Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

İnsan, üreten ilahlar tarafından bilgi kılınan birçok farklı totem mesleği işinin ve kolektif işbirliğinin ortaya koyduğu bileşimin imaj gücünü taşıyorlardı. Bileşimin imaj gücü melez bir biyoloji üzerinde ilahlardan mirastı. İnsan miras bilinciyle, eylemiyle, donanımıyla kolektif bir kapasiteydi.

Bunlar dışında insanın tür davranışına göre olma benzerliği haricinde pek pek ortaya inşa koyacak belirgin bir tarihsel görünümü yoktu. Hiçbir tekil tür davranışı da üreten bir kolektif davranış ortaya koyamamıştı. Kısa erimli gelişmelerle istisnaları hep olasıdır

Ama bu istisnaların hiç biri o türü kendi genetiğini çözmeye; o türü uzaya götürmeye, o türü evreni anlamaya ve kuantum süreçleri bilecek denli gelişme içine henüz getirememişti. Kişinin kolektif yeteneği kişinin içyapısından gelen bir özel durum değildi. Kolektif yetenek kişinin dışında kişilerden ve kişilerin isteminden bağımsız bir alan etkisi olmakla kolektif güçtü. Irmaktaki güç damlanın gücü değildi bileşik damlalar gücüydü. Denizdeki güç ırmağın gücü değildi, ırmağın dışında ırmaklar birliğinden oluşan potansiyel güçtü.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Totem alan, üreten iç ilişkinin zorunlu genleşmesi doğrultusunda; totem alan merkezinden, gruplar arası yasaklığı olan iç ilişkilerin içine doğru genişledi.

Çevreye doğru, genişleyen süreç etkili girişmeler doğrultusunda ilahlar totemi yapı içinde çıktılar. Totem alan içinde çıkmak suç ise ilahlar totemi yapı içinde çıkma fiili dışında, başka bir fiili suç işlememiştiler. İnsan için suçsa (!) insanın binlerce yıllık kolektif bir totem yapı içinde çıkması suçtu!

Ve totem yapı içinde çıkanlar ilahlardı. İttifakı bir toplum yapısı içine girenler de ilahlardı. İnsanlar, ilahlar ittifaklı toplum içine doğmuşlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Üretim hareketini ortaya koyan bu tür ittifakı yasalar nedenle ilahların, kendi aralarında totem yasalara göre ittifakı birleşim yapmaları demek ilk başlarda ilahların kısmen de olsa saf olarak, etnik olarak çoğalamamalarına izin var demekti.

Fakat bu izin giderek tümden yasaklanacaktı. Henüz evlilikler bilinmiyordu ama şimdiki evlilik ilişkileri ittifak edilen karşı gruplar arası ilişki ile sürdürülmeye zorlandı. Neden? Çünkü ittifak eden gruplar tecrit edilmiş bir yapı içinde ilk kes dışa doğru bir açılım yapılıyordu. Tecrit koşullarına göre 50-60 en fazla 100-150 kişilik izole gruplar kendi arasında grup eşleriyle ilişkisi içinde üreme yapıyordu.

Tecridi (yalıtımlı) koşullar totem yasalardı. Bu tecridi totem yasalar nedenle bir grup dıştaki hemcinslerle hiçbir şekilde dokunum teması yapmıyorlardı bu nedenle dıştan birine dokunma onun elinde ya da onun dokunduğu bir yiyecekten yeme yasaktı yani TABUYDU.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İlahlar gruplar arası üretim hareketi inşasını başlatmışlardı. Gruplar arası inşa gruplar arası ittifak ve gruplar arası ittifakın ilişkileri olmakla toplumsal hareketti. İlahların totem meslekli üretimden gelen güçleri ve iradeleri vardı.

İlahların üretim güçleri ve iradeleri nedenle; ilahlar tarihi bir meşruiyet ortaya koymuştular. Bu nedenle üreten kolektif güç ve üreten irade gibi iki meşruiyet ile iki hakkın tarihsel mirası içindeydiniz. Miras sizinle kesikli sizden önce ve sizden sonrası ile sürekliydi. Bir kolektif yapı içinde kesikli özel bağıntılı olma iradeniz nedenle kolektif miras hakkınızdı.

Ancak şunu belirteyim. Doğada kolektif sağlatma yaparken bağsan bir kolektif hareketleydiniz. Kolektif hareketi oluşan özneler, sosyal bağlamla duygudaşlık anlamla birbirinin aitiydiler. Yani birlikte sağlatan ilişki içinde olan kişiler güçlü bir sağlatma bağ ilişkisi nedenle pay (hak) alan kişilerdi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El ‘in hiç meşruiyeti yoktu. Meşru olan emek ve onun para ile denkleşen, eşleşen anlamı el kiri gibi söylemle küçümsenmişti. Bu küçümsemeyle gerçek olan; kolektif ilişkilere konu olan somut girişme bağıntıları görmezden gelinip yok sayılmıştı.

Yerine El ‘in az verip azdıracak olan. Çok verip bezdirecek olan kolektif gerçekle hiçbir ilişkisi olmamakla rızk verme anlayışlı illüzyon, sistem içine oturtulmakla; tüm kolektif ilişkiler rızk vermeye göre yorum ve anlayış edilmişti.

Hâlbuki rızk veren bir gerçeklik olsaydı, ne kolektif ilişki ortaya konabilirdi? Ne kolektif hareket oluşurdu? Ne de uygarlıklar ve insan vardı. Örneğin ot koyunun rızkı ise, koyun da kurdun rızkı ise koyun ve kurdun hali ortada değil mi?

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu nedenle El mana algısını oluşacak anlam önce bire bir kolektif eşleşme olan anlam ve kavramlardı. Böylece El mana anlayışı kolektif anlamları iç ediyordu (örtüyor gizliyordu).

El tarzı rızk, kader, irade, dileme, takdir, pay, pay eden, paylaştıran gibi söylemlerle eşleşen, kolektif anlamlar bu tarz eşleşmenin bir tarafında çekilirse; El tarzı söylem ve kavramlar kendilikten ortada kalır.

Artık eşleştirme kategorizasyonu içinde çekilen kolektif kavramlar yerine bu kavramlar El 'i ifade eden anlamlarla ve kolaylıkla yer değişecektirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El, “takdirde bulundum. Kaderleri ben belirledim” diyen sözlerin ve eylemlerin sahibi değilmiş gibi sütten çıkan ak kaşık gibi davranıp; saman çöpü gibi suyun üstüne çıkıp; “adaletli olun” diyordu. “Ben dilemedikçe kimse nefes alamaz. Kuş uçamaz, Yaprak kımıldamaz” diyen El; “insanlar azıttı. insanlar yoldan çıktı” diyordu.

Yine ilk ittifakların zorluğuna ve ittifaka karşı oluşan sosyal direncine dönelim. Totem yapıların totem gruba ve aidiyete olan eğilimleri nedenle, ittifaka karşı gösterdikleri direnç haricinde, dıştaki gruplarla temas etmeyen bir tutumla, kendi içinde meşru bir ensest ilişkileri vardı.

İşte ilahlar, ittifaklar olabilsin diye bu sosyal direnci; bu tabu direnci kıracaktı. Ensest ilişkiyi; gruplar arası üretim hareketi olan ittifakı başlatabilecek girişme nedenle yıkacaklardı. İttifaklar gruplar arası ilişkiyi meşru etmekle, sosyal anlayış içinde akıl almaz bir şok etkisi oluşturuyorlardı. Yine ittifakı anlaşmalar, totemi sosyal yapıların ruh dünyasında akıl almaz bir duş etkisinin TRAVMASINI ortaya koyuyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El, “takdirde bulundum. Kaderleri ben belirledim” diyen sözlerin ve eylemlerin sahibi değilmiş gibi sütten çıkan ak kaşık gibi davranıp; saman çöpü gibi suyun üstüne çıkıp; “adaletli olun” diyordu. “Ben dilemedikçe kimse nefes alamaz. Kuş uçamaz, Yaprak kımıldamaz” diyen El; “insanlar azıttı. insanlar yoldan çıktı” diyordu.

Yine ilk ittifakların zorluğuna ve ittifaka karşı oluşan sosyal direncine dönelim. Totem yapıların totem gruba ve aidiyete olan eğilimleri nedenle, ittifaka karşı gösterdikleri direnç haricinde, dıştaki gruplarla temas etmeyen bir tutumla, kendi içinde meşru bir ensest ilişkileri vardı.

İşte ilahlar, ittifaklar olabilsin diye bu sosyal direnci; bu tabu direnci kıracaktı. Ensest ilişkiyi; gruplar arası üretim hareketi olan ittifakı başlatabilecek girişme nedenle yıkacaklardı. İttifaklar gruplar arası ilişkiyi meşru etmekle, sosyal anlayış içinde akıl almaz bir şok etkisi oluşturuyorlardı. Yine ittifakı anlaşmalar, totemi sosyal yapıların ruh dünyasında akıl almaz bir duş etkisinin TRAVMASINI ortaya koyuyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci mana anlayışı; ön ittifaklı koşulların, üreten toplumsal gerçekli geçmişin sisler bulvarı ardında kalan kolektif birikimlerini; kendi mantığına göre köleci dil ile anlattı.

Totem dönem doğal ortamda sağlama yapan avcı toplayıcı yalıtımdı. Ön ittifak ise üretim hareketi koşullarına bağlı yalıtımlaydılar. Ön ittifaklar içinde artık totemi mana sanal bir nüveydi. Ön ittifaklı yalıtım “kendi içinde” totem manalı sanal nüveye göre totem mesleklerden oluşan “bir ve birçok dış” ve dış girişmeli etkileşme alanı ortaya konmuştu.

Karnı doyan, güdüleri indirgenen hemcinslerin düşünce dünyası içinde; ben neyim? Nerden geliyorum? Neye aitim? Gibi düşünme konuları vardı. Benzer eylemli, eş yönlü eylem rastlaşmalı fiil tekrarıyla kolektif sağlama yapan yalıtım ortamını ortaya koymuştu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tekil eylemli kişilerin, kendi güdü sel doyumlarını gidermekte oldukları çaba içinde güdülerin karşılamalarında çok büyük yokluklar ve zorluklar vardı. Bu nedenle tekil kişiler, eylemleriyle aceleciydi. Kolektif yapı, kişi aceleciliğini, kolektif çevrim üzerinde yavaşlatmıştı. Bu gecikme kapsamında kişi doğada bulduğunu, bulduğu yerde değil; grup alanına getirip, paylaştıktan sonra tüketiyordu.


Kolektif tutum bu aceleciliği sosyalleştirip, aitlik ve totem eşler yalıtması içinde iyice pekiştirmekle kardeş tanımlı tutum, eğim ve edimseliler içinde kişisi yoklukları, kişisi zorlukları, kişisi acelecilikleri güvenceye almıştı.

Totem kardeşlik, totem aitlik hiç bir şekilde değil suçlamayı, birbirine tarizi ve suçu ön görmez. Bu nedenle "birisi hepsi, hepsi birisiydi". Bir savunma bir şiddet varsa hep grup dışı yaşama savunmaya dönük kardeşler birliği eylemleriyleydi.

Devamını Oku