Hasretinle yandım gittim
Gurbet elde kaldım bittim
Bir avuç taşına yettim
Özüm sözüm sen Malatya
Dağ başında duman oldum
Malatya’nın Güzeli
Bir gördüm aşık oldum
Malatya’nın güzeli
Gözlerine vuruldum
Malatya'nın güzeli
Bir bahar akşamı gözlerim doldu
Yürek derin derin hüzne vuruldu
Yoluna bakarken içim yoruldu
Canımda sen cansın Maraşlı gelin
Her akşam hasretle sana dalarım
Bazılarına söylenecek
o kadar çok sözüm var ki
birini söylesem
öbürü boğazıma düğümlenir
çünkü bu çağ
sözün değil
Gün gelir dostan çok düşmanın olur
İyiyi kötüyü ayırt et dostum
Bir lokma ekmeğe muhtaçsan eğer
Mazlumun duası yeter be dostum
Dünya bir han olur yolcusu geçer
Gönlümde açılmış sevda baharı
Yürekte tutuşmuş aşkın nağmesi
Hayalin düşer de dokunur yarı
Ne çok sevmişim seni ben meğer
Düşlerde yanardı yıldızdan izler
Gelir ansız yolu bilmezsin asla
Kapanır gözlerin düşersin pula
Toprak olur beden dünya bir zindan
Nur içinde yat Mehmet Ali Işık
Hayat dediğin bir rüya misali
Sözünle süslenir aşkın her yanı
Aşkları destanlar yazar Memo Zin
Sevdanın efsane dolu divanı
Dilden dile adın dolar Memo Zîn
Ayrılık acıyla kalpleri böler
IBu sevda bir kalbin meselesi değildir,
bir halkın yüreğinde kanayan yerdir.
Memo, dağlara yaslanır çünkü başka omuz yoktur,
Zin, geceleri çoğaltır çünkü gündüzler yasaktır.
Aşk burada bir gül değildir sadece,
dikenleriyle büyüyen bir kaderdir.
Her gün şafak vakti yollara düşer
Gönlünde sevdası içi ateşler
O gizli sevdası bağrında pişer
Çok dertli ve asi Menzil’in kızı
Bir aşka tutulmuş gönlü yaralı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!