirliği yeni" oluyordu.

Yeni olan El, davetini; yine El baal, El-ilah, El Hübel- El uzza, El Lat üzerinde ki kimi çevre kültürleriyle uzlaşarak yapıyordu. El, bu alana, bu mana isimleriyle seslenemez ise zaten hiç bir şey yapamazdı. Alan içindeki öznel zihin kalıpları El anlayışına göre biçimlenmişti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bundandır ki, köleci egemenlik efendi köle kavramlarını ilah görünümlü ama ilahın zıddı söylemli Rab, El, Baal, üns, ins kavramı içinde sık sık yorumladılar. Köleci amacı gütmelerine rağmen efendi köle çatışmasından kaynaklı uyuşmaz tutumları kul isyanı, ahde vefasızlık söyleminde unutturmaya yönelik olacaktı.

Bu nedenle, köle vurgulu olan nas, unas edici yansıtılış içinde; "birbirine yakın olanlar (totemi olur, ilahta ahdi olanlar) ” anlamına derinlikle insan olma anlamı köleliği kaldırılmayan ama süren köleliği "anase" ile söylenecekti. Tabii ki bu, sözcüklerin zamana ve zemine göre evrilmesiydi. Bu tür anlam değişmesi ve anlam bozulması içindeki söyleyişlerde geçmişe atıflar tam kavranamayacaktı.

Bu nedenle mamon; insanı, insanlığı değil, köleci dili inşa ediyordu. Köleci dili kullanıyordu. Yeni insan böyle köleliği içinde anlam buluyordu. Kutsal kitaplara bakar bakmaz “eyyuh El nas'ı” görürsünüz. Kutsal kitapları yorumlayanlar sözcükleri kölecilik öncesi eski kullanımlar üzerine değişme dönüşme ifade eden anlatımların özgün inşa oluşlarını söylemek yerine, hal içindeki yeni kullanımlı anlamını söylemekle kelime içindeki anlamlardan hayli yol temizliği yapmışlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mamon inşası, başka bir şeydir. Ama mamon başlangıç koşullarına bağlılık nedeniyle ilahi alan etkisinin imajı eşliğindeki dönüşümlerle öğrenilecektir.

Mamon da tıpkı totem gibi, ilah gibi sekanstık olan bir dinamiğin ürünüdür. Bu dinamik ne totem dönemde ne de ilahi dönem içinde olmayan bir sekansın aksam hareketidir. Mamon'du sekans ta bir sağlatma ve üretim hareketi olmakla başlangıç koşullarına bağlıdır. Ama başlangıç koşullarını, belli aşama üzerinde varlıklı ve yoksul kılmakla temel iki çelişkiyle sekanstık sağlama yapar.

Takdir, tevekkül ve takva mana anlayışlı bu yol, köle emeğine dayanan özel mülkiyetçi yoldur. Bu süreç içinde farklı grupların temas edip etmemesi sorunu, ya da kültürler çatışması sorunu gibi sorunlar günümüze kadar olur bir sür erlik olmakla varsa da, ikinci bir araz olmaktan öte değildir. Ana ilişki ezen, ezilendir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tırmanırken gerinizde iniş bırakırsınız. Giderken gerinizde aynı anda dönüş yolu bırakırsınız. Yaşarken (tırmanırken) mutlaka ölü olduğunuz bir an (iniş anı) vardır.

Kuantum yasalara göre yaşayan anınıza, ölü anınızın eşlik etmesi; ölü anınıza da yaşayan anınızın eşlik etmesi gerekirdi. Makro boyutta diğer an varken anın biri, diğer an nedenle gözükmüyordu (kayıptı).

İp üzerinde bir cambaz düşünün. Cambaz ip üzerinde yürür ama cambaz ipin çevresini dolaşamaz. Fakat bir karınca bir böcek o ipin çevresini çok rahat dolaşır. Size kapalı olan boyut karıncaya olasıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Temel değerler paylaşımı içinde olukla hiçbir işin nitelik ve niceli farkı diğer işe üstünlük değildi. Temel değerler paylaşımı içinde olan organize işler sonuç yarar olan hayatı yaşatan işler olma bağlamında ortaklaşışla olan işlerdi.

Bilim, bilgi üreten koşulları daha kolay daha paylaşma yapmakla kas gücünü en aza indirgeyen kolektif güç içinde olmakla hayatı yaşatan kolektif etki olmakla herkese göreydi. Bir tarağın üretilmesi, manikür pedikür vs. gibi kullanım ve tüketimler yaşamın kalitesi olukla gerekliyse de “ kolektifi oluşan, hayatı yaşatan ve sürdüren mutlak değerli paylaşım” değildiler.

Toplum bunları düzenlemede sömüren bir baskı ve basıncı ortaya koymadan, mutlaka değil ama isteyen herkese farklı mesai ile farklı kullanım ve tüketimim düzenlemesi içinde olabilir.

Devamını Oku