Sen de benim gibi,
Bugün kalbinden geçirdin mi adımı?
Ben bugün başka özledim,
Hasretim nefsime ağır geldi,
Sabrım secdeye vardı.
Yüreğimde tüttün,
Sana bakınca içimde eski bir dua uyanıyor,
adını koyamadığım bir kader gibi…
Sanki yanlış değil de,
gecikmiş bir doğruya denk gelmişim.
Gözlerin, susarak anlatan bir kitap,
her satırında biraz daha kayboluyorum.
Sana bir şiir borçluyum,
Mürekkebini geceden değil, yüreğimden alan.
Adını her mısrada yeniden doğuran,
Susunca bile seni anlatan.
Sana bir şiir borçluyum,
Biraz Nazım'ın hasreti,
Sana bir şiir yazmak istedim bu gece,
yarısı gözlerinle, yarısı hasretle dolu.
Uyuyorsun belki, saçların yastığa dağılmış,
ben uykusuzum, adını andıkça içim üşüyor.
Biliyor musun,
Sana söyledim;
adı konmamış şeylerin
en derinisin sen.
Bir dağ düşün,
gölgesi akşamı büyütür;
ben o gölgede üşüyenim.
Saniyede açılıp kapanan gözlerimi
Gel, ebedî bir uykuya değil; sana bakan huzura kapat.
Bu fânî âlemden yorgun düştü bakışlarım,
Artık her perde kalksın, cemâlinle dirilsin gönlüm.
Çünkü ben dünyanın sabahını değil,
Sanma sen olmayınca
karalar bağlarım sanma.
Ben acıyı da severim bazen,
adı sen olunca susarım.
Bir gülüşün kaldı avuçlarımda,
ömrüm ona yaslanır.
Ne bileyim işte, tut ellerimi.
Tut ki; yıllardır kaybolmuş yanlarım,
ilk kez bir liman bulsun kendine.
Sarıl bana, öyle sıkı sarıl ki,
yaşadığımı unutmuşken,
yeniden hatırlayayım...
Ben seni sebepsiz seviyorum,
Ben seni nedensiz seviyorum,
Ben seni çıkarsız seviyorum,
Ama ne hikmetse…
Selamın Rüzgârını Duymadan Ölmem
Yar bir selam salmış, alırım elbet,
Ama ben ona varmadan ölmem.
Cümle âlem şahidim olsun,
Dostun yüzünü görmeden ölmem.
Araya gurbet, araya dağ girse,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!