Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

4 yaratma anlatımı vardı. Anlatımlar groteskti kişinin algılarına göre kolektif algıları yaratacak dilinin söylemleriydi. Bu anlatımların 3 ü erken dönem içindeydi. Erken dönem groteski dönemi; ilk kolektif dönemi; üreten ilişkileri ve üretim hareketine bağlı ittifakları içerir.

Yaratılışa dek 3 anlatımdan ilki yukarıdaki gibi ilk sabit düzlemde kopan ayrışmanın kolektif alan içinde konumlanma şaşkınlığına ve hayranlığına duyulan mantığı belirten söylemdi. Diğer iki yaratma dönemi kolektif alan içindeydi. Kolektif alan niceleyişlerine bağlı köklü ve nitelikli bir ayrışma veren aşamalara verilen isimlerin olgu ve olaylarını belirtir.

Tekil yaşam içinde olan öznenin zamanı daima bitişik zamanlıdır. Kişisi bitişik zaman eşik belirimleriyle kişi üzerinde birçok parçalı yöneylem hareketine dönüşürler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Demek ki ilk kolektif alan kişileri bir araya getirip kişileri birleştiren alandı. Kişiler üzerinde, diğer kişilerle ortak özelliğe sahip bir birim zaman vardı. Bir birim zaman beş baskıyı ortaya koyan beş bileşenden oluşuyordu.

Kolektif alan kuvveti hem birleştirici, hem ayrıştırıcı, hem de ilk başlangıcı (kişilere dek temel özü) koruyan bir üçlü kuvvetti. Kolektif alan sabit düzlem alanı gibi çalışmıyordu. Kolektif kuvvet kişileri birleştirmişti. Kişiler üzerindeki bir birim zamanı beş ayrı öbeğe ayırmış ve bu öbekleri beş ayrı işin eylem grubuna dönüştürmüştü.

Kolektif alanda sondaki oluş baştaki oluşa göreydi. Kolektif alandaki gibi doğada böyle bir amaçlılık ya da içincilik yoktu. Çünkü kolektif alan doğa gibi rast gelelerle değil, kolektif öznelerin düzenlemesiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kişi üzerinde parçalı olup giden organize eylemeler kişi üzerinde boşluk bırakır. Bırakılın boşluğun kendisini çağıran (öz yineleyici) oyuk gerilmesi nedeniyle kişiler de; kendisinden gidenleri, farklı kullanım ve tüketim sağlamaları olarak geri çağırır.

Kişi üzerinde ayrışıp giden yöneylem potansiyellerinin oyukları sünen durumun geri çekim gücü haline gelirler. Yani ayrışan parçaları geri çağıran kolektif alan kuvveti ile kişi üzerinde ayrılan parça yüklerin bıraktığı oyuk hareketi; ayrışmaları farklı sağlama olarak geri çağırır.

Böylece parçalar, ayrışarak kopan bağ enerjisi ile üzerlerine yüklenen alan kuvveti nedenle bir gerilme, bir çekimli duruma dönüşmeye tabii olup; böylece potansiyel kazanırlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif alan içinde kişi üzerinde bulunan beş baskı kolektif kuvvet tarafından ayrıştırılır. Ayrıştırma işi kişi ve kişiler üzerinde 4 tane oyuk gerilimi ortaya çıkarır. Ayrıştırma işini yapan bu kuvvet temel baskıları ayrıştırır. Parçaları gerer. Sündürür.

Gerilen sündüren etki hem kalan oyuk alanı üzerindeydi. Hem hareket edip giden yük hareketi dediğimiz yükümlülükle, sorumluluk taşıyan organisasyon içindeki kişiler üzerindeydi.

Eylemin yönü bir organisayondan diğer her bir organizasyona doğru, kolektif alan içindedir. Kişi üzerinde alınıp organizasyonlar üzerine bindirilen her bir parça, suya hasret hayat gibi geride kalan oyuk alana doğru uyarılmış; geri gönderili bir polar yük eylemidirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya


Kolektif alan içinde kişi güdülerinden oluşan çakılı bir öz vardı. Kişi özü içinde ayrışıp, uyarım enerjisi alan talep eğilim dışa gider. Dışa giden uyarılmış, güdülü eylem; uyarılmış enerjisini uğraşı, iş, üretim olarak dışta bırakır. Dışa bırakılan enerji, enerji dönüşümleri üzerinden kendi eksiğini sağlar.

Eksiğini yüklenmiş olan (sağlamış olan) talep eylemi; oyuğun isteğiyle örtüşen ve oyuğun isteğiyle tamamlanan bir geri dönüşe doğru çekilir hareketiyle geri düşen bir enerji seviyesidir. Böylece transferlerini yapan uyartım enerjisi (enjeksiyon enerjisi) geri çağırılır.

Kişinin içte beliren dışa yönelen sağlamalarını yapan duygu veya istek eylemleri doğal süreçler içinde sürtünme yoluyla birbirinden ayrılan oyuk dediğimiz proton ve elektron hareketli iyonik süreçlerdir.

Devamını Oku
Bayram Kaya


İlk yaratma süreci kolektif bileşimli sağlasan şimik hareketler üzerinde "ayrışan-bileşen" süreçler, doğada sağlama yapan süreçlerin tasnif ve isimlendirilmesiydi.

Kolektif alan içinde ayrışma bileşme ve isim verme üzerinde gerçekleşen ikinci şimik hareket olan yaratma süreci de "üreten ilişkiler üzerine sağlamalardı". İkinci yaratma şimik hareket üreten ilişkiler olmakla şöyleydi.

Kolektif bir alandaki üreten ilişki eğer buğday yetiştiriciliğiyse, bu durumda kendilikten şimik gelişme ve karşılığı olan bir konum eylem olarak şöyle sonuçları ortaya koyacaktı. 1-Buğday yetiştiriciliği bitişik zamanlı süreçti. Bitişik zaman içinde önce tarla ekime hazırlayacaktı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Böylece yükseltgenmiş yani eşiği yükselmiş durum içinde ayrışan enerji paketleri veya yöneylem hareketi, iş yaptıktan sonra indirgenir. İndirgenen bir yöneylem ya da yük hareketi ilk nötr haline döner (geri bağlanım yaparlar). Ayrışan süreç oyuk ve yük hareketlerinin tekrar birbirini tamamlamasıyla sonuçlanır.

Bileşenle kolektif alan içindeki kişi kolektife göre düşünüp, kolektife göre hayal eder (tasarım eder). Kolektif özne de kişisi özne gibi nötr alan içinde ayrışan kuvvetler üzerine kolektif istemi, kolektif hayalleri bindiriyordu (modüle ediyordu). Ortam modülasyonlaydı.

Uyarılmaya hazır durumu içindeki modüle edilecek bileşimler kolektif modülasyonlarla olan eylemlerdi. Kolektif modülasyonu olan eylemler de, bu bindirişlerle ne yapacağını nasıl davranacağını bilen bir kolektif özneli kolektif aklı doğuyordular.

Devamını Oku
Bayram Kaya


Boşa bu caka, suçluluğun telaşı, tasa
Nebiyi nübüvvetle çıksan, tarihi hasa
Sen garip bir tarihin ürünüsün Süleyman
Bu çarpığı düzeltmenin telaşıyla feyman

Devamını Oku
Bayram Kaya

El’in getirdiği düzen daha monarşi döneminde yetmemeğe başlamıştı. Nasıl yetsindi ki... El'in getirdiği sistemde görüldü ki biri yiyor yüz biri bakıyordu. Mülkü olan balın da sahibiydi. Balı kovandan çıkarıp kaba koyan köle parmağını yalıyordu. Buna karşın El sistemi seçilmiş olan şanslı kullara yetiyordu çok şükür... (!)

Bu ikilem (dilemma) karşısındaki parmak yalayıcıların; çok heyecanlandıkları yerde de avantacılar tarafından kendilerine yapılan vaadi hatırlıyordu. Vaadi anımsamasıyla birlikte hiddetini sınandığına, sınava çekildiğine verip estağfurullah çekmesi ile şeytan iğfalini bastırıyordu!

İnsanın düşünmesi her yerde kıskaca alınmıştı. Her şeyi bir başkasının avantacı mülk sahibi olma, kurgusuna göre düşünüyordu. Böyle durumlar içinde kişi düşüncelerinde kırpma ve süzgeç devreleri düşünce sistemi içinde devreye giriyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yeni düzen, mülk sahibi olanlara göre (ekmek sahibi olanlarla göre) bir ilişki düzeni olmayı öngörüyordu. Ya da ters tarafta söylersek El; mülk sahibi olmayanların (ekmek sahibi olmayanların) mülk ve emek gücü sahibi olmamaları durumuna göre bir ilişki düzenini öngörüyordu.

Süreç; ekmek verme sahipliği olmanın (ne demekse), iş verme sahipliği olmanın (ne demekse), iş nesnesine sahip olmanın düzeniydi. Süreç ekmeğe, iş vermeye, üzerinde çalışılacak ve el ile çalışılacak iş nesnesine sahipliği olmayanlara karşı basınç yapmanın teveccühüydü. Güçlünün basıncını ve basınca hazır oluşu düzenliyordu.

Ya da süreç sahipliği olmayanların, sahipliği olanlara doğru akış (ekmeğe doğru akış) etmesi olunca; efendi için kölenin efendiye biatinde bir sakınca yoktu! Dahası efendi gözdağı yoluyla kölelerini çalıştırmak için efendinin kölesini sorgusuz sualsiz öldürmesinde de şaşacak bir şey yoktu.

Devamını Oku