Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Komün kendi aç olanından sorumlu idi. Şimdi açlık bir anlamda olması gereken, bir hizmet etme durumuydu. Hatta açlık giderek tembel olmanın bir anlatımsal yorumlanmasıydı da. Çok çok sonra dan dan, inanç eğilimleri sistemleştikçe de, açlık Tanrı’nın rızıkları eşitsiz dağıtmasının ve insanı sınava çekmenin bir başka yorumlanmasının yansır olması olacaktı. Bir kes, çalışma ve yetenek ve mal edinmedeki farktan kaynaklı tutumlaşışlarla eşitsizlik ortaya konmuştu. Tüm devinimler ağ ilişki bağı, bu eşitsizleşmenin çatışkılarından giriştirilen üremeler olacaktı.

Sorumluluklarınız, sosyal, toplumsal, doğal ilişkilenişinizin sürdürülmesindeki karşılıklı duyulan, görülen, fark edilen, zorunlu yasal bir müdrikedirler. İşte, dış bir kaynağın size bildirim yapmadan, kendi girişme algılarınızın, kendi üzerinize düşen biçimleri ve biçimleniş şekillenişleri de sorumluluğunuz idi.

Bunların, ilişki ve girişimlerinden, analizler edinip, anlayamayanlara; terekküp edemeyenlere; öznel olaraktan, olup bitenleri kavrayamayanlara, eski tutumlu savunma direnişlerine, durumun yansıtılışı nasıl olacaktı?

Devamını Oku
Bayram Kaya

Her totem grubun bir yaşam bölgesi vardı. Bir de zaman, zaman göçmek zorunda olduğu; bölgesi dışında tehdit ve tehlikelerle dolu, zorunlu durumlarda tehlikelere atıldığı, çevresi vardı.

Kendi savunmalı bölgesi ile tehlikeli bölge sınırları tabu yasağı olan yerdi. Girilmeyen, tampon kutsal sınır bölgeleri oluşmuştu. (bkz. Tapınak ya da kutsal yer algısı) Buralar zamanla hediye alıp vermenin birbirine hediye kurbanlar sunmanın kutsal yer buluşması oluşuyla girişmeye başlayınca; grupların birbirine tehlikeli bölgeler olan çevre yerleri ilk kez bir anlam ve ifade edilme gereksinimi kazandılar.

Bu kabilden kazandırılan anlam, zıtlıklar yasallığıyla tarif edildi. Totemi grubumuz sadece çevre olarak bildiği çevresini, kesikli sürekli süreçlere bölmeye başladı. Bunun ilk adımı Kutsal buluşma yerine göre yapacaktı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yaşamak
Bir berdel gibi ölümü
Daha çiçeği burnunda iken
Bağ bozumuyla gün dönümü

Ayrılığı dağa sarsam

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir insan vardı, en olumunda
Şikâyet ederek mızmızlanırdı.
Onca çekeri yükümüzün üstüne birde
Bilemedikçe ölüsünü de sırtlanmakta
Kulağımıza küpe kalışıyla bize kardı

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bizim gibi ülkelerde halk, demokrasinin ne kurucusu, ne savunucusu olmuşlardır. Demokrasi belli bir zaman zemin dilimindeki toplumsa üretim tüketim ilişkisini halkın ve yurttaşın bilinç edinmesinin tutumlaşılan kültür şeklidir. Bizde, halkın bir demokrasi tarihi yoktur. Demokrasi halka bir lütuf gibi gelmiştir.

Oysa demokrasi yurttaşların orta bir bilinç durumunun tutumu olup; toplumun siyasi gidişat uygulamalarını, yani yurttaştan yana uygulamalarının; en azından halktan yana iyileştirilmesi bağlamında, bir kontrol mekanizmasının kullanımı olacaktan da anlaşılmalıydı. Bilmezliklerle inançlar, görenekler içinde halk olmak çok kolay. Yurttaş olma, bilinç işidir, sorumluluğu zor.

Demokrasisi, gelişmemiş ülkeler de, demokrasinin nimetlerini yaşatmaktan çok demokrasinin külfetlerini ortaya çıkarttılar. Gelişmemiş ülkede demokrasinin nimetleri, tezgah siyasetlerin sorgusuz sualsiz saltanatı olurken, demokrasinin halkçı kullanım yararından kaynaklanan, bilmezlikti sıkıntıları da, halkın derin ayrılıklarının külfeti oldu. Bizim gibi demokrasi kültürü geliştiremeyen ülkelerde, ne yazık ki seçilmiş krallar çıkmaktadır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Zaman, bilmeden ve bir zorunlulukla yola çıkmıştı. Çünkü seçme ayıklamasını kendi içinde yapacaktı. Ama şimdi bilerek, çoktan seçmeli; bir sonrayı hesap ederek adımını atıyordu. Yola çıkmanın özdeğe eklediği özellikler; zıtlıklar; özdeğin sürekli değişen, olay aşan, girişen, giriştiren yapısı oluyordu.

İlk patlama ilk hafıza kayıtlarıydı. Patlama nesnellik, hafıza kaydı; öznellik ve duygu idi. Biri diğerinden çıkmıştı. Biri diğerinin bir beliriş ve görünüş girişme giriştirme tarzıydı. Öznellik nesnelliğe, nesnellik öznelliğe dönüşüyordu. Bir ve aynı şeyin olan kuantım, dış olay yansımalarıyla olay bağlatılı ifade ve girişme şekliydi. Kadın doğumla çocuğu belirlemişti ama çocukta doğuranı anne olarak belirlemişti. Yani belirleyen, belirlenmişti.

Nesne öznelliği, öznellik nesnelliği belirlemişti. Başlangıç, ikililerin tekilliğidir. Ancak patlamadan sonradır ki ikili özdeğin özelliği oluşla ya da çoklu girişme ve görüntü olacaktır. Burada gürül gürül akan, kütük taşıyan su; şurada su buharıyla itenek hareketiydi. Beride buz, diğer yanda yağıştı…

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hayatımı söz yapsam
Kendime çöker yıkılırım

Kör olası sargılar
Ne de işemiştim yaramın üstüne
Sızladınız da, boy verdim

Devamını Oku
Bayram Kaya

106] Siz insanlığın, elli bin yıldır yaptığını Atatürk'ten niçin yoksun kılmak istersinizki, anlaşılır gibi değildir. Üstelik bu evrensel ilke, bir dinin kendine mahsus durumu ve bir dinin özelliği de, değildir. Bir dinin kerameti ve bir dinin kendi bulduğu aksiyomeri de değildir. Sanki o din olmasa idi insanlar böyle aidiyet çekikleşmesi yapamayacaklarmış gibiden, yukarıdaki söylemle cahilce bir soru, ortaya konmuştur.

Hâlbuki elli bin yıldır insanlığın böyle bir yol ve uygulaması olduğu için bu söz konusu dini anlayışlar da kendisini bu zemin üzerine konumlamıştırlar. Sonraki dinler, bu zeminin bulucusu da, değildirler. Aksine bu zemin (aksiyomer) olduğu içindir ki, sonraki dinler bu zemin üzerinde tutunup, bu zemin üzerinde devinip; kendilerini dönüştürebilmişlerdir. Bu iyice biline. Bu yol İslamlığın ya da Hristiyanlığın bir zorunluluğu olmayıp, elli bin yıldır insan mantığı bu şekilde yapı sallaşmıştır.

Bu şekil yapısal işlerlik kazanan insan anlaması içinde, bu çağrıyı yapma ve bu kanalla yapılan çağrıya uymanın bilinci, zorunlu olaraktan vardır. Bu davetçi var oluşa icabet etmeyi dinler ister. Tüm sistematik dinlerin de kendilerine has olan sistematiğine değin çağrı sal metodunu kullanmaları esastır. Tüm dinlerin bu gibiden çağrılar yapabilmesi, totemik inancın kendisinden sonraki tüm dinlere aksiyomer oluşundandır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Biz
Bir araya gelir
Daha bir birleşirdik
Her haçlı ittifak saldırdıkça...

Şimdi bedenden olup

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yanlarımı sürür ben
Sol çeker, sağ teker

Uyuşur bedenim uyuşur dimağ
Cennet şerbeti içerle simağ

Devamını Oku