Felek, ey oyunbaz,
Bir gün gül verip bin diken batıran,
Bir gönlü sevdaya salar, sonra da yangına atarsın.
Ne hikmetin varsa biz çözemeyiz,
Bir dert ki yürekte hiç dinmiyor ah
Felek yükledikçe yıkıldı günah
Hasretin bağrımda sararır eyvah
Ömrüme ağıtlar yak Ferdi Baba
Gönlümde bir sızı gözlerim nemli
Ferhat’tır dediler aşkın sevdası
Yürekten kopardı sabrın duası
Her darbesi umut her an rüyası
Ferhat olmakla dost Ferhat olunmaz
O Şirin ki gönlünün baharı yazı
Dağları yas tutar dumanlı başı
Ocağında duman tütmez Filistin
Direnir Gazze İsrail'e karşı
Tencerede aşı pişmez Filistin
Bağrında bir sancı diken tel gibi
Şu fırat kenarında bir güzel gelin ağlar
Yavrusunu yetirmiş vermiyor kanlı fırat
Gözleri kanla dolmuş ağıt yakıyor gelin
Elinde kara taşı basar bağrına gelin
Kanlısın kanlı fıraf zalımsın zalım fırat
Sevdanın derdidir bağrımı delen
İçimde kıvranır bin ahı gülen
Sensizlik ömrümü her günde bölen
Dert ile derinden iniler sazım
Yel esti mi dağlar dumanla yazım
Gam yüklü sinemde dert eksilmedi
Derdime hemhâl bir cân olmadı
Her mecliste âşina gördüm amma
Hâlimi soracak yâren olmadı
Seher vakti ah ettim gülşen içinde
Aç kapıyı gardiyan dert ateş oldu
Dert vurdukça vurdu ciğer çoş oldu
Kara zindan düşlerle yoldaş oldu
Gör mahkum yüreğim yanar dağ gibi
Aç kapıyı gardiyan ışık gelsin
Geceler üstüme karalar örttü
Hasret ateş oldu sardı gardiyan
Bir selam beklerim yollar kuruttu
Yaramı yeniden deşme gardiyan
Pencerem önünde turnalar geçti
Gardiyan
Karanlık hücreler susturmaz sesi
Zincirler bağlasa gönül nefesi
Dikenler sarmışsa hayat kafesi
Bir gün yine güller açar gardiyan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!