Rüzgâr eser sinesinde sızı var
Taş bağrında gizlenmiş bin ahı var
Sessiz sanma her dorukta feryat var
Dağlarda can taşır dağlarda ağlar
İnsan vurur dağ sabrını bozmuyor
Dağlar
giymiş gelinliği,
nur saçıyor
gecenin zifiri karanlığında
Beyaz bir suskunluk iniyor doruklardan,
Mayin tarlasına dönmüş şu kalbim
Zehir dolu nefeslerde tüpteyim
Sancılar her köşe başı beklerken
Düşlerim dar ağacında ipteyim
Gönlümde açıldı kırk yara derin
Dargınım…
Rüzgâr bile esse, sesine küsmüş gibiyim.
Yaprak düşüyor, dalına dönemiyor.
Bir çocuk ağlıyor içimde, sesi kısılmış,
Bir anne susuyor, gözünde bin dua yanığı.
Dâr-ı Dünya
Dost meclisinde yandı bu ten ü cân
Aşkın şerbetinden içtim ben hemân
Hakîkat bağında öterdi figân
Fânî mülk içinde şu dâr-ı dünya
Felek senden davacıyım,
bu bir sitem dilekçesi değil
ömre kazınmış bir çığlığın tutanağıdır.
Ben daha çocukken
avuçlarımda kırdın oyuncak zamanı,
Ne acılar çektin hiç pes etmedin
Az daha ne olur dayan be kalbim
Kurşun yedin sen ah bile demedin
Biraz da az daha dayan be kalbim
Zamanı değil ki çekip gitmenin
Tu jêna rojên min tu stêrka dilê minî
Tu li nav hêviyanî ronahiyê şevê minî
Bi dilê te şefqet kir hemî axên xwe dayê
Çi bikim nekin e borcê te tu jiyana minî
Çiqas şevan nexoftî li ser sarê minê tu
Mirin hat li ber deriyê min,
Çavên min mabûn li rêya te,
Dilê min şewit di nav agir de,
Rabe, rabe dayîka min, rabe
Dayîka min, dengê te li ku ye?
Bu sabah bir genç bana dede dedi
Bir ses ki ömrümü ikiye böldü
Bir yanım sustu bir yanım ağladı
Gençliğim içimde bir kuş gibi öldü
Ellerime baktım yol olmuş damar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!