Yokluğun sinemi köz eder şimdi
Bu yürek sensizken söz eder şimdi
Geceler hasretle iz eder şimdi
Bu yükü çekmeye gücüm yok artık
Dilimde adının sızı bıraktı
evdanla sar beni bir ahenk ile
Gök kuşağı gibisin sen sevdiğim
Her bakışın ömrümde bir mucize
Gök kuşağı gibisin sen sevdiğim
Kalbimde yanar hep aşkın ateşi
Gecenin koynunda mahzûn ahım var,
Sükûta gömülmüş gam nigâhım var,
Şebnem misâli titrer günâhım var,
Hicrânın elinden yanasım gelir.
Felek yine örmüş gamdan ağını,
Bu başımın belası…
Gönlümün tatlı sevdası…
Göğsümde uyuyan bir ateşsin sen,
Ne vakit adını ansam,
Bir çiçek ürperir içimde,
Gönlüm viran, bağrım yara,
Düştüm aşkın ah u zâra,
Kalmamış tâkat diyara,
Güldüğüme bakma benim.
Gam kadehi elde durur,
O yâr gitti dönmez oldu
Yola bakıp ağlar gönül
Sevda ateşiyle doldu
Yâr yâr diye yanar gönül
Zaman eğildi büküldü
Gerçek sözler unutuldu
Gölge düştü hakikate
Nice gönüller yoruldu
Söz başka öz başka yerde
Boşa geçti sana verdiğim ömür,
Kalmadı gönlümde ne umut ne nur,
Yıkıldı içimde sevdayla gurur,
Gönül defterimde sildim adını.
Hasretin sinemde köz oldu yandı,
Gözlerin gönlüme baharlar getirdi,
Adını kalbime sevda mühürledi,
Hasretin geceme yıldızları serpti,
Gönülden gönüle bir yol var dediler.
Bir bakışın ile gönlüm dile geldi,
Gönül dergâhında sırlar uyanır,
Nefsin zincirini kır da öyle gel.
Hak aşkı gönülde nurlar boyanır,
Hakk’ın divanına dur da öyle gel.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!