Sürdük gönül atın aşkın yoluna
Düştük bir dem cânânın gülşenine
Erenler nefesi değdi hâlıma
Rahmet yağmurları indirdi bizi
Mey sundu sâkî bezm-i muhabbette
Kızıl kan içinde geçti gençliğim
Mutluluk kapımı çalmadan gitti
Çile deryasında geçti gençliğim
Mutluluk kapımı çalmadan gitti
Çocukluk elimden erken alındı
Ne aslanlar çıktı bu güzel vatandan
Al sancağımız rengini almış kandan
Vatan sevdasına geçtiler candan
Ay yıldızlı sancağım ay, ay, Çanakkale
Yılmayan Türk ordusu başta kumandan
Cihan süslenmiş geçici bir düşle
Gönül oyalanmaz altınla taşla
Ne kemâl derdi var ne ün hevesi
Muradın neyse olsun cancağızım
Gül devri geçerse diken kalır mı
Senin sevdan bu kadarmış, bu kadarmış cân cân
Ne bir haber salarmışsın, ne sorarmış cân cân
Aşk meydânında virân oldum, gönlüm bir harâbeydi
Gam hançeriyle vurdun beni, ben bağrının kırığıydım cân cân
Mecnûn oldum çöllerinde, gezdim gezdim yâr diye
Düşmüşüm bir zalim kulun eline
Hayat benden ben hayattan usandım
Sakız etti el âlemin diline
Yarab verdiğin bu candan usandım
Çökmüşüm zalimin sert hükmüyle ben
Giden cân değil ki, tende bir gölge
Hak’tan gelen nûra döner her bölge
Kapı kapanır, açılır dergâhçe
Biri gider biri gelir bu demde
Dünya dedik elde kaldı bir hevâ
Sevdandır Can’ı hayata bağlayan
Bahçemde açan şebin gülü Dilek
Gözlerindir Can’a aşk aşılayan
Bir nazlı çiçeksin bahçemde Dilek
Can ile Dilek bu sevdanın yolu
Özlemin dağ olur büyür içimde
Sen yoksun yanımda güzel annecim
Kor olur hasretin yanar döşümde
Neredesin şimdi canım annecim
Bir başıma koydun yaban ellerde
Bugün dert çöktü yorgun Anadolu
Ben de senin gibi yıkıldım bugün
Yel olmuş esiyor çile gam kolu
Aynı dert içinde çakıldım bugün
Sen dedin ya kalmadı gül o yazdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!