Bir kadın sevdim gözleri san’ki deniz mavisi
yüzü san’ki ay parçası ne zaman karşılaş’sam
Nalet olsun dizlerim bükülür tutmaz ellerim
Usulca yanına sokulup bir merhaba demek için
Neler vermezdim’ki o mas mavi gülen gözleri var’ya
O içimi yakıp kavuran mavi gözlerin
Zor anında belli olur insanın özü,
Gülüşünde değil;
Gece çökerken titreyen yüreğinde çıkar ortaya gerçek yüzü.
Seven, sevdiğini yarı yolda bırakmaz,
Sen düşerken arkasına bakıp kaçmaz.
Gördüm yüzün ay misali idi
Düştüm aşkın yanan hâli idi
Sözlerim hep gönül dili idi
Senin işin kurban zor dediler oy oy
Dost kapısı çaldım bir bir gezdim
Aşk ateşi yakar, zümrüt gözlerin,
Aramıza girmesin, o kara kedi,
Zümrüt gözlerin yakıyor, yar beni
Zümrüt gözlüm sensiz, canı neyleyim,
Zümrüt gözlerine yandım, bilesin,
Eskisi gibi değilim, yaşlandım gayrı,
Eski gücüm yok.
Eskisi gibi tez canlı değilim artık.
Zamanın omzuma bıraktığı yük ağır,
adımlarım aceleden çok düşünceye benziyor.
Yörük güzeli,,,,
Dağ seni anlatırken sesi titrer,
rüzgâr bile adını söylerken
yavaşlar.
Sen bir yoldan fazlasısın,
geçip giden değil
Bir tebriz karasında
Dünyaya geldim dert ile tanıştım
Bir ilkbahar sabahıydı
Şafak vaktinde gözümü açtım
Dünya yükü sırtımdan hiç inmedi
Ağlayan gözlerim bir kez gülmedi
Bahtım kara yüzüm güze dönmedi
Kader yokuş çeke çeke yoruldum
Her baharın ardından kışlar geldi
Düştüm de kalkmadım yollarım suskun
Ömrümden eksildi baharım hüznüm
Gözlerim nem dolu içimde hüzün
Geceme dert düştü yoruldum Baba
Yollarım yokuştu dizlerim çöktü
Yalanı bir meslek bilmiş sözlerden
Vicdanları satılmış kör özlerden
Menfaat uğruna eğmiş dizlerden
Usandım darıldım yoruldum ben de
Edep ne bilmez olmuş nice elden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!