Bu karanlık yüzler
Soluğu tükenmezcesine vardırlar
Fil dişinden libas
Atlastan kavi giyinişle
Aptallığa alabildiğince cesurdurlar
Kah Arzu ve Kanber'den söyleşi
Oltaya gelir oluşla balık
Fikirci, akıl ermez de, alık
Kendisi gibi olmazla çalık
Pek bir işe yaramazından
Düzenli olmayışlarından kalabalık
3-]Parlamenter sistem de bir seçme seçilme ilişkisi olmaktan biraz daha fazla bir dış tüzelce özelliktir. Kendisine özgü sorunlar karşısında otoriter hükmü icraya; bir danışma, bir danışılma belirmesi oluşla tarihin derinliğinden beri başta atalar ruhlarına sorma, ruhlara danışma gibiden sürecin olgu lamasıyla ortaya konan bir durumun hayli gelişmiş ilişkilersen ve zorunlu bir güncel durumuydu.
Üretim-tüketim ilişkilerine dek süreçler, yalın halden karmaşık hale doğru geliştikçe ve üretim tüketim ilişkilerini sonuçta paylaşım sonrasını kişilere dek özel yaşantı hali ile biçimlendikçe; yönetim ilişkileri ve otoritenin muktedirlikti oluşu da bu gelişmelerin paralelinde kendi konum ve düzenleşimlerine dek gelişmesini, ister istemez ortaya koyuyordu.
Tarihselliği içinde, tarihin kesikli sınırlı akışı içinde, danışma ve danışılmalı süreç; kendi tarihselliği içinde mutlakça yönetimlerin aksamalarını, değişip dönüşemeyen yanlarını safra olurla da ortaya koymuştu. Söz gelimi, sanayi toplumlarının yönetimleri, köleci ve feodal düzendeki yönetimler gibi olmamalıydı. Çünkü mutlak köleci yönetim şekliyle sanayi toplumu içinde bugünkü tür sanayi ilişki tipini ortaya koyabilirdiniz; ne de köleci yönetiminizle, sanayi üretimlerine değin üretim ilişkisi içinde gerekli olan verimliliği alamazdınız.
Bu gün hafta sonu
Dağ, kır, bayır
Aklımda
Bir papatya falı
Bir sen ve ben
Boşa mı tutarım cefayı selden
Ayrılığa bahisle gidişe, gelmen
Her kahroluşumdur, sedayı yelden
Kasaveti engine açtımdı seni
Uzaktın erimle, serdin kemimle
İçimizdeki zaman, bizden önceki zamandırlar. Yani bir çeşit bizim yazılımımızdırlar. Nasıl davranıp, ne işi, ne sıra ve ne zamanda, ne malzeme ile yapılacağını hıfz etmiştirler. Birike birike hıfz etmiştirler. Bu yüzden, bilirler, kavrarlar, tahmin ederler, hayal ederler, kurgularlar, kontrolsüzlüklerin ve la şuur durumlarının, birden bire bilmelerin ve ilhamların; yansımalı zemin alanlarıdırlar.
Yeni zamanlar, geçmişlere eklenir. Yeni geçmiş üzerine referansla devinir. Yeni olan geçmiş zamana değin işçi menlik davranışlarını bilir. Yeni geçmişe dek bilir oluş tecrübelerini, yeni zamanın ve yeni olgunun yeni olayları olaraktan, süreçler üzerine koyarlar. Geçmiş, bizim içimizdeki metabolizmanın, organların, hücrenin vs nin, bazal düzlemidir. Organ ve organ ellerin geçmişin birikimleridir. Otomatik ve işlev gen inşadırlar.
İkinci olaraktan da geçmişler; öznelliklerin, bazal süreçlerden ayrılmasıyla, organiklerde temelleşerek örülmenin fosilidir. Duygu ve hayallerimizin fantezileşmesidirler. Bu örülme ilen; bazal metabolizma değerimiz belli bir seviyede vücut sıcaklığı olaraktan korunmuştur. Ve bu korunmanın bilgi beceri ve donanım devinmesi hala sürmektedir. Bizdeki daha biz doğmadan dış dünyayı biliyormuş gibi donanımlardan doğar olmamızı, bizden önceki zamanlara denk inşaların bizdeki devam eder oluşları, atalarla geçmiş zamanların bize aktarılan imgeleşmesidir.
Uzun bir sosyal birlikler dönemi sonunda, komünsel süreçler gelip mülkiyet ilişkilerine dayandı. Ve bu süreçler kendi içinde de, toplumları; eşdeyişle mülk ilişkilerini ve sınıf ilişkilerini ortaya çıkardı. Toplum mücadelelerinin büyük kısmı, sınıf ilişkilerinin savunuluşlarını oluşturur. Başlarda, sırf sosyal etik işleyişin bir yetkesi olan otoriteler, artık bundan böyle de, sınıf ilişkilerini, sınıflar etiğini de, düzenleyen mekanizmalar da olacaklardı. İşte sosyal birlikler döneminde, öznelci inançsal oluşmaların içinde, meşrulaşan YETKE–OTORİTEler kendisinden sonraki sınıflı toplumların da, sınıflar arası ilişkilerini, sınıflar arası etiğini ve sınıflar arası nesnel ilişkilerini, düzenlemeye matuf, geçici bir süre yetke olmanın bir müktesebatı olmuşlardır.
İttifak toplumları içinde, sınıflı toplumların girişen, artan çelişiklileri karşısında, öznelci inançsal gelişmeler, giderek hem sistemleştiler (kendi toplum ve sosyal etik çelişme ilişkileriyle dinleştiler) hem de bu dinler değişmezliğin kuralı oldular. Çünkü dinler mevcut yapıyı koruyabilmek için ilkten beridir bu böyledir, bu böyle olmak zorundadır, demenin bir kuralı olmak için değişmezliği savunmak, yoluna girmiştiler. Böylece inançlar, evrimci gelişmenin, yolunu da tıkamıştırlar. Yol tıkanmıştı ama sınıfsal çelişkiler geliştikçe ve giriştikçe, kendi yolun da yeni etik ve nesnel kurallarla düzenleştirmesi gerekiyordu.
Dinler bu kez de, “şartlar değişince hüküm de değişir” diyemediklerinden. Yine dinler zaman içinde “şeriatlarının yeni şartlarla geçersizleştiğini” söyleyemediler. Zaman henüz bunları anlamaya müsait zaman değildiler. Bu nedenle inançlar, “değişme esastır ve zamanla gelişemeyen ölür” diyemezdi. Diyemediği için de “söz baştan söylenmiştir” diyerekten,otoritelerini sarsmamak için şeriattan sapıldığını söyler oldular! Her yeni gelişmelere tersdüşen söylemlerini,”eksi şeriatın unutulduğunu” söyleyen takiyye iddialarla, yeni dinleri; ya da eski dinlerin (şeriatların, tutulan yolların) güya “düzeltilmişlerini” reforme edilmişlerini, o günün sosyal ilişkilerine göre ortaya koydular.
Şiir biraz tutarsız
Biraz da yutar sız olmalı
Besmeleyle seleye
Esnemeyle belleğe dolmalı
Dünü bugüne atık
Esasen tabu kılmak demek, bir hareketliliğin, bir geçmiş toplumsal ilişki kurumlaşmasının bir geçmiş zamane aktüalitesinin, sosyal ve toplumsalda genel ortalamayla yaşanmış tecrübelerin, saklanarak saygılaşıp, güvence dokunulmazlaşmasıdır. Siz bir erimle, bu tabuyu, bu saklayışı, açarak havayı fişek patlaması yaratarak düşün evrenini hareketlendirirsiniz.
Burada zaman düzlem sıkışmalarının, ilişki düzey sıkışmaları, açılımınızla düşünsel patlamalarının amili olacaktır. Güncel bakış bunu, ya komik ya çocuksu bulacak, Ya da bir evrimin yasallık basamak dizilerini an be an görecektir. Genelin eğiliminin, komikliği ve hurafeyi bulacağı da, açıktır.
Saklanan şey bir zamanların zamane olan olumlanmasının sonraya kendisinin unutulmuş ilişkilerini mesaj eden bir göndermeleridir. Bu göndermeler bugünle yanlışları veren, ama anlayana, araştırana bir oluşturma piksel şifreleri paradigmasıdır. Yani bir zamanların parametreleridir.
Esasen tabu kılmak demek, bir hareketliliğin, bir geçmiş toplumsal ilişki kurumlaşmasının, bir geçmiş zamane aktüalitesinin, sosyal ve toplumsalda, genel ortalamayla yaşanmış tecrübelerin, saklanarak saygılanıp, güvencelik dokunulmazlaşmasıdır. Siz bir erimle ve başka düzlemde, bu tabuyu, bu saklayışı, açarak havayı fişek patlaması yaratarak düşün evrenini hareketlendirirsiniz.
Burada zaman düzlem sıkışmalarının, ilişki düzey sıkışmaları, açılımla düşün patlamalarının amili olacaktır. Güncel bakış bunu, ya komik ya da çocuksu bulacak. Veya bir evrimin yasallıklı basamak dizilerini an be an görecektir. Genel eğilimin de bunlarda, komikliği ve hurafeyi bulacağı da, açıktır!
Saklanan şey bir zamanların zamane olan olumlanmasının sonraya iletilen kendisinin unutulmuş değişen ilişkilerini mesaj eden bir göndermeleridir. Bu göndermeler bugüne yanlışları veren, ama anlayana, araştırana; bir oluşturma piksel şifreleri paradigmasıdır. Yani bir zamanların yürürdeki parametreleridir.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...