Ey dünya…
Umurumda değilsin.
Ne verdiklerinle övünecek kadar
hafifsin gözümde,
ne aldıklarınla yıkacak kadar güçlü.
Ey gönül…
Bu dünya alkışla kandırır seni,
kalabalıklar içinde yapayalnız bırakır.
Bir beşik sallanır sevinirsin,
bir saç örgüsü okşanır,
gelecek sanırsın…
Selatü selam getirdim
Gönlümde aşkın bitmedim
Adını aşkla dizedim
Ey iki cihan sultanı
Unutma ey insan oğlu
Bir gün o sandala sen de bineceksin
Bugün gülersin yarın susarsın
Ömür bir nefes gelir ve geçersin
Biriktirdiğin altın mal unvan
Ey kara toprak…
Sordum sana yine bu gece,
Dağların sessizliğini ödünç almış gibisin,
Rüzgâr bile konuşmak ister de
Sen susarsın…
İçine gömülen onca adımın
Gönül tahtımda seni sultan eyledim
Adınla her nefesim iman eyledim
Aşkın ile sabrı sabır ile canı
Bir damla yaş ile bir derya eyledim
Yar sana gönlümü Mecnun eyledim
Ey sen…
Cennetin kokusunu taşıyan,
Gülün bile kıskandığı o zarafetinle
Günlerime ışık serpen kadın…
Rabbimin gönlüme hediye ettiği
O kutlu armağan,
Karabasan gibi çöktün üstüme
Uykumda bile sen huzur vermedin
Her gün dert yağdırdın dedim üstüme
Rüyamda bile sen huzur vermedin
Yandım da kül oldum görmedin beni
Hani bazı acılar vardır…
Adını koyamaz insan.
Birine anlatsa eksik kalır,
susarsa içine çöker ağır ağır.
Ne kadar mutluyduk ne oldu bize
Nerde bir çift görsem içim kan ağlar
Kem gözler değdi bu sevgimize
Nerde bir çift görsem içim kan ağlar
Seni benden alıp ele verdiler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!