Kara bağrımda saklı öyle bir sızı var ki,
Adını unuttuklarımın,
Hatırladıkça kanayanların izi…
Her gece aynı yerimden kırılırım,
Karanlık beni değil,
Ben karanlığı taşırım omzumda.
Karadenizun kızi
Elma şekeru gibi
Hamsi gibi baka yi
Yüreğimi yaka yi
Yanuma gel yanuma
Öyle güzel senin gözlerin var ki
Gönlerce aylarca baksam içine
Doyamam bilirsin kara gözüne
Sevmeyi öğretti kara gözlerin
Bu nasıl bir aşktır anlayamadım
Ben bir gonca gördüm seher yelinde
Zülfün perişandır lâle telinde
Aşkın ateş oldu cânın dilinde
Hicrânın çektiğim dermân olaydım
Mestâne bakışın mest eder beni
Gönlüm bir zalim sevdi
Bırakıp gitti beni
Derbeder etti beni
Hayatımı mahvetti
Kader bağladı beni
Daha bu genç yaşımda ben,
Acılarla boğuşmaktan yoruldum. dostlar
Omuzlarımda yılların yorgunluğu var,
Ellerimde nasır değil,
Hayatın acı izi var.
Rüzgârlar savurur gönül yelkeni
Kırılır dalgalar umut meşkeni
Fırtınalar ömrü yerle bir eder
Kaderin cilvesi sabrı bil diyor
Akar gözyaşlarım çağlayan gibi
Kadim Dostum Şükrü...
Bir zamanlar aynı sokakta yürüdük,
Aynı topun peşinde; toz olduk, ter olduk.
Aynı suyu içtik, aynı derde daldık,
Aynı sofraya oturup, yedik, içtik...
Sen bendin, ben sendim be Şükrü.
Bir güzel geçti yoldan
Gül açmış yanağından
Gülüşü değdi kalbe
Kendimi buldum çölde
Bir bakışıyla beni
Yar aşkına mahküm ettin
Dağları başıma yıktın
Madem’ki terk edecektin
Neden ümit verdin bana sen sen sen
Karakolda geçemem ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!