Ruhumda bir sıkıntı var…
Derinden, çok derinden,
insanın içini kavuran o sessiz yangınlardan.
Dili yok bu acının,
ama sustukça daha çok bağırıyor içimde.
Tarih otuz Ekim bin dokuz yüz on dört
Rus,İngiliz, Ermeni, Kafkas, Kazaklar
Erzurum Sarıkamış Köprüköyü kuşattılar
Çocuk kadın ihtiyar demeden bir bir katlettiler
O hal ilan etti Baş Kumandan Kazım paşa
Beyaz,
yalnız bir renk değildi o gün…
Beyaz;
nefessiz kalan dualardı,
donmuş zamanın kefeniydi.
Sarı kız,
güneşten ödünç alınmış bir gülüşün vardı,
bakınca yaz olurdu içim,
dokunamasam da ısınırdım.
Saçların
Sarışınları koruma federasyonu gibisin dedin ya
Gülümsedim önce,
Sonra düşündüm…
Bir insan nasıl olur da
Bir renge, bir ışıltıya, bir saç telinin sarısına
Bu kadar anlam yükler?
Sarmışlar beyaz kefene…
Susmuş bir dünyanın orta yerinde
bir adın kaldı içimde yanık bir mühür gibi.
Gözlerin, çoktan kapanmış bir geceye dönüşmüş,
konuştuğumuz bütün sabahlar
Gözlerin bir başka âlemden eser
Her bakış gönlümde bir sevda tüter
Aşkınla yandığım ey zalim yeter
Ne olur dön gel sebebine yandım
Bir sesin gönlümde baharlar açtı
Bir anlık gafletle şaştı bu yolum
Nefsime kandım da karardı gönlüm
Hak’tan uzak düştüm yandı bu hâlim
Secdende erisin günahım Yârab
Geceler sırdaştır gizli ahıma
Yine umutlarla doldu her taraf
Gönüller sevince açılır saf saf
Ne dert kalır artık ne de bir kiraf
Hoş geldin ey kutlu güzel yeni yıl
Bollukla dolsun her ocak her hane
Nihat turne ğaleme, günde ğa encoz korde
Sale ğa hat dev heyşta,mardin velate kürda
Tabura ğa jenderme,nihat turne ğaleme,
Çave düjmün kör büve,,nihat çüye nöbete,
Lo şehidu lo rave,dılemı birin meke,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!