Hakim Bey /ben Kürdüm Şiiri - Baki Ortak

Baki Ortak
1054

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Hakim Bey /ben Kürdüm

HAKİM BEY

Hakim bey, önünüze getirilen bir dosya değilim ben, sayfalar arasında sıkışmış bir isim de değilim. Ben anamın duasında büyüyen, dağların rüzgârında serpilmiş bir insanım.

Soruyorsunuz ya bazen, "Nerelisin?" diye...
Ben Kürdüm hakim bey, ama bunu ben seçmedim.

Ne bir dilekçe verdim Rabbime, ne de bir talepte bulundum doğmadan önce. Beni hangi ana rahmine yazdıysa kader, hangi dili ninni eylediyse annem, hangi dağın gölgesi düştüyse beşiğime, orada gözlerimi açtım dünyaya.

Şimdi söyleyin bana;
Güneşi kim seçebilir doğarken?
Ya da yıldızları...
Ya da annesinin sesini...

Ben Kürt olmayı seçmedim hakim bey, beni Kürt olarak yaratan Rabbimdir.

Hakim bey, ne suçum var söyleyin,
Yaradan'a mı hesabı sorayım?
Ben seçmedim hangi dilden geleyim,
Kader yazmış, ben de ona uyayım.

Eğer suçsa bu, gidin dağları yargılayın.
Fırat'ın suyunu çağırın mahkemenize, Dicle'nin akışını kelepçeleyin.

Toprağın rengini değiştirin önce, sonra gelin insanın kimliğini sorgulayın.
Ben bir halkın türküsüyüm, bir annenin gözyaşı, bir babanın alın teriyim.

Ne kimseye üstünlük tasladım, ne de kimseyi hor gördüm.
Ben yalnızca insan olmanın şerefini taşımaya çalıştım.

Kimi zaman sürgün oldum sözlerimde, kimi zaman suskun kaldım. Ama hiçbir zaman yaratılışımdan utanmadım.
Çünkü utanılacak olan yaratılan değil, yaratanın eserine düşman olan akıldır.

Dağlar şahit, ovalar şahit bana,
Düşmez gölge alnımdaki vicdana,
Kimlik değil, bakın insan olana,
Adaletle hüküm verin dünyaya.

Hakim bey,
Mahkeme kurabilirsiniz, kanunlar yazabilirsiniz, hükümler verebilirsiniz.
Ama insanın kalbine vurulan mührü siz değiştiremezsiniz.

Çünkü o mühür adalet saraylarında değil, Arş'ın sahibinin katında vurulmuştur.

Ben Kürdüm...
Tıpkı başkasının Türk, Arap, Çerkes, Laz olması gibi.
Bir ağacın dalları farklıdır diye kökünü inkâr eder mi insan?

Bir bahçede farklı çiçekler açtı diye baharı suçlar mı kimse?
Öyleyse neden yaratılanı sorgularsınız?

Bir ağacın dallarıdır milletler,
Aynı kökten beslenmiştir ümmetler,
Kin büyütür, sevgi kurar devletler,
Gelin artık kardeş olalım yeter.

Gelin, insanı insan olduğu için sevelim.
Diller farklı olsun, ama dualar aynı göğe yükselsin.
Renkler farklı olsun, ama gözyaşları aynı toprağa düşsün.

Ve bir gün, bütün mahkemeler sustuğunda, bütün makamlar dağıldığında, bütün unvanlar silindiğinde,
geriye yalnızca insanlık kalacak.
O gün sorulacak tek soru şu olacak:

"Kime zulmettin, kime merhamet ettin?"
İşte o gün ne kimliğin ağırlığı kalacak, ne de dünyanın hükmü.
Hakikat meydanında herkes yalnızca kul olacak.

Ve ben de orada, başım dik, yüreğim açık diyeceğim ki:
Beni Kürt yaratan Rabbime hamdolsun, beni insan yaratan

Rabbime hamdolsun.
Sözüm budur, özüm budur, davam budur.
Duyun ey zamanın duvarları, duyun ey suskun meydanlar;

Bir halkın onuru yargılanamaz, bir insanın yaratılışı suç sayılamaz.
Bu sözler, gönlümün ateşinden dökülen hakikattir.
Ve bu hakikatin altında bir imza durur:

Kul Ortak der, hakikatten ayrılma,
Yaratılan kula hor gözle bakma,
Renkler ayrı, gönüllere taş atma,
Hakk'ın terazisi şaşmaz unutma.

Yaradan birdir, insan birdir, adalet birdir.
Kimliği değil, zulmü yargılayın.
Çünkü hepimiz, aynı Rabbin kullarıyız.

KUL ORTAK

Baki Ortak
Kayıt Tarihi : 13.06.2026 11:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!