Dağların alnında yara izleri
Acıyla yoğrulmuş acı sözleri
Munzur’da yıkanır gizli sızları
Susarak direnen bir yerdir Dersim
Kara kış bağrına közler ekerdi
Dersim diye bir dağ sesi vardır,
rüzgârın omzunda yürüyen,
taşa çarpıp yankılanan,
geceleri yıldızlarla konuşan bir ses...
Dağlar bilir, taşlar bilir,
Gözlerim yaş dolmuş akmaz ne çare
Gönlümde bir hicran bitmez ne çare
Felek vurmuş beni kalkmaz ne çare
Bu yüzden olmuşum ben dert babası
Bahtımda güneş yok hep kara bulut
Aşk oku değdi sineme,
Derman olmaz bu gönlüme,
Yâr diye diye ömrüme,
Geceler dir dert ortağım,
Gittiğin gün çöktü hazan,
Seher vakti dertli dertli örtersin
Ötme bülbül deşme gönül yaramı
Benim gibi bağrı yanık gezersin
Ötme bülbül ötme deşme yaramı
Diken açmış talan olmuş her yanı
Dost bir selam salın o gaddar yâre
Sönmüş ocağında külün var deyin
Hasretle yanarım her bir karâre
Yolun sonu görünür dostlar deyin
Yürek köz içinde gözler karanlık
Özledim sevgilim seni özledim
Ne bir haber var nede bir mektup
Gittiğin gün gülüm küstüm kadere
Gözlerim kan çanagı yorgun uykusuz
Bir baksan ne haldeyim deli divane
canımdan çok sevdim izmirlı bir güzel
aklımı başımda aldı eti deli
kendisı aydanur yüzü ay nur gibi
aşkı yaktı beni tebbesüm etmedi
ismi aydanur'du bir dünya güzelı
Yar aşkına mahküm ettin
Dağları başıma yıktın
Madem’ki terk edecektin
Neden ümit verdin bana sen sen sen
Karakolda geçemem ki
Bu kadar kolay mı bırakıp gitmek
Ardına bakmadan bir anda silmek
Anladım ki yalanmış sevgin sahte
İlk göz ağrındım hani demek yalanmış
İşte gidiyorum sensiz bir şehre




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!