Kerbela’da zulme karşı durmuşsun
Hak yolunda baş koyup can vermişsin
Mazluma umut olup yürümüşsün
Şah İmam Hüseyin aşkın rehberi
Şah İmam Hüseyin hakka zaferi
Tarih otuz Ekim bin dokuz yüz on dört
Rus,İngiliz, Ermeni, Kafkas, Kazaklar
Erzurum Sarıkamış Köprüköyü kuşattılar
Çocuk kadın ihtiyar demeden bir bir katlettiler
O hal ilan etti Baş Kumandan Kazım paşa
Beyaz,
yalnız bir renk değildi o gün…
Beyaz;
nefessiz kalan dualardı,
donmuş zamanın kefeniydi.
Sarmışlar beyaz kefene…
Susmuş bir dünyanın orta yerinde
bir adın kaldı içimde yanık bir mühür gibi.
Gözlerin, çoktan kapanmış bir geceye dönüşmüş,
konuştuğumuz bütün sabahlar
Gözlerin bir başka âlemden eser
Her bakış gönlümde bir sevda tüter
Aşkınla yandığım ey zalim yeter
Ne olur dön gel sebebine yandım
Bir sesin gönlümde baharlar açtı
Yine umutlarla doldu her taraf
Gönüller sevince açılır saf saf
Ne dert kalır artık ne de bir kiraf
Hoş geldin ey kutlu güzel yeni yıl
Bollukla dolsun her ocak her hane
Nihat turne ğaleme, günde ğa encoz korde
Sale ğa hat dev heyşta,mardin velate kürda
Tabura ğa jenderme,nihat turne ğaleme,
Çave düjmün kör büve,,nihat çüye nöbete,
Lo şehidu lo rave,dılemı birin meke,
Yer Silopi bir sonbahar sabahıydı
Sis çökmüştü dağların beline
Kuşlar bile susmuştu sanki bir haber bekler gibi
Rüzgâr hafifçe esti bir yaprak düştü toprağa
Ve o gün 1995’in kalbinde
Bir hikâye yarım kaldı
Ey bütün dertlerin şifa dermanı
Hoş geldin mübarek Şehri Ramazan
Ey sen onbir ayın nuru sultanı
Sefalar getirdin Şehri Ramazan
Gönüller coşuyor nurunla yine
Dertleri dağlardan büyük
Ata yurdum Adıyaman
Gözü yaşlı boynu bükük
Cennet şehri şehri yaman
Adına çizik çektiler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!