Bir akşam güneşin hüznü vururken
Sessiz dalgalarla düşler kurarken
Leyla bir bakışı değdi gönlüme
Bir değil bin Mecnun yarattı bende
Herkes bana deli diyor
Ben deli değilim doktor
Belki çok sevdim ondandır
Ben deli değilim doktor
Yüreğimde yanan ateş
Ben Her gece…
Ölüp ölüp dirilirdim.
Bir nefes giderdi içimden,
geri dönmez sanırdım…
Göğsümün üstüne çöken o ağırlık,
sanki görünmeyen bir el,
Garibi hor gören dünya
Sen benim dünyam değilsin
Mazlumları ezen dünya
Benim dünyam değilsin sen
Dünyaya geldiğim günden
Benim hayatım…
Yalnızlığın rüzgârında savrulmuş bir yaprak,
Ne köküm kalmış, ne gövdem sağlam.
Bir yanım çığlık, bir yanım sessiz dua,
Kırık aynalarda gördüm kendimi —
Tanımadım.
Benim sevdam…
Öyle büyük ki dağlara sığmaz,
Bir yanda kar kokusu, bir yanda köz gibi yanan kalbim,
Rüzgârın elleri saçlarına değdi mi bilmem,
Ama benim içimde bir meltem değil, koca bir fırtına esiyor adını duydukça.
Seninleyken bile seni bu kadar çok özlüyorken,
Ne olur sevgilim,
Sensizliğe mahkûm etme beni.
İster beni çarmıklara ger,
İstersen diri diri göm beni…
Ama ne olur sevgilim,
Sefil gönlüm böyle kederle dolsun
Yaralı bağrımı ateşler sarsın
Dertlerin yüküyle yüreğim yansın
Ben mi istedim bu çileli hayat
Bana reva mıdır bu kanlı firkat
Gönlümde baharlar açmadan soldu
Düşersem kalkamam zalim felekten
Yıllardır nasibim gam ile hüzün
Üstüme yağan kar tipi ve dertten
Ben mi yaratmışım şu kaderi mi
Gönlüm yorgun artık sabır da tüken
Geceler bağrımı, dağladı yaman
Aşkın ateşinde, kavruldu bu can
Yârimden yadigâr, kaldı bir figân
Kor ateş içinde, yanan ben oldum.
Gülşende bülbüller, sustular bir bir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!