Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Doğaya yönelimle olan beslenme, savunma, güvende olma, barınma gibi herkesle olan tekil kişi davranışları, bileşik davranışlı süreçlerin kolektif alanı içinde işgücüne, iş paylaşımına dönüşen enerji tipi olurlar.

Herkesle olup ta dönüşen eylemli yönelimli enerji tipi şimdiki deyimle herkesin zorunlu bir işle ve zorunlu bir iş gücüyle bileşimli alana katılmasıyla, şimdiki yapay işsizlik o günkü inşa olan sistemin bilmediği olgudur.

Temel durum karşılanmalı hayati olgular, doğaya yönelim olmakla herkesle ve herkeste zorunlu olan sağlayıcı davranışlar; kolektif alanın işgücü ve iş bölüşümü paylaşımına dönüşmekle alanın düzenli bir enerji formudurlar. Böylece bu enerji formu içinde kolektif alan sıralı, çevrimli, özyinelemeli işiyle; sağlatma yapmaya ya hep ya hiç diyen bir anlayışa bürünür.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Birileri çıkıyor sizi köleci sistemin lütfuna sığınmağa, köleci yasalara tevekkül etmeğe; sadaka ve zekât yardımlarının sizi teskin eden biati içinde oluşa çağırıyordu. Davetçi çağrılar una kurtuluş deyip, köleci sisteme solunum yaptıran bu tür savaşçı ve kimi kes de davetçi çağrılara kurtuluşlu çağrı denmekle, bu çağrıyla köle kişileri teskin eden davetçilere de aziz deniyordu!

Birileri çıkıyor sizi tarihsel akışlı kolektif bilince; kurucu inşaya; inşanın temeli üzerinde kaostan kaçınıcı sistem doğrultmasıyla düzensiz enerjiyi düzenli enerji akışına çevirmeğe çağırıyordu. Köleci tevekküle biate çağıranlara karşı birileri sizi: sömürü gibi soygun gibi cinayet, darp, hırsızlık, gasp gibi kaos durumlardan kaçınmağa çağırmakla; şeytan oluyordu!

Mülk sahibi, yatırımcı, iş bilir, iş bitirici, tüccar, müteahhit gibi tümü de "kurucu inşanın kendisi olan depo enerji entegrasyonlu parçalı kısımlardır". İnşa haricen finansman bulunup yatırım yapılmakla başlamamıştı. Ama kolektif emeği oluşan kişilerin depo enerjili kas ve emek gücü nedenle, kişilerin kolektif yatırıma başlamaları ve artık depo enerji biriktirmeleri vardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Egemenler vicdan yapıp(!) kolektif zenginlikten %89 yerine %10 da pay alsalar, sosyal adalet bir sömürü öngörmekle birlikte sosyal adalet sömürenlerin biraz vicdanı, biraz hukuku, biraz adaleti olan bir sömürü sistemidir.

Özel mülk sahibi egemenlerin işbirlikçisi olan siyasetler sizin cehaletinize koca koca yalan söylerler. "Devlet size iş bulmaz, herkes kendi işini kendi kuracak" demekle kişileri kolektif bilince uyanmasınlar diye kolektif bilinci bastırıcı söylemlerle uyuştururlar.

Kolektif alan içindeki herkesin temel düzlemden gelen davranım, yönelim, sağlama eylemleriyle kişiler iş sahibi olup; alan içine işiyle ve depo enerjili işgücüyle gelmişti. Oysa sömürü bile zaten işi olan kolektif sistem içinde istisnasız var olan, iş ve işçilikler üzerine alabildiğine açılım vermiştir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif istekler ve irade kişiden, kişinin bilincinden bağımsızdır. Kişiden bağımsız olan bilinç, kolektif bilinçtir. Kolektif istek ve kolektif iradedir. Kolektif alan ve kolektif güç; kolektif birikimden kaynaklı depo enerjili alandır.

Demek ki kolektif güç kişisi stresi önleyen hem bir alan ve hem de bir depo enerjilidir. Köleci sistemle paranın kâr yapmayı, kazanmayı, ticaret, yapmayı, faiz almayı, enflasyona uğramayı vs. ön görmesi hem kişisi stresin kaynaklarından birisidir. Bunlar aynı zamanda soygun enstrümanları olmakla, kişinin soyguna uğrama stresidir.

Köleci öğreti paranın işleyim ve işlerge (işlerce) kuvvetlerin birbirine karşılık enerji dönüşümü içinde ve kolektif emekler üzerinde; "kolektif bir değiştirme değeri" olduğunu öğretmez. Parayı gelir getirici, kazanç sağlayıcı, kâr yapıcı bir anlamla sistem üzerine baskı aracı olarak kullanır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci sistemin kulları birbirine karşı "çıkar bak cebinde 2000 liralık telefon var" diye sataşır, ayrışır. Oysa bu kul kişi 2000 liralık telefona karşı en az 6000 liralık "kolektif işgücü üretir. Bu iş gücünün iki bin lirası harcanan emeği yerine koyacak, yarın yine çalışacağı zorunlu değiştirilir emek karşılanmaı olsun.

2000 lirası da telefon almak gibi kalteli yaşama karşın değiştirilir emek olsun. Geriye kalan 2000 lira kolektif sistemin çevrim ve amortismanına karşılık; yol, hastane, hasta, yaşlı, çocuk bakımı, araştırma geliştirme gibi kolektif tüketimlere katılım payı (vergi) plsun.

Oysa zorunlu emek karşılığınız olan para dışındaki 4000 liralık "işleyim kuvveti olan kolektif depo enerjiyi", türlü şekilde ihale, teşvik, süspansıyon gibi hilelerle kâr saikıyla işveren efendilerine bırakıldığını kullar hiç bilmezler.
Konu olan şey, iki bin liralık telefona sahip olup olmamaktan çok öte; amorti emeğe katılan, refaha harcanacak olan artıp biriken, vergi olan 4000 liralık kolektif emeğe; kolektif bilinçle sahip çıkmaktı.

Devamını Oku
Bayram Kaya


Beslenme; çevredeki enerji akışlı geçişme, değişme ve dönüşme içinde kesikli parçalı durumlardan sadece bir tanesiydi. Keyfi olarak nereden geldiği bilinmeyen bir rızk paylaşması yoktur. Eğer ancak kolektif güç içinde kolektif bağ ile ve kolektif emek ile üretilene rızk deniyorsa; kolektif alanın inşasına kadar doğada böyle bir sunum yoktu.

Kolektif alan girişmesi dışında böylesi öznel düzenli ve kolektif bilinçle üretilen bir depo enerjiye rızk dendiğinde bu rızk bir yerde gelmiyordu. Ve bu rızksa eğer bu rızkı kimse de vermiyordu. Kolektif güç ile doğada söke söke alınıyordu.

İlk sel ataların inşa içine gelmelerinde rızk araması yapmak yoktu. Doğa karşısında zorluk ve tehditlere karşı koyacak güç birliği ile sağlasındı yardımlaşma vardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yine kolektif alanın kişisi sağlamalara garanti veren çevrimi de kolektif alanlı bir kolektif güçtü. Bu akışlı düzene göre yapılan çevrimler kolektif bilinçle, kolektif aklı ortaya koyuyordu.

Kolektif süreç, kişinin dışında olan; kişiler girişmeli düzenlemelerle yalıtıma bir alandır. Kolektif süreç yalıtıma alanın üreten ilişkilerinden doğan kullanım-tüketim bağıntılı takaslarını; kendi sosyal ilişkilerinin izin verdiği kadar düzenleşimler ile birlikte alanı dış dünyaya açacaktı.

Kolektif süreç te yine kişinin dışında ve kişinin temel düzlemine doğru kişilerin bencilliğine atıf yapan geri bağlanım süreci; kolektif özgönderge içindeki kişisi özegöndergeyle, kişiden başlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İbrahim hazır bulduğu eski yasaları köleci anlayışa göre değiştirip dönüştüren söylemlerle kendisine mirasçı çocuk edindiğine mi sevinip gülmesin? Doğuracak yaşta olmayan eşinin ayrıcalıklı bir kayrayla doğuracak olmasına mı sevinip gülmesin? El söyleminin kısır dediği Sara'ya çocuk doğurtma ayrıcalığına da "müjdelenmek" diyordu.

Zaten köleci mantık, kolektif sisteme göre olmazlarını hep mucizeyle anlatılacaktı. " El seni fakir bulup zengin kılmadı mı?" diyecekle; onca fakirin, onca kölenin içinde onun seçilmiş olmasını başka bir mucize ve nimeti ona hatırlatacaktı.

Kolektif zenginliği kimi seçilmiş kişiler lehine özelleştiren kurnazlık; aslında mantıksal bir düşünceyle BİR BULUŞTU. Elbette buluş ta bu buluşu yapan kişisine patent hakkı da getirecekti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Aşk, cinsellik, saygı, sevgi türü şeyler içine kolektif emek, kolektif yardım sokulamayan, paylaşılmayan nötr duygusal durumlardı. Bunları dıştan kişilerle sırdaşlıklarla paylaşımlarını, sürdürülebilirliklerini yapsak ta çok büyük oranda kişiseldi kolektif ortama olabildiğince nötr yansımalarla olmalıydı.

Kolektif yapı herkesle olan ve herkese olan durumla bir paylaşma ve paydaşlıktı. Köleci sistemdeki El mana anlayışı HERKESLE OLAN, HERKESİN PAYDAŞLIĞI arasına, HERKESLE OLMAYAN, HERKESİN OLMAYAN durum söyleminin zıddı duruma NASİP demekle, herkesle olan bilgiyi, öz göndergeli oluşu unutturup, herkesle olan paydaşlığın arasına NASİBİ, soktu.

Nasip (şans, kader, kısmet) kolektif gücü ve kolektif zenginlikleri seçilmiş kişilere mülk yapıcı anlam ve anlatımdı. Bu nedenle El mantıklı söylemdi. El de kurnaz kişilerin kolektif güç ve kolektif zenginlikler üzerine kurdukları mülk edinici hayalin simge temsilcisi söylemdi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Rızk ve mülk kavramının önceden beri var olup, var olmadığı neden önemle belirtiliyordu? Çünkü El, rızk söylemi veya kader söylemi üzerine bina olmakla mana edilmişti. Rızk veya kader “her şeyden önce” tasarlanmış her şeyle birlikte El tarafından bir çırpıda ortaya konmuştu.

Bu anlayış içinde “Her şey rızkıyla birlikte doğar” deniyordu. Ve her şey bugün nasılsa dün de öyleydi deniyordu. Bu düzenleme içinde hiçbir değişiklik yok deniyordu. Ve her şey bu düzenlemeye göre bir çırpıda rızkıyla birlikte olup bitmişti, deniyordu. El bu tezler üzerine oturuyordu. Demek ki bu günkü rızk olarak biriken servetler, dün de vardı.

Dün de vardı ne demek? Büyük patlamadan önce mülk ve servet vardı demek! Atomun inşasından önce, mal mülk rızk vardı demek. Kimyasal evrim, moleküler evrim yokken; hayat yokken; üretim ilişkisi ve üretim hareketi yokken, rızk, mal, mülk düşünce ve tasarım vardı demek.

Devamını Oku