Sensizliğin ilk dokunuşu
akşamla başlıyor.
Güneş çekilince içimden,
kalbim üşüyor.
Karanlık,
adını fısıldayarak giriyor odama
Yar…
Elli yıldır
yolların dilini ezberledim
Taşın suskunluğunu,
tozun kaderini,
gecenin geçmeyen saatlerini…
Yine yüreğimde hüzünler dolu
Dağ oldu içimde hasretin Babam
Kayboldum meçhulde bulamam yolu
Ayağının tozu olam gel Babam
Gidişinle soldu baharım yazım
Gel yazık etme yâr bu büyük aşka
Şu inadı bırak gel barışalım
El sözüne kanma amacı başka
Şu inadı bırak gel barışalım
Gönül meyhanemde kaldı hicranım
Dokunurken elin Ecrin bebeğe
Hiç mi titremedi vicdanın senin
Bir masum candı, gülerken bile
Hiç mi sızlamadı vicdanın senin
Su bile yıkarken utanır oldu
Filistin'de çocuk öldürüyorlar
Sana malum olmadı mı efendim
Filistin'de bebek katlediyorlar
Sana ayan olmadı mı efendim
Filistin'li çocuklar aç ve susuz
Elazığ salandı durdu kerpiç evler bir bir yerbir oldu
Günahsız çocuklar öldü allahım toprağa gümüldü canlar
Annalar babalar öldü bir beşik gibi salandık salandık
Hak yoluna gelin canlar bu yol allahın yoludur
Malı mülkü neyleyim hak yolu olmayınca
Topraktan geldik biz canlar elbette bir gün yine
affet beni nolur gitme sevgilim
bilmeden çok kırdım kırdım kalbini
bir daha kırarsam üzersem seni
ateş narın da yansın bu yüreğim
el bastım kurana senden vaz geçmem
Bu devranda kim gülmüş ki
Yalan olmuş her bir köşki
Halkın derdi dağdan leşki
Dert olmamak elde değil
Bir garibin duasıdır
Gitme ey sevdamın ince sırları
Sürükler yâd elde yürek kırları
Gözlerin mühürdür aşkın harları
Ben ettim sen etme gitme Elif’im
Ellerim titrerken umut solarken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!