Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya


Dil olarak sadece bu hiyeroglif ve ideografi gelişme bile müthişti. Mucize izole totem alanlı etkideydi. Kolektif akıldaydı. Kolektif akıl biyolojik komplikasyonları harekete geçiren özelleşmiş uyartımlardı.

Günümüzde de özelleşmiş kolektif bilgi taşıyan uyarımlar teknik bir yazı, elektrik ve manyetik şifrelere dökmekle özel bir bilişim dili ortaya koymaktadır. Türümüzü biyolojik analojini maymundan ayıran fark da türümüzün toplumsal yapısıydı.

Organik ve inorganik şeyler evrensel dokudan yalıtımlarla yerellik (yalıtım, özel) bağıntısı içindeydiler. Evrensel dokunun özü de dalga hareketiyle titreşen frekanslardandı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İşin tuhafı insanlar üreten bir kolektif alanda insan olduğu halde, insanlar kolektif akıl ile kolektif özne olarak düşünüp davrandığı halde kolektif bilgiyi, kolektif bilinci anlam olarak ne bilirler ne söylerler ne kategorize ederler. Kolektif bilinç bileşenlerine bile ayıramazlar.

Adeta kolektif olana sosyal bir içgüdüsel tepkileri vardır! Bunu da anlamak hiç de zor değil. Bu günkü kişisel servet ve zenginlikler kolektif emeğin ve kolektif kapasitenin sömürülmesiyle vardı.

Bu sömürücü ve gaspçı sistem dünden bugüne kolektif alanı ve kolektif alan çağrışımlı geri beslenme bilgilerini yok saymak, unutturmak, bu konuda bilgisi sizliğin karanlığını oluşturmak için dini ile imanı ile ideolojisi ile hani az uğraşmadı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mülk sahipliği ve kul sahipliği köleci sistemin en temel özelliğiydi. Köleci sistem mülk sahipliği anlayışını uygulamaya dönüşmekle kolektif sistem mutlak monarşin bir yapı içine girmişti.

Bu yapı içinde mülk sahibiyle mülkten yoksunlar arasındaki uyuşmaz menfaat çelişkileri nedenle toplumsal huzursuzluklar arttı.

Artan huzursuzluklar karşısında mülk sahipliği sistemini övmenin bütün çıplaklığı karşısında El mana anlayışının takkesi düşmüş, keli görünmüştü.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mülk sahipliği ve kul sahipliği köleci sistemin en temel özelliğiydi. Köleci sistem mülk sahipliği anlayışını uygulamaya dönüşmekle kolektif sistem mutlak monarşin bir yapı içine girmişti. 

Musa'nın öyküsü bu tarz mutlak monarşin giydirişlerine bir örnektir. Musa öyküsü çeşitli zamanda çeşitli rivayetlerle değişe birleşe bugünkü metnine bürünmüştür.

Öyküye göre Musa Firavunlar yönetimindeki mutlak bir monarşin içinde olan oligarşiler döneminde hikâye edilmektedir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Musa'nın öyküsü ve Musa öykücüleri, Nuh’a göre daha gelişmiş bir köleci ortamın ürünüydüler. Musa, kolektif ortamda uzaklaşmış bir paylaşma tekniği içinde Nuh öğretisine sarılmış Firavunun mülküne göz koymuştu.

9

Nuh'un kolektif kapasiteye göz dikmesi Musa’nın Firavun mülküne göz dikme işi zamana ve zemine göre oluşan köleci bir fikriyatın ürünüydüler. Firavunun malını elde etmek için Musa adı üzerinde ve Musa lehine kurgulanan çeşitli hikâyeler eşliğinde Musa'yı saray ehlinden bile yaparlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sağınızı, solunuzla; doğuyu, batıyla; güney kutbunu, kuzey kutbuyla; yukarıyı aşağı olanla vs. tanımlarsınız. Pekiyi ya El'i neyle tanımlarsınız? Hiç kuşkusuz ki İlahla tanımlayıp ilahla anlayacaktınız.

İlah üreten ilişkilerin ve ön ittifaklarının kavramıydı. El dinlerin kavramı olacaktı. Bu nedenle her tür dini kavram içinde El, kişilere hitap ederken "Ben, ben olanım. Ben El olan ilahınızım. Ben İlahın, El olanıyım. Ben ilahınız olan El ‘im" der.

Henüz “ben evrenin yaratanıyım” demeyi aklının ucunda geçiremiyordu. El’in İhdas oluşu da zaten evreni yaratmak için, evrenin yaratıldığı bilgisini vermek değildi. İhdas oluşu kendisini tanımlayışında içkindi. El kendisinin üretim ilişkileri üzerindeki, MAL MÜLK SAHİPLİĞİYLE tanımlıyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci döneme dek olan başlangıç koşulları içinde oluşan insanın sosyo toplumu oluşması dâhilinde henüz Yüce Tanrı fikri yoktur. İnsanların, ya da ilk sosyal birliklerin meşruiyet kaynağı totemdir.

Grup birçokluktu. Çokluğa söylediğiniz yapılması gerekenler de, çokluğun üzerinde ittifak edeceği; çokluğu senkronize edecek bir odak merkezine ihtiyaç vardı. Grubu oluşan alan içinde meşruiyet sorunu ortaya çıkar. Sürü içindeki bu kabil meşru güç, kaba güçtü. Bu odaklaştıran güç meşruiyetti.

Totemi sosyal yapıyı oluşan ilk ataların önünde, kaba gücün dışında; meşrulaşmalarını sağlayacak totem grup deneyi olan bir mana anlayışı yoktu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Totemi mana ve totemi yalıtmanın içinde ufak bir ortak sosyal birlik eğilimleri olmadı mı, totemi alan da olamazdı. Totemi oluş, genel zaman akışlı çevrenin içine çevre devinmesine uygun bir özneli monte oluştur.

Çevredeki genel zamanın özel ve özgün bir parça olan dilim alanın içine, grup eğilimli tutumlar yalıtama olmaktadır. Yani genel frekanslı salınımlı belli bir frekans üzerine özel özgün ve amaçlı bir salınım bindiriş edilmektedir.

Genel zamanın sanal olmakla yalıtılan belli frekansı üzerine modüle edilen gruba özgü amaçlı bir özneli oluş; totemi oluşla zamanı akıtmaktı. Totem, yalın ve ayrı ayrı yalıtıma oluşlarıyla gelecekteki sosyo toplumunun ön nüvesidir. Sosyal (duygu deş) bir var oluş sistemidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kısaca demokrasi mutlak olanın sorgulanması içine atılan bir adım ve hançerdi. Kullanılan iradeyi ezen ve ezilen tarafların üzerine paylaşımlı yayma çabasıydı. Yani demokrasi bu anlamıyla sınıflar arası karşılıklı sorumluluktu.

Demokrasi uzun erimde devletli olmanın karşısına konan az çok mukabil güç ve sekans hareketiydi. Yani mülk sahipliği yönetir; mülk sahipliği güçtür ve güç kullanmaktır; mülk sahipliği iradedir demenin yalın ve mutlak kullanımına karşın sınırlama getirmekti.

Bir gücün kendi doyma noktasına kadar olacak kullanımlarına karşı; karşı sınıf hareketli istem ve iradelerle o gücü frenleyip; o güce direnç koyma şekli demokrasiydi. Sınıflı toplumda demokrasi vaz geçilmez bir hak olmakla birlikte; ne yazık ki çok kez ve her kes cahiller demokrasisi olabilmektedir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Demokrasi devletli olmanın karşısına konan az çok mukabil güç ve sekans hareketiydi. Yani mülk sahipliği yönetir; mülk sahipliği güçtür ve sahiplik mülkün gücünü kullanmaktır. Yine mülk sahipliği iradedir demenin, kendi yavaşlamalı yalın ve mutlak kullanımına karşın; sınırlama getirmekti.

Bir gücün kendi doyma noktasına kadar olacak kullanımlarına karşı; karşı sınıf hareketli istem ve iradelerle o gücü frenleyip; o güce direnç koyma şekilleri demokrasiydi.

Yani demokrasi toplum içinde sınıflar arası bir denge hareketiydi. Sınıflı toplumda demokrasi vaz geçilmez bir hak olmakla birlikte; ne yazık ki çok kez ve her kes de cahilliğin cahiller demokrasisi olabilmektedir.

Devamını Oku