Özdeki (özdek sel) özellik, bambaşka boyutla tekillik özelliğidir. Evrensel özellik, tekil özelliğin parça parça, özel yansımalı girime, olmasıdır. Böylece niceli, durumlarla potansiyelli olunur. Niceli potansiyelli parça oluşlar da potansiyele doğru bağıntılarını vurgulama şeklinde bir geri bildirimli bağlanım yasalarına dönmektedir. Dölütün evreleri, bunun vurgu ve tarihselliğidir.
Unutmayın ki geri bağlanım yasaları, geri bildirim iletilmesi; ayaklarınızın ya da kullandığınız aracın hızına bağlı değildirler. Düşünce atımıyla “anlık altı” bir sürede olur biter. Kimyası da böyledir, özdeki (özdek sel) oluşu da böyledir. Tarih sel oluşun kodları bağrındadırlar.
Hidrojen oksijen birleşimi (sentezi) , su olacaksa; inorganikle içte atom yasalarına ve kuantik yasalara; dışta çevre seçilimi yasalara, geri bilindirişimle vurgu yapmadan; bunu başaramazlar. Totem yasalar içinde özel bir annelik yoktu.
1-Alan ve Alan Kazanma Olan Çevre Gezmesi
Tarih sel olana bakışta; alan, alanlanma gibi bir oluşma diyalektiği ile tarihe bakış; ilk kez benim kullandığım bir yöntem oluşla yazıya döktüğüm savunulardır. Yazılarımda dile getirdiğim savunular burada sayamayacağım kadar çok konu içeriklidirler.
Bu bağlamda totem kavramı animizim, büyücülük türü herkesçe bilinen kavramları da ilk kez benin kullandığım anlamla tarihsel sürecin kesikli sürekliliği içinde özel bağıntı oluşla olagelen bir inşa diye değerlendirdiğim çalışmalardır.
Bir totemizmi benim kullandığım diyalektikle az çok benzeşen anlamalarla kesişen kişisel düşünmeler mutlaka insanlık içinde olmuştur. Olması en olası yaklaşımdır. Ama yazıya dökülen dokümanlarda ve okuduğum türlerle basın yayın içindeki akademik çevrelerde bunun kırıntısını dahi görmedim. Oldukça bilimsel olabilmenin sunusuyla bunu yapmağa gayret ettim.
Sevgi duyduğunun açlıktan ölmesini hatırlamasıyla kendisinin el an doyuyor olması his kırılmasıyla bir mihneti utanma duygusu duydu. Hiç değilse aklına düşürdüğü bu gibi durumlarda kendisi de atası gibi mihnet ve minnetini duyduğu onun gibi aç kalarak; onu anar oluşla; mihnet ve şükranını göstermenin erincine (huzuruna) varabilirdi!
Mihnet ve minneti belirten iki anı kıyaslamasını bir arada yaşayan kişiler; bunun canlı tanığıydı. Çok daha sonraki kişilerde anlatılanların tanıklığına duygu ve vafa tanığı olup, iman ediyorlardı.
Av sırasında av olanlar, düşüp kolunu bedenini kırıp sakat olanlar. Av için uçurumda düşüp ölenler. Ve ölenler yüzünden günlerce aç kalan grup üyeleri, sık yaşadıkları ve yaşayanlardan dinledikleri anı süreçleriydi. İşte totem meslekleri artık yavaş yavaş aç kalmanın, yiyecek bulamamanın önüne geçmeğe başlamıştı.
Salınım dalgalanması totem grubun bölgesi içinde en uç sınırdan geri dönüşle; grubun geri iletilmesini yapıyordu (feedback) . Grup merkezi çevresinin en uç bölgesiyle iletişime için merkezle bölgesi içinde, arama-tarama; keşif yapma, konaklama gibi aşamalardan oluşan alanla, parçalı oluşlara dönüşüyordu.
Yani bölge sınırıyla sınırlı olan totem grup düzenletin salınımları, ileri ve geri olup; soru-yanıt-dönüt salınımları halindedir. Yer yer keşif yapmaları, arama tarama, konaklama yapmaları; bu tür bilgilerin merkezle paylaşılması, mevcut yiyecek türü, av durumu; toplanan nesnelerin merkeze taşınması gibi iletimlere dek yoğunlaşmalarını vermekle, grup içinin kendi parçalı durumlarını oluşuyordular.
Keşif gezilerinin, arama taramaların bu parçalı aşamalar üzerinde tekrarları da, merkezle bölge sınırı arasında devamlı kılınmak istenmesiyle de tutum sürekli oluyordu. Tutumun yoğunlaşmasını oluşan parçalı yerler, grup merkeziyle geri beslenme veya geri bildirme yapar. Geri iletim ana salınımın ileri yönlü devam etmesini ya da ana salınımın ileri yönde devam etmeme süreçlerini düzenletiyordu. Sonuçta geri etkili bildirişimler, ileri geri iletime oluşlarıyla totem alanın sürdürülebilir bir sürekliliğini oluşuyordular. Bunlar inşacı zorunlu akıl değil miydi?
O dönemle patent olan şey karşı totem grupların yararlanışı değildi. Totem gruplar bu tür beraatların kullanımına kapalıydı. Totemler, yakın karşı grupların temas edemeyeceği dokunulmazlık tabusuydu.
Her totem grup ateşin, köpeğin kullanımını ve kontrol altına alınmasını bilmiyordular. Ve bu türden mesleklerin bulucusu değildiler. Zaten bu küçük yapıların totem mana gücü içinde bunların tek tek ya da hepsi bir arada oluşla sahibi olunması olası da değildi. Totem yapılar sürüye göre ve birbirine göre bir arada olmanın değil zıtlaşan yapıların var olmasıdırlar. Kimi gruplar, bunların bu şekil muhafazasını zıt olan geleneğe aykırı da görebiliyordu.
Totem grubumuz bu tür sağlama ve sağlatmayı kendi grubuna, kendi grubuna ait totem mana gücü olmasından ötürü bunların ortak paylaşmaları; ortak paylaşım içindeki grupları, ateş totemle (Mecusi) ve it totemle anılır kılmıştı.
Bencilliği koruyan yasa ancak totem alan içinde ortaklaşan yasa olmakla gelişmenin dinamosu oldu. Bu nedenle ortaklaştırmayı sürü için ortaya koyamayan süre yaşam çok çok yavaş gelişiyordu. Esasen sürü yaşam bu ortaklaştırmayı öbek alanları dışında ortaya koyamazdı da.
Buna istinaden totem dönem ve ön ittifaklı komündü dönemden beri ana ilkeye göre toplumsal olarak üretiyordunuz. Ne var ki köleci dönemle birlikte keyfi takdirce tutum içinde ortak kılan bir anlayış olmaz tasarrufun tahakkümüyle sürecin ezeni ezilenleri olmakla payınızı tüketiyordunuz. Olan biten buydu.
Bu köleci tutumlu çelişki, totem mana gücünün ortaklaşmasını ne yapsa da dışlayamıyordu. Ama tekil takdirli güün ağzı, ortaklaştıran totemi ilah manalı gücü yadsıyor ve takdirde ortaklığı şirk görüyordu.
Şu kahrolası acunda
Bir kurtarıcı sanallar
Bir de gerçek kurtaranlar vardır
Şayak kalpaklı mavi göz gibi, neshi de yok hani
Ne gönül yarasını ne de sarasını
Öneriyorlar bana
Akrep gibi sokarcasına
Gönlümü oldursam da
Geçmişi soldursam da
Adım atılmışsa, adımı destekleyen; adımla eşleşen; adıma eşlik eden, adımın koşutunda olmakla adıma göre adımı düşün sel oluşla bir tümle yen vardır.
Yani adıma koşut bir destekle o adıma yönelik istek; bilinç; seçilim veya tercih vardır. Bu eylemseliler bilince göre seçilim, bilince göre anlam edilme, bilince göre farkına varmadır. Veya bilinç bu eylemseli olana göredir vs. Zaten bu kendisini bilmedir(karakterini giderek dolaşığını bilmedir).
Farkına varılanla olgu, olay, bağıntı olmakla beliriş veya belirme verenler; ölçülen eylemlerdir. Ve bu iş ölçülen biçilen eylemlerin ıra sal bilincidirler. Bu durumda bilinç, bir ucuyla hal iken diğer bir ucuyla kuplaj durumuyla oyuğa atıftır.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...