Dağların ardı duman
Yüreğim olmuş viran
Bir haber gelmez yârdan
Bekler gözüm her zaman
Rüzgâr eser serinden
Gün batımı…
Gün,
yorgun bir kuş gibi
dağların omzuna kondu.
Güneş,
son sözünü söyleyip
Gözlerin bir sevda yurduna akın
Kalbime işlenmiş en derin nakın
Hayalin özlemdir içimde yakın
Aşkınla yanarım ey güzel Narin
***Hasretle anarım ey güzel Narin
Güz Mı Geldi
Sevdiğim, nedir bu halin?
Bir rüzgâr geçmiş gibi içinden,
Bir hüzün konaklamış yüzünde…
Güz mı geldi yoksa yüreğine?
Ölüyorum…
Sessiz bir taş gibi çöküyor içime gece.
Yıldızların bile yüzü dönük,
Ay, sanki beni görmemek için bulutlara saklanıyor.
Bir çocukluk türküsü gelir kulağıma,
Anamın tandır başındaki nefesi…
Hırs ile ömür sürer her cân mülk ü mâl izinde
Gaflet ile gezer âlem, serap hayâl izinde
Ne dünya vefâ gösterdi fânî emel izinde
Ne insân kurtulabildi nefs ü melâl izinde
Bir avuç hâk içün nice sultan tahta baş eğdi
Hakim bey...
Gece kulağıma fısıldadı adımı,
dediler ki adın bir dosyada yazılı.
Mürekkebi soğuk, satırları sert,
kâğıt tanımaz beni
ama ben kendimi bilirim
HAKİM BEY
Hakim bey, önünüze getirilen bir dosya değilim ben, sayfalar arasında sıkışmış bir isim de değilim. Ben anamın duasında büyüyen, dağların rüzgârında serpilmiş bir insanım.
Soruyorsunuz ya bazen, "Nerelisin?" diye...
Ben Kürdüm hakim bey, ama bunu ben seçmedim.
Zaman döner durmaz devran içinde
Geçmişi ibretle analım bugün
Tüm kalpler arınsın sevda dilinde
Nefse karşı durup yenelim bugün
Yaradan aşkıyla yanar her nefes
Bir sabah uyandım yine kederde
Yorgun düştü gönlüm derin seherde
Ne kadar saklasam yaram içerde
Kanayıp duruyor hâlâ içimde
Yılları tükettim boşuna meğer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!