6 Şubat Zelzelenin Gölgesinde
Gecenin koynunda bir feryat koptu
Gözlerde yaş değil kan gibi aktı
Koca şehir sustu umutlar battı
Toprak inler oldu dağlar devrildi
Aaah Zeynebim…
Bir bilsen,
bir bilsen nasıl başladığını bu yangının,
hangi gecenin sessizliğinde
kalbime adını kazıdığını…
Gelen giden vurdu kaldı sancılar
Bir de siz vurmayın bana acılar
Dikenle çevrili tüm yollarım var
Ne olur vurmayın bana acılar
Hasretle yoğrulmuş gönlümde duman
Adın Tuğçe...
Mavi gözlü güzel kız,
Tuğçe...
Bir sabah uyandı şehir,
Gökyüzü bile seninle gülümsüyordu.
Bağrın dertle yoğrulmuş dağların
Nice aşkları büyütmüş bağların
Efsaneler saklar da hep çağların
Kökün tarihtir senin Adıyaman
Fırat akar sırdaş olur sesine
Yıllar sonra...
Adıyaman’a kar yağdı.
Yıllar sonra
bir sessizlik indi dağların omzuna,
taşın, toprağın
Meryemim ay yüzlüm bebeğim
Bakışların mağrur tıpkı yüreğin gibi
Gözlerin yemyeşil bir vadiyi
Dudakların kırmızı bir gülü andırıyor meryemim
Siyah saçların ruhumu okşuyor
Yüzündeki ışıklar geceyi aydınlatıyor bal dudaklım
Yâr sevdan kor oldu düştü gönlüme
Hasretinle dert ektim her günüme
Aşkın ile döndüm divan yoluna
Sevdan beni neyledi yâr gel de gör
Gecem sensiz zindan oldu dar bana
Ne feryadım diner ne de gözyaşım
Yüreğimde köz olur her bir ateşim
Hasretinle kavrulur şu genç yaşım
Yâr ben sana gel deyirem gelmisen
Dağlara ses salarım ses dönmüyor
Haber-i vuslat erişmez sabâdan bana
Gül açmaz bülbül ötmezse bağdan bana
Hicran gecem doğmazsa seherden yana
Takdir-i Hak mühür vurmazsa gelemem
Cemre düşüp ısınmazsa hâk-i siyah




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!