Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

El, hem ilah üzerine bir yansımadır. Hem ilah üzerine inşa olması nedenle ilah ile örtüşen ortak bir tabanı vardır. Hem de ilahtan fazla olan kısmının, ilaha göre boşluk devinmeli anlamlar taşımasıyla da El İlahtır. Bu nedenle örtüşen kısım kadarla El, ilah gibidir.

El'in ilahtan fazla olan; ilahla örtüşmeyen kısmı da El'in özel mülk sahipliği olmasıdır. Yeni El, ilahtan fazla olduğu farkı kadarla İlahı yadsır. El'in ilahı yadsıyan kısmı; El süreci içinde çok büyük sonuçlarla yansır. Fark yansıyan kadarla El; La El ya da El-la’dır. Yani El, diğeri olmayandır.

Doğada oluş vardır. Oluşun kesikli sürekli olmuşça özel bağıntılı yasaları içinde değişen dönüşen var bulunuşları, vardır. Yani doğal oluş; var oluş biçimine; bu olumludur ya da bu olumsuzdur; demez.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kafa putlarının güvencesiyle yetinenler, bu tür kararlı takılmalar içinde kalmakla; ilerisini tasarlayıp geliştiremez. Benci tutumla dış dünya arasına yeni sosyo-toplumsa davranışlı olayların gelişmesine izin vermez. Ben olan süreci kesikli yaparken; biz olan da kesikli olan süreci ileri akıtmada çok öncü rol oynamakla bizi kolayca en az enerji harcama düzeyi içinde kılar. Kafa putu mana anlayışlı olanlar, bu bilinç düzeyini taşıyamayanlardır.

Kafa putu olan tutumlar, tamamen bir düşünce tembelliği olmakla belirir. Putçu mantık, ben ile biz olan düzey düzlem gibi süreçlerin sonrasında; yani iki düzlem arasında ortaya konur. Böylesi süreçte bencil oluş; dışta biz olan davranış olmakla, ben gibidir. Savunma ve sağlayışsa vs. olan tutumları bize göre olmanın içinde bene göre olur. Put olan davranış içinde önceki biz olan davranışınız, sonraki biz oluşsa davranışınıza dönüşmeyi engellemekle, biz olan eylem birliği de put oluşla karşımıza çıkar.

Bir önceden oluşturulan "biz" olucu davranış düzenli kararlılığın içinde olanlar; ileriyi kestirme üşenci gösterirler. En az enerji harcanma düzeyi ile enerji sakınımını yaparlar. Bu tarz putçu tutumla; bu tür eğilimi kuvvetli olan kişilerin bu tür yaklaşımları dışta paylaştıkları direnç noktalarıdır. Put ta bu haliyle benler arası bir benci oluştur. Sınıflar arası çıkar nedeniyle egemenlerin tertibi olan pek çok siyasi putçu yaklaşımlı tertiplerini de buna eklerseniz; putçu davranışlı tutumlar hayli karmaşık ilişkilere döner.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El’in El mantıklı dinamiği, hatalı süreçti. Emek paylaşımı üzerinde dengelerle özel mal mülk sahipliğine gidecek yerde; mal mülk sahipliği üzerinde yoksullar yaratan gerilim üzerinde özel mülk sahipliğine gitmişti. Ama bu hatalı yanı içindeki yeni dinamikle de köleci bir dinamoydu da!

El, eski olan ilahi süreci, kendi ileri süreçlerinin gidişine göre azaltıp; egemenliği altına alıp bitirecekti. El mantığı sürece egemen olacağından; geleceğin süreç dili, El’in dili olacaktı.

El mantığıyla söylenen dilin kendisi hin olduğu halde El, ilahı şimdiki sürecin mantığına göre söyledi. Bu dil ile söylenen ilah; ilahın anlaşılmaz kılınmasıydı. Şimdiki El mantıklı ve El söylemli ileri süreç, El mantığını söylemenin dili olacaktı. Anlatılanlar; El mantığına göre anlama olacaktı. Anlama, anlatma, ölçme değerlendirme kalıbı; El mantıklı anlama ve anlatma kalıbıydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El'in, âlemler El'i olmak süreci; bu yeni durumlu süreçte, kafalarda karışan bir yapı ortaya koyuyordu. Çekirdek El, kafa karışıklığına son nokta olmakla; El’in, El’inin, El’i olmak gibi sonu gelmeyen bir çığlıma yapmaktan kurtulur. El, monarktı. Yani bay erki dediğimiz ilk mutlak olandı. El’in Eli Lugal’di. Yani takım erki dediğimiz oligarşiydi. El’in; El’nin El’i de Lugaller Lugaliydi. Sentez olanlar içinde mutlak ve meşruti olandı.

Böylece işlev durum olan monark ve mutlak El mana anlayışı, oligarşi olan yapı içinde hem sentez bir çekirdeği oluştular; hem de her biri bir çekirdek unsuru olan organ el ile çekirdek içi işlev yapıya dönüştüler. Azam olan, büyük El aşamasında her bir oligarşi yapılı çekirdek olan lugal süreç; azam olan El bağlacı ile azam El çekirdeği içine, birçok inşacı çekirdekçik olmakla alındı.

Çekirdek süreci, önce çift; sonra çok çekirdekli oldu. Çok çekirdekli süreç yeryüzüne doğru olan çok çekirdekli sentezi ele aldı. Böylesi devasa çekirdekler sentez bağı içine katılan El hâkim; çekirdekler sentezi olan ana çekirdekle bütünleşti. Bütünleşenler ana yapılı çekirdek içinde görünür çekirdeklere göre, görünmez etkiyle; yeni bir bağ doku içine, taşıyıcı destek doku bilince; El olmakla son buluyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir zaman azar
Bir zaman yazar
Bir zaman
Yenilgiden sezar
Her dönem
Gözyaşı dökerek

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mezopotamya Sinear bölgesinin kuzeyi, yukarı yerin gök toprağı olmakla; Kalde, Akad yurduydu. Gök yurdu olan Akad daha çok gök ehli çobandılar. Gök yerlerin aşağısında kalan Sinear bölgesi daha çok tarımcı olan yer ehli gruplardı.

Totem meslekli grupların ön ittifaklı temasları yapabilmek için iki grup kendi bölgelerinin sınır değinişlerinin yapıldığı yere geliyorlardı. Bu temas yerleri bölge içi hareketliliğin en aza indiği değinim yerleri olan kesim noktasıydı. Kesim noktalı, kutsal tapınak alanları yukarı toprakların aşağısında; aşağı toprakların da yukarısındaydı (gökteydi).

Aşağı yerdeki totem gruplar kesim alanına gelmek için göğe (yukarı topraklara) çıkıyordular. Yukarı topraklar da olan göktekiler de kesim alanına gelmek için aşağı topraklara doğru yere iniyorlardı. Göktekiler yerdeki makamı takdis ederlerken yerdekilerde göğe miraç ediyorlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El'in anlam olukla oluşturulan tartışmaları kendi kotarıcıların dışında herkes için aynı şekilde açık ve anlaşılır değildi. El'in mana anlaması yeni olukla ortaya konsa da kolektif sahiplikle anlaşılıyordu. Bu nedenle El'in toprak, mal, mülk, sahipliği; çok kişi için ha kolektif olan toplumun sahipliğiydi. Ha El'in sahipliği olmakla da dile getiriliyordu. Anlamlar net değildi. Böylesi tartışmalar içinde olmak, kimi ön ittifaklı tartışmacılar için sürecin içine balıklama dalış olmaktı.

Ön ittifak içinde kolektif emek ve kolektif emek gücü organize olup, inşaca oluyordu. Henüz ön ittifak içinde kişisi emek inşacı değildir. İlk kolektif çaba olan sosyal sahipli gayret, emek ve emek gücü; kolektif grup emek gücü olukla; totem grupların içindeydi. Totem gruplar ilk kez kendi totem mesleklerini organize edene kadar; içinde oldukları organizasyonda sosyal kültürleri daha ağır basmakla; davranışları daha çok "sosyal birlikler" dediğimiz yapı davranışlarıydı.

Sosyal tutum içinde olmakla birlikte totem yapılar, totemi süreç sonlarına doğru üretim hareketini de başlatmışlardı. Sosyal sahipli totem meslekli yapılar, ilk üretim hareketini başlatır olmalarından ötürü, toplum karakterli yapılardı da. Totem meslekli grup yapılar; ön ittifaklı sentezler içinde karmaşık organizasyonların entegresi oldular. Böylece totem yasalara karşı ilk kez; "üretim hareketi içinde irade kullanan ilahi dönemli sentez yapılar" vardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Artık El ile birlikte El iradesine teslim olmak vardı. Üstelik El iradesine ilk teslim olmanın da kişiler arası haz yarışması vardır. "El der ki; "De ki ben ilk teslim olanlardanım". Yani irade olan kadere iman vardır.

Toplumun gücü, kişilere özgürlüğün kullanımı oluşla yansıyordu. Özgürlük toplum sayesinde ortaya konmuştur. Kişisel özgürlükler, toplumsal sağlanışla olan özgürlüğün üzerine inşacıdırlar.

Yani üreten toplumsal gücün bizi özgürleştirmesi olmasaydı kişisel olurla otomobile binen; Ay'a giden; kışın sera karpuzu yiyen özgürleşmeler oluşun getirdiği özgürlükleriniz de olmazdı. Ya neyiniz olurdu? Güce biatiniz. Toplumsal güce, El adı altında tapınmanız olurdu. Bu güç doğal güç değildi. Doğada kendiliğinden olan güç te değildi. Bu güç kolektif emek gücüydü.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Siz bugünkü süreciyle olan hale gelmezden önce, geçmişte de bugünkü gibi değildiniz. Geçmişiniz, bugünkü yapısal durumunuzladır. Sizin bugünkü pek çok haliniz, geçmişle; geçmişin inşası ile açıklanıp anlaşılır olur. Bugünkü haliniz de geçmişin içinde yoktur.

El ve hak sözcüklerinin "şimdiki kullanılan anlamı", geçmişte yoktur. Ön ittifakı süreç içinde tartışılan El ile oligarşiyi inşa eden El başkadır. Oligarşin olan El, ilk El’in sosyo toplumsal yapılı üretim tüketim olan paylaşımlar ilişkisine bağıntılı değişime dönüşmelerle oluşan, düşünsel evrimle olan El’in emperyalist şeklidir. Yani ilk inşacı El, şimdiki evrensel bilince uzanan olan El ile aynı El değildir. İlk inşacı El, şimdiki El'e gelişme referans olan El olmakla, kendisinin ileri sürecidir. Haldeki El, geçmişin konturları dışında, şimdiki zamanını da kapsar.

Şimdiki kendi zamanı içinde tanınmış olan El'in, inşası içinde El'in oluşma zamanı dediğimiz çocukluk hali varsa da; o çocukluk şartları şimdiki ortam içinde yoktur. Biz genellikle şimdi olup biteni geçmişle; geçmişte olup biteni şimdiye aynı kılarız. Şimdiki El şahsında, geçmişe dek bu süredurumların koşulları bilinmez, görünmez olurlar. O eski koşulların anlamı şimdi yeni söylemleriyle anlaşılır edilirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

“Kişisel sahiplik” kapsamında "hak olan sahiplik"; rızk saçılması olukla kime isabet edeceği bilinmeyen bir “rızkın ya da nasibin beklentisiydi”. Durum bu olmakla o şans piyango çekilene kadar veya nasipler pay edilene kadar sizleri de; bize de çıkabilir ya da bu nasipten bize de bir pay (ikram) düşebilir, mantığı içinde tutmaktı. Bu “size de çıkabilir” vaadi kişileri yanılsatan ve kişilerin beklenti içinde olmalarının; vaadiydi. Bu bağlamla gerçekten de bu söz iman, inanç ve ahit belirten; kalubela sözüydü.

El kavramı her şeyi kendisi ile başlattığı için önüne geldiği kavramları da kendisi ile başlatan bu anlam içerikli anlatımla pekiştirir. El'in toprağı, El'in adamı, El beyt, El ehli beyt, El Amran, El Lat, El Uzza, İsma El (il), İsra-El, İsra-İl, Cebra-El (İL) mika-EL vs. söylemleri El ile başlamak ve El ile “tanımak” ve El ile “tanımlamak” için köleci sistem sahipliğine damgasını vuran anlama ve anlatımlardır. He şey El ile El’in sahipliğini takdir eden bu ulama ek ile anlam alır. Anlamını bulur. Her şey El ile bilinir olur.

Bu niye böyle? “Ya Malik El Mülkül Zül celali vEl ikram” ile öyledir. El kendi zül celalini (ulu olma ya da azametli olma veya büyük olma yahut ta malik oluşun (sahipliğin) “nasıl olduğunu” ikramla (rızkla, rızk saçmayla vel ikram ile) açıklıyor. Çünkü El hak; öyle buyurdu, öyle irade etti. Çünkü “El Şadday dağı gibi” söylemin başındaki ya da sonundaki veya söylem içindeki El söylemli takı, bir yerin sahipliğini ve kişiye ikram oluşunu tanımlar.

Devamını Oku